YENİ BİR KUR KRİZİ KAPIDA

TEST

YENİ BİR KUR KRİZİ KAPIDA

Bir kaç aydır yatay seyreden, hatta bir miktar gerileyen döviz kurları, TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu’un, ” Manşet enflasyonu(TÜFE) değil, çekirdek enflasyonu ve gerçekleşen enflasyonu değil, beklenen enflasyonu dikkate alıyoruz” açıklamasından sonra yönünü yukarı çevirdi.

Bilindiği gibi merkez bankalarının politika faizini belirleme kararında, beklenen değil gerçekleşen enflasyon dikkate alınır.

Merkez Bankası bu açıklamasıyla faiz indirme sinyali vermiştir. Gerçekleşen enflasyon şu an politika faizini aşmış durumdadır. Bu durumda Merkez Bankasından beklenen şey faiz artırmak olmalıdır.

Ancak Merkez Bankası yaşanan enflasyonun büyük ölçüde arz yönlü etkilerle ortaya çıktığını ve bu etkilerin önümüzdeki dönemde etkisini yitireceğini belirterek, beklenen enflasyonun, gerçekleşen enflasyondan daha düşük olacağını açıklamıştır.

Uzun bir süredir ÜFE ile TÜFE arasındaki makas sürekli açılmaktadır. ÜFE yüzde 45’in üzerine çıkmış ve TÜFE ile arasındaki makas farkı yüzde 26’yı geçmiştir.

Pandemi nedeniyle Dünya emtia ve ara mal fiyatlarındaki artış ve yine navlun (nakliye) giderlerindeki artış, sadece Türkiye’de değil, tüm dünya ülkelerinde ÜFE’nin TÜFE’den yüksek seyretmesine yol açmıştır.

Önümüzdeki dönemde ekonomilerin canlanması ile birlikte artan bu üretim maliyetlerinin TÜFE’ye yansıması kaçınılmaz olacaktır.

Merkez Bankası tespitlerinde ve öngörülerinde yanılmaktadır. Bugün faiz yükseltmeyen Merkez Bankası gelecekte daha çok faiz yükseltmek zorunda kalabilir.

Bu durumu yaşamamak için, firmalar üzerindeki arz yönlü enflasyonist baskıları hafifletici mali politikalar da izlemek gerekecektir. Ancak hükümetin bütçe yetersizliği, bu mali desteklere yetmemektedir.

Sonuçta önümüzdeki dönemde daha yüksek bir enflasyon ve daha yüksek bir döviz kuru kaçınılmaz gibi görünüyor.