DOLAR 43,1388 0.21%
EURO 50,2459 -0.08%
ALTIN 6.250,510,91
BITCOIN 3897621-0,82%
Mersin

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ozyar

ozyar

09 Ocak 2026 Cuma

Giyim Sektörünün Kalbi Mersin’de Attı: Halim Çavuşoğlu Güven Tazeledi!

Giyim Sektörünün Kalbi Mersin’de Attı: Halim Çavuşoğlu Güven Tazeledi!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Giyim Sektörünün Kalbi Mersin’de Attı: Halim Çavuşoğlu Güven Tazeledi!

MERSİN – Giyim Eşyası İmalat ve Satıcıları Esnaf Odası, 2026 yılı Seçimli Olağan Genel Kurulu’nu bugün Akdeniz ilçesinde gerçekleştirdi. Sektör temsilcilerinin adeta çıkarma yaptığı kongrede, birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı.

Mersin esnaf teşkilatının en köklü kurumlarından biri olan Giyim Eşyası İmalat ve Satıcıları Esnaf Odası’nın beklenen büyük kongresi, bugün saat 10.30’da Akarsu Plaza 33 Düğün Salonu’nda yapıldı. Yoğun bir katılımın gözlendiği genel kurulda, esnafın ekonomik süreçleri, üretim maliyetleri ve sektörün geleceği geniş bir perspektifle ele alındı.

Gündem Yoğundu: Faaliyetler Tam Not Aldı

Divan heyetinin oluşturulmasının ardından başlayan kongrede; yönetim ve denetim kurulu faaliyet raporları, gelir-gider tabloları ve önümüzdeki dönemin tahmini bütçesi üyelerin onayına sunuldu. Yapılan oylamada mevcut yönetimin çalışmaları oy birliğiyle ibra edilerek, üyelerden tam not aldı.

Başkan Halim Çavuşoğlu: “Esnafımız Şehrin Ekonomik Motorudur”

Seçim sonuçlarının ardından kürsüye gelen Başkan Halim Çavuşoğlu, yaptığı geniş açılımlı konuşmada önemli mesajlar verdi. Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Bizler sadece kıyafet dikmiyor veya satmıyoruz; biz bu şehrin ekonomisini ayakta tutan en önemli damarlardan biriyiz. Bugün burada sergilediğiniz bu muazzam katılım, odamızın gücünü ve kararlılığını herkese göstermiştir. Gerek üretim maliyetleri gerekse dijitalleşen ticaret dünyasında esnafımızın haklarını korumak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz. Bize olan güveniniz, en büyük sorumluluğumuzdur.”

Sektörel Dayanışma Vurgusu

Genel kurulda sadece seçim heyecanı değil, aynı zamanda sektörel istişareler de yapıldı. Özellikle imalatçı esnafın hammaddeye erişimi ve perakendecilerin çarşı ekonomisindeki yeri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Üyeler, kongre süresince yönetimle birebir temas kurarak taleplerini iletme fırsatı buldu.

Yeni Dönem Vizyonu

Yönetim ve Denetim Kurulu adına teşekkürlerini sunan Çavuşoğlu, yeni dönemde eğitim seminerlerinden, yerel yönetimlerle yapılacak iş birliklerine kadar geniş bir yelpazede hizmet vereceklerinin sinyalini verdi. Kongre, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve tebriklerin kabulüyle sona erdi.

Devamını Oku

“Enerji Verimliliği Rekabetin Anahtarı”

“Enerji Verimliliği Rekabetin Anahtarı”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Enerji Verimliliği Rekabetin Anahtarı”
Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) tarafından düzenlenen Enerji Verimliliği ve Yeşil Lojistik
Konferansı, sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve uzmanları bir araya getirdi. Avrupa Yeşil
Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın (SKDM) lojistiğe etkilerinin masaya
yatırıldığı konferansta, yeşil dönüşüme ayak uyduramayan firmaların küresel rekabette
zorlanacağına dikkat çekildi.

"Küresel Pazarda Oyun Dışı Kalma Riski Var"
Mercan 100. Yıl İklim ve Çevre Bilim Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansın açılış
konuşmasını yapan MDTO Genel Sekreteri Fuat Gedik, enerji verimliliğinin artık sadece
çevresel bir duyarlılık değil, ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Gedik, “Özellikle
Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemeleri ile birlikte, enerji maliyetlerini ve
karbon yükümlülüklerini doğru yönetemeyen firmalar, küresel pazarda oyun dışı kalma riskiyle
karşı karşıya. Odamız, üyelerinin bu sürece adaptasyonu için çalışmalarını sürdürecektir”
ifadelerini kullandı.
Enerji: Kontrol Edilemeyen Gider Değil, Yönetilebilir Kaynak
Konferansta konunun teknik ve akademik boyutları ele alındı. Elektrik Mühendisleri Odası
Mersin Şubesi Başkanı Prof. Dr. Alkan Alkaya, enerjinin lojistik sektöründeki maliyet yüküne
dikkat çekti. İşçilikten sonraki en büyük gider kalemi olan enerjinin, kontrol edilemeyen bir
gider değil, yönetilebilir bir kaynak olduğunu vurgulayan Alkaya, 'tasarruf' ile 'verimlilik'
kavramları arasındaki farkı şöyle aktardı:

MERSİN DENİZ TİCARET ODASI

"Tasarruf, faaliyetleri kısıtlayarak tüketimi azaltmaktır; verimlilik ise teknolojiyi kullanarak
performanstan ödün vermeden aynı işi daha az enerjiyle yapmaktır." Alkaya sunumunda,
şirketler için bu alanda bir yol haritası da önerdi.
Yeşil Lojistik Belgesi Ticari Bir Gereklilik
Teorik bilgilerin yanı sıra sahadaki pratik uygulamaların da konuşulduğu etkinlikte, ATAKO
Genel Müdür Yardımcısı Ergin Diken ve Bilgi İşlem Müdürü Cem İvegen, "Yeşil Lojistik
Belgesi" alma sürecini ve sahadaki tecrübelerini paylaştı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından verilen bu belgenin artık bir prestij unsurundan öte,
ticari bir gereklilik haline geldiği belirtildi. Yetkililer, belge sahibi olmanın avantajlarını; "Yeşil
Kredi" imkanlarıyla daha düşük faiz oranlarına erişim sağlaması, global ihalelerde firmalara
"tercih edilen stratejik partner" statüsü kazandırması ve sıradan bir nakliyeci yerine "çevre dostu
çözüm ortağı" algısı oluşturması olarak açıkladı.
Lojistikte Yeni Paradigma: Dayanıklılık ve Verimlilik
UNIDO Enerji Yönetim Sistemi Uzmanı Umut Oğur ise sunumunda lojistik sektöründe oyunun
kurallarının değiştiğini vurguladı. Geleneksel maliyet ve hız odaklı yaklaşımın yerini; şoklara
dirençli, karbon emisyonlarını dikkate alan ve döngüsel ekonomiyi temel alan "Dayanıklılık ve
Verimlilik" paradigmasına bıraktığı ifade edildi.
Oğur; gelecekte deniz, demir ve karayolu arasında kesintisiz veri akışının sağlandığı "Senkronize
Çok Modlu Taşımacılık" ve ticari sırların korunarak verinin paylaşıldığı "Federated Data
Spaces" sistemlerinin sektörün yeni rotası olacağını söyledi.
Sürecin Hukuki Boyutu
Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr.
Özge Demirdelen, lojistik sektöründe sürdürülebilirlik yönetimi ve yeşil stratejilerin hukuki
altyapısına dair kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Demirdelen, yeşil dönüşüm sürecindeki
çalışmaların belgelerle, ölçülebilir ve raporlanabilir kanıtlarla ispat edilmesi gerektiğini, bu
nedenle işin hukuki boyutunun kritik önem taşıdığını belirtti.

Devamını Oku

BAŞKAN SEÇER’DEN MERSİN GAZETECİLER CEMİYETİ’NE ZİYARET

BAŞKAN SEÇER’DEN MERSİN GAZETECİLER CEMİYETİ’NE ZİYARET
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BAŞKAN SEÇER’DEN MERSİN GAZETECİLER CEMİYETİ’NE ZİYARET

SEÇER: “TÜRKİYE’DE HER ALANDA OLDUĞU GİBİ BASIN ALANINDA DA SIKINTI YAŞANIYOR”

“GAZETECİLER, ‘BASIN HÜRDÜR, SANSÜR EDİLEMEZ’ KAVRAMININ DIŞINDA BİR SÜREÇ YAŞIYOR”

“BASIN; YASAMA, YÜRÜTME VE YARGIDAN SONRA 4. KUVVETTİR”

“DEMOKRASİNİN TARTIŞILDIĞI YERDE DİĞER KONULAR TEFERRUATTIR”

 

TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ kapsamında, MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe ve yönetimini ziyaret etti. Ziyarette Mersin basınında faaliyet gösteren gazeteciler de yer aldı.

 

Seçer, gazetecilerin Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, “Türkiye’de her alanda olduğu gibi basın özgürlüğünün uygulanmasında da sıkıntılar var. Basın çalışanlarına yönelik siyasi tavırlar ve baskılar, yaşadıkları tartışmalı yargı süreçleri bunun en bariz örneklerindendir. Gazeteciler, Anayasa’da amir hüküm olan ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ kavramının dışında bir süreç yaşıyor” dedi.

 

 

Basının ‘4. güç’ olarak yurttaşların haber alma hakkının yanı sıra demokrasiye de katkı sunduklarının altını çizen Seçer, “Basın olayları duyurmazsa birçok konudan haberdar dahi olamayız ve ülkede demokrasiden söz edemezsiniz” diye konuştu. Demokrasinin olmadığı noktada basın hürriyetinin, yargı ve hukuk devleti anlayışının konuşulamayacağını söyleyen Seçer, “Ülkede demokrasi tartışılıyorsa gerisi teferruattır. Önce demokrasi sorunu çözülmelidir” ifadelerine yer verdi.

 

 

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’ kapsamında, Mersin Gazeteciler Cemiyeti (MGC) Başkanı Rüstem Kaya Tepe ve yönetimini ziyaret etti. Ziyarette Mersin basınında faaliyet gösteren gazeteciler de yer aldı.

 

Başkan Seçer, Mersinli gazetecilerin ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı

Ziyarette ilk olarak, MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe ve yönetimi tarafından Başkan Seçer’e çiçek takdimi yapıldı. MGC’de gazetecilerle bir arada olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek konuşmasına başlayan Başkan Seçer, tüm basın mensuplarının ‘10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutladı. Türkiye ve dünyada basın özgürlüğünün tartışıldığı günlerden geçildiğini belirten Başkan Seçer, “Dünyada çok önemli gelişmeler oluyor. Türkiye’de bazı olumsuzluklar olduğu zaman; demokrasinin, fikir ve basın özgürlüğünün, hukuk devleti anlayışının olduğu ülkeler aklımıza gelirdi ve ‘Dünyada en azından demokrasiyi sindirmiş, içselleştirmiş ülkeler var’ diye yüreğimiz ferahlardı ama gelişmeler Türkiye’yi etkilediği gibi artık dünyayı da etkiliyor. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin Venezuela’ya yönelik yaptığı siyasi hamleler, Ukrayna-Rusya Savaşı’ndaki gelişmeler ve bizi direkt etkileyen Orta Doğu’daki gelişmeler çok düşündürücü. Türkiye’nin, dünyanın neresinde olursa olsun bu gelişmelerden bağımsız kalması düşünülemez” dedi.

 

“Gazeteciler, ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ kavramının dışında bir süreç yaşıyor”

Basın özgürlüğünün retorikte kulağa iyi geldiğini ama Türkiye’de birçok konuda olduğu gibi basın özgürlüğünün uygulanmasında da sıkıntılar olduğunu söyleyen Seçer, “Türkiye’de basın çalışanlarına yönelik siyasi tavırlar ve baskılar, yaşadıkları tartışmalı yargı süreçleri bunun en bariz örneklerindendir. Gazeteciler, Anayasa’da amir hüküm olan ‘Basın hürdür, sansür edilemez’ kavramının dışında bir süreç yaşıyor” diyerek, aynı baskıların gazetecilere olduğu gibi her yurttaşa da uygulandığını vurguladı.

 

“Basın; yasama, yürütme ve yargıdan sonra 4. kuvvettir”

Basın mensuplarının yurttaşların haber alma hakkının yanı sıra demokrasiye de katkı sunduklarının altını çizen Seçer, “Demokrasi tanımlanırken parlamenter sistemlerde 3 temel kuvvetler ayrımından söz edilir; yasama, yürütme ve yargı. Dördüncü kuvvet olarak da basın vardır. Bu çok doğrudur. Parlamenter sistemlerde parlamentonun en büyük görevlerinden birisi yasa koymaktır. Asıl olma nedeni ise bütçe yapmasıdır. Parlamento sizin, yani halk adına bütçe yapar, bir de bu bütçeyi denetler. Basın da parlamento gibi denetleme görevini yapıyor. Basın olayları duyurmazsa birçok konudan haberdar dahi olamayız ve ülkede demokrasiden söz edemezsiniz” sözlerine yer verdi. Türkiye’de demokrasi, hukuk devleti, özgürlükler, siyasi baskı ve yargı süreçlerinin adeta gayya kuyusu haline geldiğine değinen Seçer, gazetecilerin bu sıkıntılardan oldukça etkilendiğini ve yaşadıkları sorunların en önemlisinin ise ekonomik zorluklar olduğunu belirterek, bu sıkıntıları hükümetin tetiklediğini belirtti.

 

“Demokrasi olmazsa hiçbir şey olmaz”

Gelişen dijital dünya ile birlikte basının da bu dijitalleşmeye ayak uydurduğunu söyleyen Seçer, bunun hem avantaj hem de dezavantajları olduğunu kaydetti. Seçer, “Habere çok hızlı ulaşabiliyorsunuz, bilgi edinme hızlandı ama bu beraberinde ‘gazetecilik etiği’ ve ‘denetim’ dediğimiz alanı zorlaştırdı” dedi. Sürekli gelişen ve değişen dünyada bu süreçlerin normal olduğunu sözlerine ekleyen Seçer, tüm bu süreçlerin demokrasi ile anlam bulduğunu belirterek, “Demokrasi yoksa bunların hiçbirini konuşamayız. Ekonomiyi, basın hürriyetini, yargı ya da hukuk devleti anlayışını, tarım ya da sağlık alanındaki sorunları sabaha kadar konuşsak bile ülkede demokrasi tartışılıyorsa gerisi teferruattır. Önce demokrasi sorunu çözülmelidir. Demokrasinin olmadığı yerde ekonomi de güven vermiyor, komşularınız, hatta dostlarınız bile size mesafeli yaklaşmaya başlıyor. Bu durum ekonominizi de etkileyebiliyor. Umut ediyorum önümüzdeki süreç, ülkemle birlikte tüm dünyaya barış getirsin. 2026’nın bütün bu sorunlara çözüm anlamında mesafe alarak geçirdiğimiz bir yıl olmasını temenni ediyorum” diye belirtti.

 

Seçer, gazetecilerin sorularını yanıtladı

MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe’nin; ilerleyen süreçte Başkan Seçer’in kentteki gazetecilerle bir araya gelip fikir alışverişinde bulunacağı toplantılara dair bir soru yöneltmesi üzerine Seçer, sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli olarak gerçekleştirdikleri ‘Kent Katılımı Buluşmaları’nın bir oturumunu sadece basın mensupları ile gerçekleştirmeyi planladıklarını belirtti. Gazetecilerden gelen soru üzerine  Mersin’in marka kent olma yolunda hızla ilerlediğini belirterek, kentin genç ve dinamik yapısına dikkat çeken Seçer, kentlerin markalaşma sürecinde birçok farklı kriterin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Seçer,  ‘Marka kent’ dediğiniz zaman tanınmış kent olmanız önemli. Tanınmak ise sadece televizyon reklamlarıyla olmaz; şairleriniz, ünlü gazetecileriniz, değerli siyasetçileriniz, sporcularınız, bilim insanlarınız, dünya çapında ünlü romancı ve sinema oyuncularınız gibi kentinize marka değeri katacak değerlerinizin olması tanınmanız açısından son derece önemli” diye konuştu.

 

“Mersin, bölgenin parlayan bir yıldızı”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayınlanan Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmaları’na atıfta bulunarak, Mersin’in 12 basamak birden yükselişiyle bölgenin parlayan yıldızı konumuna geldiğine dikkat çeken Seçer, “2017 yılında Mersin 25’inci sıradayken 2025 yılında 13’üncü sıraya yerleşti; 12 basamak birden yükseldi. Demek ki 8 yıl içerisinde Mersin birçok alanda gelişmişlik yaşadı. Kentin düzeni, demokrasi anlayışı, ulaşım, iletişim, kentin özgürlüğü ve insanların mutluluğu gibi birçok faktör bu endeksi ortaya çıkarıyor” dedi. Mersin’in iyi bir yolda ilerlediğini ve her açıdan avantajlı konumda bulunduğunu söyleyen Seçer, “Mersin konum olarak orijinal bir stratejik öneme sahip. Doğu Akdeniz çanağının en önemli noktasında ve çok önemli bir ticaret kapısı var. Limanı ve muazzam bir mikroklima iklimi, coğrafyası ve insan kaynağı var. İnsan kaynağı ise Anadolu’nun bir özeti. Bütün bu önemli ve avantajlı kriterler gelecekte Mersin’in çok daha iyi noktalarda olacağının, bölgenin hızla yükselen bir yıldızı olduğunun göstergesi” ifadelerini kullandı.

 

“Mersin İdman Yurdu’na önce kentin sahip çıkması gerekir”

Sadece Mersin İdman Yurdu değil, tüm profesyonel spor kulüplerinin Türkiye’de sorun yaşadığına da değinen Seçer, amatör ve profesyonel spor kulüplerine yönelik Mersin Büyükşehir olarak resmi bir destek sunulamayacağını belirtti. Belediyelerin tek başlarına bir spor kulübünü ayağa kaldıramayacağına dikkat çeken Seçer, “Biz, yasalarla hareket ederiz, yasaların dışında hiçbir karara imza atamayız. Mersin İdman Yurdu’na, bizden ziyade şehrin sahip çıkması gerekir” diyerek Mersin’in dünyada tanıtımının, sportif başarıyla da mümkün olacağını vurguladı.

 

“Başarılı bir yerel yönetim süreci yaşıyoruz”

Gelişen kentlerde bir takım sorunların yaşanabileceğine değinen Seçer, üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirerek hizmet etme noktasında Mersin’e sahip çıktıklarını belirtti. Kendi yönetimleri ile beraber Mersin’in marka değerinin arttığına dikkat çeken Seçer, “Mersin’de çok iyi bir yöneticilik hakim. Mersin’de başarılı bir yerel yönetim süreci yaşıyoruz” dedi.

 

Mersin’in gelişen ve büyüyen bir şehir olduğunu kaydeden Seçer, Büyükşehir olarak bu doğrultuda hareket edip, kent tarihinde yapılmamış kalitede yollar, kavşaklar ve yeni bulvarlar yaparak, trafiği rahatlatmak adına önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi. Bisiklet kullanımını özendirmek adına Türkiye’de örnek gösterilecek derecede bisiklet yolu yapımı gerçekleştiren bir belediye olduklarını dile getiren Seçer, ulaşımı; bünyesinde Karayolları Bölge Müdürlüğü, ilçe belediyeleri ve ilgili diğer kamu kurumlarının da olduğu UKOME’nin koordine ettiğini söyledi. Özellikle işe gidiş ve çıkış saatlerinde bazı noktalarda trafik sorunu yaşandığını bildiklerini aktaran Seçer, “Mersin’de 800 bin küsur araç var. Araçlarda bir şoför belki yanında bir yolcu oluyor, genelde bu şekilde kullanılıyor. Durum böyle olunca trafiğin bazı bölgelerde bazı saatlerde tıkanması tabi ki normaldir. Gelişen ve büyüyen bir kentiz. Kayıtlarda olmayan çok sayıda nüfusumuz var ama trafiğin çok büyük bir sorun olduğunu düşünmüyorum” dedi.

 

Tepe: “Gazetecilerin demokrasi adına yaşaması gerek”

MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe, Seçer’in ziyaretinin oldukça kıymetli olduğunu söyleyerek, gazeteciliğin zor ve yıpratıcı bir meslek olduğunu ancak ülkenin kaderine yön verebilecek sisteme ve sonuçlara sahip bir meslek grubu olmasından dolayı büyük önem arz ettiğini belirtti. Tepe,  “Gazetecilerin demokrasi adına yaşaması gerek. Gazetecilerin işini titizlikle yapmasının demokrasimiz adına doğru bir iş olduğunu biliyoruz. Özgür ve mutlu kentlerin oluşması ile gazetecilerin birlik ve beraberlik içerisinde bir güç olarak doğması paralellik arz ediyor” ifadeleriyle sözlerini sonlandırdı.

 

Başkan Seçer’e Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümsüz eseri ‘Nutuk’ hediye edildi. Program, toplu fotoğraf çekimi ve Seçer’in Tepe’yi makamında ziyaret etmesi ile sona erdi.

Devamını Oku

AK Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı Ciğer’den 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı

AK Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı Ciğer’den 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı Ciğer’den 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı

AK Parti Mersin İl Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Cihan Ciğer, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

Basın mensuplarının, halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşmasında son derece önemli bir görevi yerine getirdiğini vurgulayan İl Başkan Yardımcısı Ciğer, “Halkımızı bilgilendirme amacıyla gece gündüz demeden, tarafsız ve özgür bir şekilde görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren kıymetli basın mensuplarımız, demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi, toplumsal bilinç ve şeffaflığın sağlanması noktasında basın emekçilerimizin üstlendiği sorumluluk son derece kıymetlidir.”dedi

Basının, toplumsal barışın güçlenmesi ve ortak değerlerin korunmasında önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Ciğer, “Zor şartlar altında, büyük bir fedakârlıkla görev yapan basın çalışanlarımızın emeği her türlü takdirin üzerindedir. Meslek ilkeleri doğrultusunda, etik değerlerden ödün vermeden görevini sürdüren tüm gazetecilerimize teşekkür ediyorum. Tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, görevlerinde başarılar ve kolaylıklar diliyorum.” diye konuştu.

Devamını Oku

KIŞ: “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRASİNİN TEMİNATIDIR”

KIŞ: “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRASİNİN TEMİNATIDIR”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KIŞ: “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRASİNİN TEMİNATIDIR”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Mersin Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret ederek, zor şartlar altında görev yapan basın emekçileriyle bir araya geldi.

MERSİN – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında Mersin Gazeteciler Cemiyeti’ne anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. MGC Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri tarafından ağırlanan Kış, yerel basının sorunlarını dinledi ve basının toplumdaki hayati önemine vurgu yaptı.

“Gazetecilik Bir Kamu Görevidir”

Ziyaret sırasında açıklamalarda bulunan Gülcan Kış, gazeteciliğin sadece bir meslek değil, aynı zamanda çok önemli bir kamu görevi olduğunu ifade etti. Kış, “Halkın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşması için gece gündüz demeden, her türlü zorluğa göğüs gererek çalışan basın emekçilerimizin emeği her türlü takdirin üzerindedir. Basının özgür olmadığı bir toplumda demokrasiden bahsetmek mümkün değildir,” dedi.

Yerel Basının Sorunları Masada

Mersin Gazeteciler Cemiyeti yönetimiyle yapılan görüşmede, özellikle yerel gazetelerin içinde bulunduğu ekonomik dar boğaz, artan girdi maliyetleri ve basın çalışanlarının özlük hakları gibi konular ele alındı. Yerel basının kentin sesi ve kulağı olduğunu belirten Kış, şunları söyledi:

“Mersin’in yerel basını, şehrimizin dinamizmini yansıtan en güçlü aynadır. Ancak biliyoruz ki, ekonomik baskılar ve hukuki engeller yerel medyamızı nefes alamaz hale getirdi. TBMM çatısı altında bu sorunların takipçisi olmaya, gazetecilerin haklarını savunmaya devam edeceğim.”

MGC’den Teşekkür

Mersin Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Milletvekili Gülcan Kış’ın her zaman basın camiasıyla dayanışma içinde olduğunu belirterek ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ziyaret, günün anısına çekilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.