05 Haziran 2026 Cuma
Mersin – Doğruyol Partisi (DYP) Mersin İl Başkanı Nesrin Vural, 5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle yazılı bir mesaj yayımlayarak çevre bilincinin ve doğayı korumanın önemine dikkat çekti. Türkiye genelinde çevre sorunlarının arttığı bir dönemde Mersin’den yükselen bu ses, doğaya dost politikaların önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
“Yeşil Bir Gelecek İnşa Etmek Zorundayız”
İl Başkanı Nesrin Vural, yayımladığı mesajda sürdürülebilir bir gelecek için toprağın ve yeşilin korunması gerekti vurguladı. “Gelecek nesillere nefes olmak istiyorsak, bugün toprağımıza, suyumuza ve havamıza sahip çıkmalıyız” diyen Vural, doğayı korumanın sadece bireysel değil, toplumsal ve siyasi bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Sloganında “Temiz bir dünya, yeşil bir gelecek için birlikte!” çağrısında bulunan DYP Mersin İl Başkanı, çevre sorunlarına karşı topyekün bir mücadele yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Mersin’den Dünyaya Çevre Mesajı
Açıklamasını “Mersin’den Dünyaya Saygılarla” ifadesiyle sonlandıran Vural, Akdeniz’in incisi Mersin’in eşsiz doğasını korumak adına parti olarak her zaman projeler üretmeye ve doğanın sesi olmaya devam edeceklerini belirtti.
Haber merkezimize ulaştırılan tebrik görselinde (edited-image.png), yemyeşil bir doğa içinde filizlenen bir fidan ile İl Başkanı Nesrin Vural’ın makamındaki duruşu bir araya getirilerek çevre bilincinin devlet ve toplum ciddiyetiyle ele alınması gerektiği mesajı verildi.
”
5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle bir açıklama yapan Çevre Mühendisi Zehra Korkmaz, temiz ve yaşanabilir bir dünyanın ancak kolektif bir çevre bilinciyle mümkün olabileceğini vurguladı. Temelleri 1972 yılında Stockholm’de atılan bu anlamlı günün, insanlığın doğayla yeniden bağ kurması için önemli bir fırsat olduğunu belirten Korkmaz, bireysel ve kurumsal adımların önemine dikkat çekti.
Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya bırakma sorumluluğunun altını çizen Çevre Mühendisi Zehra Korkmaz, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Çevre, bizlere geçmişten kalan bir miras değil, geleceğe eksiksiz devretmemiz gereken bir emanettir. İklim kriziyle mücadele, temiz su kaynaklarının korunması, gıda güvenliği ve sürdürülebilir bir yaşam için mühendislik çözümlerinin yanı sıra toplumun her kesiminin bu bilinci sahiplenmesi gerekir. Daha temiz, daha yeşil ve sürdürülebilir bir Mersin ve dünya dileğiyle, tüm hemşehrilerimizin ve paydaşlarımızın 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutluyorum.”
Erdemli 27 ay sonra gelen gerçek: Yangında öldüler sanılmıştı, cinayet şüphesi ortaya çıktı
Mersin’in Erdemli ilçesinde 27 ay önce evlerinde çıkan yangında yaşamlarını yitiren Durmuş ve Elif Bütüner çiftinin ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesi ortaya çıktı. JASAT ekiplerinin titiz çalışması sonucu gözaltına alınan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı..
Olay, 1 Mart 2024 tarihinde Erdemli ilçesine bağlı Arslanlı Mahallesi Germataş Sokak’ta meydana geldi. Durmuş Bütüner (54) ile eşi Elif Bütüner’in (49) yaşadığı evde çıkan yangının ihbar edilmesi üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangının söndürülmesinin ardından evde bulunan çiftin hayatını kaybettiği belirlendi. Mersin Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından çiftin cenazeleri Türbe Mezarlığı’nda toprağa verildi. Emekli olduktan sonra Arslanlı Mahallesi’ndeki evlerine yerleşen Bütüner çiftinin ölümüyle ilgili Mersin ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.
Bilirkişi Raporu Soruşturmanın Yönünü Değiştirdi
Adli Tıp raporlarında, çiftin öldükten sonra çıkan yangında bedenlerinin yandığının değerlendirilmesi üzerine savcılık tarafından olay yerine alanında uzman bilirkişi heyeti görevlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda bilirkişi heyeti, yangının insan eliyle ve kundaklama sonucu çıkarıldığı yönünde rapor hazırladı.
Bu gelişmenin ardından kimliği belirlenen 46 yaşındaki C.Ö. hakkında çalışma başlatıldı. Başsavcılık ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü teknik incelemelerde, şüphelinin baz istasyonu kayıtlarından olay gecesi saat 22.30’a kadar yangının meydana geldiği bölgede bulunduğu tespit edildi. Ayrıca şüphelinin ertesi gün Mersin’de kuyumcuların yoğun bulunduğu bölgede olduğu belirlendi.
Olay Gecesi Evde Olduğunu Kabul Etti
Geçtiğimiz ay gözaltına alınan ve üzerinde ruhsatsız tabanca ele geçirilen C.Ö.’nün ifadesinde, olay günü saat 21.30’a kadar “arkadaşım” dediği Bütüner çiftinin evinde bulunduğunu, daha sonra ayrıldığını ve yangının kendisinin ayrılmasının ardından çıktığını öne sürdüğü öğrenildi.
Ancak yürütülen soruşturma kapsamında olay gecesi evde bulunduğunu kabul eden şüpheli, “planlayarak kasten öldürme” suçlamasıyla sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin, olayın ardından düzenlenen cenaze törenine ise “cenazeleri sevmiyorum” gerekçesiyle katılmadığını söylediği belirtildi.
“Adalete İnancımız Sonsuz”
Hayatını kaybeden Elif Bütüner’in ağabeyi İlhan Günay, soruşturma sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Günay,
“27 ay önce Arslanlı Mahallesi’nde evlerinde çıkan veya çıkarılan yangın sonucunda kaybettiğimiz kardeşim Elif ve eniştem Durmuş Bütüner’in ölümünün arkasındaki sır perdesi aralanmaya başlamıştır. Bizler ilk günden itibaren bunun bir kaza olmadığına inandık. Tüm bildiklerimizi kolluk kuvvetleriyle paylaştık ve 27 ay boyunca sabrettik. Yapılan araştırmalar, incelemeler ve takipler sonucunda bir kişi yakalanarak tutuklandı. Türk adaletine olan inancımız sonsuzdur. Başta Erdemli Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere dosya savcımıza, kolluk kuvvetlerine ve JASAT ekiplerine teşekkür ediyoruz. Mahkeme sürecinin sonunda ilgili şahsın en ağır cezayı alacağına inanıyoruz”
dedi.
25 yaş ve üzeri araç sahiplerinin merakla beklediği hurda teşviki ve ÖTV indirimi düzenlemesinde son durum ne? Teklif Meclis’ten geçti mi, kimler yararlanabilecek? İşte milyonları ilgilendiren gelişmeler…Meclis’ten Geçti Mi?
Hurda teşviki ve ÖTV indirimiyle ilgili kanun teklifi şu an için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasalaşmış değil. Düzenleme teklif aşamasında bulunurken, Genel Kurul’dan geçmediği ve Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için henüz yürürlüğe girmiş bir uygulama bulunmuyor.
Bu nedenle vatandaşların mevcut durumda hurda teşviki kapsamında ÖTV’siz ya da indirimli araç alma hakkı bulunmuyor.
Teklifte Hangi Şartlar Yer Alıyor?
Gündemdeki teklifin kabul edilmesi halinde, ekonomik ömrünü tamamlamış 25 yaş ve üzerindeki araçların hurdaya ayrılması karşılığında yeni araç alımında ÖTV avantajı sağlanması öngörülüyor.
Teklifte öne çıkan başlıklar şöyle:
• Hurdaya ayrılacak aracın 25 yaş ve üzeri olması,
• Aracın başvuru sahibinin üzerine kayıtlı bulunması,
• Eski aracın resmi olarak hurdaya çıkarılması,
• Teşvikin bir defaya mahsus uygulanması,
• Türkiye’de üretilen ve belirli yerlilik oranına sahip araçların kapsama alınması.
Hangi Araçlar Kapsama Girebilir?
Teklif yasalaşırsa teşvikin yalnızca Türkiye’de üretilen ve belirli yerlilik oranını karşılayan araçlarda uygulanması bekleniyor. Ancak kapsamda yer alacak araç listesi henüz resmi olarak açıklanmış değil.
Milyonlarca Araç Sahibinin Gözü Meclis’te
Türkiye’de trafikte bulunan milyonlarca eski model araç nedeniyle hurda teşviki düzenlemesi yakından takip ediliyor. Düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde hem eski araçların trafikten çekilmesi hem de otomotiv sektörünün canlandırılması hedefleniyor. Ancak şu an için vatandaşların yalnızca resmi açıklamaları ve Meclis sürecini takip etmesi gerekiyor.
Hurda teşviki ve ÖTV indirimiyle ilgili teklifin komisyon ve Genel Kurul süreçlerinden geçmesi halinde detayların netleşmesi bekleniyor. Şu an itibarıyla yürürlükte olan bir hurda teşviki uygulaması bulunmuyor.
Süresiz nafaka düzenlemesi iptal edildiAnayasa Mahkemesi, boşanma davalarında eşlerden birine süresiz nafaka bağlanmasına imkan tanıyan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Karar, nafaka uygulamalarında yeni bir dönemin kapısını araladı.
Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanma sonrası yoksulluk nafakasının süresiz olarak ödenmesine imkan veren düzenlemeye ilişkin önemli bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, söz konusu hükmü oy çokluğuyla iptal etti.
Kararla birlikte, yıllardır kamuoyunda tartışma konusu olan süresiz nafaka uygulamasına ilişkin mevcut yasal düzenleme geçerliliğini yitirmiş oldu. AYM’nin gerekçeli kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından, nafaka konusunda yeni bir yasal düzenleme yapılmasının önü açılacak.
Uzun Süredir Tartışılıyordu
Türkiye’de boşanma sonrasında yoksulluğa düşecek tarafa bağlanan nafakanın süresiz olması, uzun yıllardır hukukçular, sivil toplum kuruluşları ve kamuoyu tarafından tartışılan konular arasında yer alıyordu.
Süresiz nafakanın mağduriyetlere neden olduğunu savunan kesimler düzenlemenin değiştirilmesini isterken, karşı görüşte olanlar ise ekonomik olarak güçsüz durumda kalan tarafın korunmasının önemine dikkat çekiyordu.
Yeni Düzenleme Bekleniyor
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının ardından gözler Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çevrildi. Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte nafakanın süresi, şartları ve kapsamına ilişkin yeni bir yasal düzenleme hazırlanması bekleniyor.
AYM’nin gerekçeli kararında hangi hukuki değerlendirmelerin yer aldığı ise kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından netlik kazanacak.
Hukuk Dünyasında Yankı Uyandırdı
Yüksek Mahkeme’nin kararı, boşanma hukuku alanında önemli sonuçlar doğurabilecek gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, yeni düzenlemenin hem nafaka yükümlüsünün hem de nafaka alan tarafın haklarını dengeleyecek şekilde şekillendirilmesinin önem taşıdığına dikkat çekiyor.