28 Mart 2026 Cumartesi
MERSİN’İN HAFIZASI ÇÜRÜYOR: TARİHİ MERSİN ORTAOKULU KİME EMANET?
Mersin Tren Garı’nın tam karşısında, kentin en kıymetli noktasında yükselen taş bina, ilgisizlik ve bürokrasi kıskacında yok olmaya terk edildi. Binlerce Mersinlinin çocukluk hatıralarını barındıran Mersin Ortaokulu, restore edilmeyi beklerken günbegün eriyor. “Neden?”
ÖZYAR MERSİNPOSTASI
HABER; MURAT ÖZTORNACI
– Akdeniz’in kalbinde, tarihin ve ticaretin kesişme noktasında bulunan tescilli taş binalar, yetkililerin sessizliği arasında kaderine terk edilmiş durumda. Bu binaların başında gelen ve kentin eğitim tarihindeki en önemli duraklardan biri olan Mersin Ortaokulu, aylardır süren bakımsızlık nedeniyle adeta “ölüm uykusuna” yatırıldı.
YETKİLİLER SESSİZ, BİNALAR ATIL!
Tren garından şehre adım atanları karşılayan o mağrur taş yapı, şimdilerde dökülen sıvaları ve kırık camlarıyla bir “terk edilmişlik” abidesi gibi duruyor. Konuyu yakından takip eden ?,
; İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü başta olmak üzere tüm sorumlulara şu kritik soruları yöneltti:
• Bu tarihi rota neden atıl durumda?
• Çürümeye yüz tutan bu nadide yapılar için neden kılını kıpırdatılmıyor?
• Restorasyon süreçleri neden aslına uygun ve hızlı bir şekilde başlatılmıyor?
“HATIRALARIMIZIN YOK OLMASINA İZİN VERMEYİN”
Pek çok Mersinlinin koridorlarında koştuğu, bahçesinde anı biriktirdiği okulun bugünkü hali, kent kamuoyunda da büyük tepki çekiyor. Restorasyon çalışmalarının “proje aşaması” veya “bütçe yetersizliği” gibi gerekçelerle sürekli ötelenmesi, Mersin’in kimliğini oluşturan mimari mirasın geri döndürülemez şekilde zarar görmesine neden oluyor.
MERSİN SAHİPSİZ Mİ?
Uray Caddesi ve çevresindeki diğer taş binaların akıbeti de Mersin Ortaokulu’ndan farklı değil. Kentin hafızasını temsil eden bu yapıların restorasyonu sadece bir inşaat faaliyeti değil, bir “vefa” borcudur. Mersin kamuoyu şimdi yetkililerden yuvarlak cümleler değil, somut bir takvim ve icraat bekliyor.

Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO), kuruluşunun 36. yıl dönümünü geleneksel gala gecesiyle kutladı. Kent protokolü ve meslek mensuplarını buluşturan gecede birlik ve beraberlik mesajları verildi.
MERSİN / Özyar Mersin Postası Haber: Murat Öztornacı
Mersin’in en köklü ve güçlü akademik odalarından biri olan Mersin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO), 36. yaşını büyük bir coşkuyla kutladı. Yoğun katılımla gerçekleşen kuruluş balosu, sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kentin ekonomi dünyasını ve meslek mensuplarını bir araya getiren dev bir dayanışma platformuna dönüştü.
BAŞKAN TÜRKİLİ: “GÜÇLÜ BİR MESLEK ÖRGÜTÜYÜZ”
Gecenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Mersin SMMMO Başkanı Emin Levent Türkili, odanın 36 yıllık serüvenini “bir çınarın büyümesi” olarak nitelendirdi. Muhasebe mesleğinin ekonominin sürdürülebilirliği için taşıdığı kritik öneme değinen Türkili, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün 36 yıllık bir çınar olan Mersin SMMMO, sadece üyelerine hizmet veren bir kurum değil, aynı zamanda kentimizin ve ülkemizin ekonomik gelişimine yön veren en güçlü akademik odalardan biridir. Bu gurur hepimizin.”
VEFA VE DAYANIŞMA VURGUSU
Konuşmasında meslektaşlarının fedakar çalışmalarına dikkat çeken Başkan Türkili, odanın temellerini atan eski başkanlara ve emeği geçen tüm üyelere teşekkür etti. “Birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle, mesleğimizin saygınlığını korumaya ve geleceğe taşımaya devam edeceğiz” diyen Türkili, mesleki onurun altını çizdi.
GECEYE RENKLİ FİNAL
Müzik dinletisi eşliğinde yenilen akşam yemeğinin ardından, 36. yıl onuruna hazırlanan özel pasta alkışlar ve marşlar eşliğinde kesildi. Meslektaşlar, yoğun iş temposunun yorgunluğunu canlı müzik eşliğinde atarken, geceye katılan üyeler Mersin SMMMO ailesinin bir parçası olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.





Sık sık yaşanan heyelanlarla gündeme gelen Mersin-Antalya karayolunda ekipler harekete geçti. Tehlikeli yamaçlara çekilen tel bariyerlerle sürücüler için yeni bir güvenlik hattı oluşturuluyor.
Akdeniz’in en yoğun ulaşım arterlerinden biri olan Mersin-Antalya karayolu, son dönemde art arda yaşanan heyelanlarla alarm veriyor. Geçtiğimiz günlerde yamaçtan kopan kaya ve toprak parçalarının bir araca ciddi zarar vermesi, bölgede riskin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmaması ise olası bir facianın eşiğinden dönüldüğünü ortaya koydu. Yaşanan gelişmelerin ardından ekipler, soruna hızlı bir müdahale ile çözüm arayışına girdi. Özellikle eğimin yüksek olduğu ve kaya düşme riskinin yoğunlaştığı noktalarda tel bariyer çalışmaları başlatıldı. “Tel kalkan” olarak adlandırılan bu yöntemle, kopabilecek taş ve kaya parçalarının yola ulaşmadan tutulması hedefleniyor.
Bölgede sürdürülen çalışmaların sadece mevcut riskli alanlarla sınırlı kalmayacağı belirtiliyor. Yetkililer, ilerleyen süreçte heyelan tehlikesinin sürdüğü diğer noktalarda da benzer önlemlerin yaygınlaştırılacağını ifade ediyor.
Sürücüler ise alınan önlemleri olumlu karşılarken, özellikle yağışlı havalarda daha dikkatli olunması gerektiği uyarısı yapılıyor. Uzmanlar, bölgedeki jeolojik yapının heyelan riskini artırdığına dikkat çekerek, kalıcı çözümler için uzun vadeli projelerin de gündeme alınması gerektiğini vurguluyor.
Mersin-Antalya yolunda başlatılan bu yeni güvenlik hamlesi, hem can hem de mal kaybını önlemek adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
CHP’den ayrıldıktan sonra 7 Ocak 2026’da AK Parti’ye katılan Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için kullandığı sözler yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Mersin siyasetinde yankısı uzun süre dinmeyecek bir görüntü daha gündeme oturdu. CHP’den AK Parti’ye geçen Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın Erdemli’de yaptığı konuşma’da kullandığı iddialı sözlerin yankısı Mersin kamuoyunda sürmeye devam ediyor. Çakır’ın Erdemli Ak Parti teşkilatının iftar yemeğindeki paylaşılan görüntülerde Çakır’ın, “Dünya lideri Sayın Cumhurbaşkanımı ayakta alkışlayalım. Haydi ayağa” sözleriyle salona seslendiği, ardından da “Göreceksiniz, ilk seçimde Sayın Cumhurbaşkanım yüzde 60 oy alacak, Mersin Büyükşehir’e resmini asacağız” ifadelerini kullandı. Söz konusu çıkış, siyasi kulislerde ve sosyal medya platformlarında farklı yorumları beraberinde getirdi. Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik övgü dolu sözleriyle tartışma yaratan Çakır, bu kez de Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alan sert ifadeleriyle dikkat çekti.
Çakır’ın konuşmasında, Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni kastederek, “At eti de yedirirler, eşek eti de yedirirler” sözlerini kullandığı öne sürüldü. Siyaset kulislerinde geniş yankı uyandıran bu çıkış, kısa sürede sosyal medyada da gündem oldu.
Hasan Ufuk Çakır, CHP’den istifasının ardından bağımsız olarak bir süre yoluna devam etmiş, daha sonra AK Parti’ye 7 Ocak 2026’da gurup toplantısında resmen geçmişti.
Videodaki ifadeler özellikle Mersin siyaseti açısından yeni bir tartışma başlatırken, Çakır’ın kullandığı sert ve iddialı söylem destekleyenler kadar eleştirenleri de harekete geçirdi. Görüntüler, sadece bir konuşma kaydı olmaktan çıkıp siyasi saf değişiminin en dikkat çeken sembollerinden biri haline geldi.
Türkiye Belediyeler Birliği Encümeni, artan mali baskılar ve belediye başkanlarına yönelik yargı süreçleri konusunda dikkat çeken bir açıklama yaptı. Yerel yönetimlerin hem hukuki güvenceleri hem de ekonomik sürdürülebilirliği için acil adım çağrısı geldi.
Türkiye Belediyeler Birliği Encümeni, Mart ayı olağan toplantısının ardından kamuoyuna yansıyan açıklamasında hem hukuk sistemi hem de ekonomik koşullar üzerinden dikkat çeken mesajlar verdi. Toplantıya Birlik Başkan Vekili ve Vahap Seçer başkanlık etti. Ankara’da gerçekleştirilen toplantıda yerel demokrasinin işleyişi, belediyelerin karşı karşıya kaldığı mali yük ve planlanan mevzuat değişiklikleri masaya yatırıldı. Encümen, özellikle son dönemde belediye başkanlarına yönelik yargı süreçlerinin “kaygı verici” boyuta ulaştığını vurguladı.
“Doğal hâkim ilkesi zedeleniyor” uyarısı
Açıklamada, belediye başkanlarının görev yaptıkları yerler dışında farklı illerde yürütülen soruşturmalarla karşı karşıya kalmasının hukuk devleti ilkesi açısından sorunlu olduğu ifade edildi. Ayrıca, birçok dosyada tutuksuz yargılama yerine tutuklama kararlarının öne çıkmasının da dikkat çekici olduğu belirtildi.
Encümen, bu uygulamaların seçmen iradesi, masumiyet karinesi ve yerel yönetimlerin anayasal güvenceleri açısından titizlikle değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Gözler yeni düzenlemelerde
Toplantının bir diğer kritik başlığı ise yerel yönetim mevzuatında planlanan değişiklikler oldu. Belediyeleri doğrudan etkileyecek düzenlemelerin hazırlanmasında tüm belediyeleri temsil eden Birliğin görüşlerinin alınmasının “zorunluluk” olduğu ifade edildi.
Açıklamada, yerinden yönetim ilkesinin güçlendirilmesi ve katılımcı yönetim anlayışının hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Enerji ve akaryakıt maliyetleri hizmetleri zorluyor
Encümen, küresel ölçekte artan enerji ve akaryakıt fiyatlarının belediyeler üzerinde ciddi bir mali baskı yarattığını da net bir şekilde ortaya koydu. Bu artışın; toplu taşımadan altyapı yatırımlarına, temizlik hizmetlerinden sosyal desteklere kadar geniş bir alanı etkilediği belirtildi.
Toplu taşımada kullanılan akaryakıtta vergi yükünün azaltılması (KDV indirimi ve ÖTV istisnası)
Bu adımların, yerel hizmetlerin sürdürülebilirliği açısından hayati önemde olduğu vurgulandı.