DOLAR 45,9286 0.05%
EURO 53,5448 0.19%
ALTIN 6.694,831,14
BITCOIN 3209941-3.8916%
Mersin
25°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

Yeminli Tercümandan Sektör İsyanı: “Sadece Çeviri Değil, Danışmanlık Yapıyoruz”

Yeminli Tercümandan Sektör İsyanı: “Sadece Çeviri Değil, Danışmanlık Yapıyoruz”

ABONE OL
Haziran 2, 2026 07:08
Yeminli Tercümandan Sektör İsyanı: “Sadece Çeviri Değil, Danışmanlık Yapıyoruz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tercüme sektörünün deneyimli isimlerinden Yeminli Tercüman Aynur Coşkun Eser, mesleğin perde arkasında yaşanan zorlukları, yapay zekanın yarattığı yanılsamaları ve müşteri ilişkilerinde karşılaştıkları trajikomik durumları açık yüreklilikle paylaştı. Çevirmenliğin sadece kelimeleri bir dilden diğerine aktarmak olmadığını vurgulayan Eser, “Biz sadece çeviri yapmıyoruz, yeri geliyor danışmanlık yapıyoruz” dedi.

“Ticari Kazanç Değil, Doğru Yönlendirme Önceliğimiz”
Sektörde sadece maddi kazanç odaklı hareket etmediğini belirten Aynur Coşkun Eser, kendisine getirilen evrakların hangi devlet dairesinde ve ne amaçla kullanılacağını mutlaka sorguladığını ifade etti. Müşteriyi doğru yönlendirmenin bir danışmanlık görevi olduğunu savunan Eser, yaşadığı deneyimleri şu sözlerle aktardı:

“Evrak geliyor, ‘Bunun çevirisini istiyorum’ diyorlar. ‘Nerede, ne amaçla kullanacaksınız?’ diye soruyorum. Çünkü getirdiği belgenin o devlet dairesinde işine yaramayacağını anlıyorum. Müşteriyi uyardığımda bazen dinlemeyip kendi seçimini yapıyor ve işi görülmeyince boşuna para ödemiş olarak geri dönüyor. Evet, ben çevirir paramı alır çıkarım ama bunu kendime bir görev olarak gördüm. Para kazanırken işimi düzgün yapmayı seviyorum.”

“Bilmiyor Ama İş Öğretmeye Çalışıyor”
Dil yapılarının farklılığından kaynaklanan teknik zorluklara ve müşterilerin haksız eleştirilerine de değinen Eser, İngilizce ve Türkçe arasındaki sözdizimi farkının bazen “yanlış çeviri” olarak algılandığını belirtti. Eser, “‘Çeviriyi yanlış yaptınız’ diyorlar. Yanlış değil, İngilizcede Türkçedeki gibi bir dizilim yoktur. Bilmiyor ama bize işimizi öğretmeye çalışıyor. Ben İngilizce tercümanım ama oturup her çeviriyi yapamam, yapmamalıyım da” diyerek uzmanlık alanlarının önemine dikkat çekti.

“Yapay Zeka Henüz Türkçenin Esnekliğine Yetişemedi”
Son dönemde popülerleşen yapay zeka araçlarının sektörde ciddi bir yanılsama yarattığını ifade eden Eser, yapay zekanın insan duygusunu ve dilin derinliğini yakalayamadığını savundu:

Duygu ve Anlam Eksikliği: “İnsanlar ‘yapay zekaya koydum, böyle dedi ama sen böyle yazmışsın’ diyor. Ama oradaki chatbot duyguyu vermiyor, anlamı bilmiyor, yükleme yapamıyor.”

Türkçenin Gücü: “Türkçeyi çok seviyorum. Türkçe elastiki bir dil olduğu için yapay zeka henüz daha yetişemedi. O kadar yetişmemesini de isterim.”

Teknolojinin Hızıyla Yarışan Sabırsızlık: “E-Posta Düğmesine Basar Basmaz Arıyorlar”
Meslek hayatında oldukça trajikomik olaylarla karşılaştığını anlatan deneyimli tercüman, dijitalleşmeyle birlikte müşterilerin sabırsızlık katsayısının arttığını söyledi. E-posta gönderir göndermez arayan müşterilerle yaşadığı diyalogları gülümseyerek aktaran Eser, baskıyı azaltmak için bulduğu yaratıcı çözümü de paylaştı:

“Maili gönderirken daha düğmeye yeni basıyor, hemen telefonu arıyor; ‘Evrak attım, ne zaman çıkar?’ diyor. Bakıyorum, ‘Şimdi düştü, 45 dakikamızı alır’ diyoruz. Dakika başı arıyorlar; ona mı cevap vereceğiz, çeviri mi yapacağız? Artık çok baskılayan müşteriye, ‘Fotokopi makinesinin İngilizce/Arapça düğmesi bozuldu, biraz beklemenizi rica ediyorum’ diyorum. Bu da işin komik tarafı ama küçümsediklerinde modumuz düşüyor.”

Malı Görmeden Çeviri Yapmak İmkansız: “Botanik Adı Yoksa Ayırt Edemeyiz”
Özellikle gümrük ve bitki sağlık sertifikalarında yaşanan teknik hassasiyetlere değinen Aynur Coşkun Eser, dil bilmenin yanı sıra genel kültür ve teknik bilgi sahibi olmanın da zorunlu olduğunu vurguladı. Rusya’dan gelen kuru fasulye ve börülce örneğini veren Eser, sözlerini şöyle tamamladı:

“Gümrük belgelerinde bizler malı veya ürünü görmüyoruz. Ürün yiyecekse, botanik adı veya kitap numarası olmazsa ürünün ne olduğunu çözemiyoruz. Aradığımızda ‘Ya sen ne biçim tercümansın, dil bilmiyor’ diyorlar. Botanik adı yoksa kuru fasulye ile börülceyi ayırt edemeyiz, ikisi de kuru fasulye olarak geçer. Ama botanik adı ve kodu olduğunda her şey netleşir. Sadece dil bilmek yetmiyor, bilgi sahibi de olmalısınız.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.