“Ben Değil, Biz Demeye Geliyoruz” – Ahmet Özdemir ESOB Başkanlığına Adaylığını Açıkladı
Mersin Çiçekçiler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Ahmet Özdemir, Mayıs ayında gerçekleştirilecek olan Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ESOB) seçimleri için başkan adaylığını açıkladı. 35 yıllık esnaflık tecrübesiyle yola çıktığını belirten Özdemir, esnafın içinde bulunduğu zorlu süreci ancak güçlü birlik ve dayanışma ile aşabileceklerini vurguladı.
“Ben değil, biz demeye geliyoruz. Koltuktan değil, esnaftan güç alacağız” diyen Özdemir, yıllardır Mersin’de esnafın içinde olduğunu ve esnafın sorunlarını yakından bildiğini ifade etti.
“35 Yıldır Esnafın İçindeyim”
Adaylık açıklamasında konuşan Özdemir, esnaflığın sadece bir meslek değil aynı zamanda bir kültür olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yıllardır esnafın içerisinde, çarşıda, pazarda, kentin her noktasında sizlerle birlikteyim. Sanayide, pazarda, çiçek atölyesinde, otomotiv sektöründe, emlakçının yanında, pazarcının yanında kısacası Mersin’in her alanında 35 yıldır esnaf ve sanatkar olarak çalışıyorum. Ahilik kültürünü yaşatmak için bir yandan kendi işimizi yürütürken diğer yandan esnafın haklarını korumak için ekip arkadaşlarımızla birlikte mücadele ediyoruz.”
“Esnaf Zor Günlerden Geçiyor”
Esnafın bugün ciddi ekonomik zorluklarla mücadele ettiğini ifade eden Özdemir, güçlü bir birlik yapısının önemine dikkat çekti.
“Bugün hepimiz biliyoruz ki esnafımız çok zor bir dönemden geçiyor. Bu nedenle güçlü esnaf için güçlü birliğe ihtiyacımız var. Mersin’deki 69 oda başkanının kol kola vererek birlikte hareket etmesi gerekiyor. Esnafımızın sorunlarını görüyoruz, biliyoruz ve birlikte yaşıyoruz. Bu sorunların çözümü için dayanışma şart.”
“Dayanışacağız, Birlikte Güçleneceğiz”
Esnafın ayağa kalkması için yeni projeler üretileceğini belirten Özdemir, birlik ve dayanışma mesajı verdi.
“Güçlü esnaf, güçlü oda ve güçlü birlik anlayışıyla yola çıktık. Esnafımızın geleceği için projeler geliştirecek, yeni çalışma alanları oluşturacak ve yarınlara umutla bakabilmek için birlikte çalışacağız. Bu nedenle ekibimle birlikte Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Odalar Birliği Başkanlığı’na aday olduğumu açıklıyorum.”
“Ben Değil, Sen Değil, Biz Olalım”
Adaylık açıklamasında birlik ve ortak akıl vurgusu yapan Özdemir, sadece yerelde değil ulusal ve uluslararası alanda da güçlü bir esnaf yapısı hedeflediklerini söyledi.
“Ahmet Özdemir tek başına bir şey ifade etmez. Bir kişi tek başına güçlü olamaz. Ama hep birlikte çok güçlü olabiliriz. Gelin ‘ben’ değil ‘biz’ diyelim. Ahilik kültürünü birlikte yaşatalım. 69 odamız ve 500’ün üzerinde yönetim kurulu üyemizle birlikte Mersin esnafını daha güçlü bir geleceğe taşıyalım.”
Özdemir, sözlerini “Hep birlikte başaracağız, hep birlikte güçlü olacağız” diyerek tamamladı.
Hayırlı olsun, nice güzel hizmetlere vesile olsun. Mersin İçin Güç Birliği: Ali Rıza Özdeniz’den “Omuz Omuza” Mesajı!
Mersin siyasetinin etkin isimlerinden Ali Rıza Özdeniz, Mersin İl Başkanı Başdanışmanlığı görevine atanan Çağdaş Uçar’ı tebrik ederek, şehrin kalkınması için “gece gündüz demeden çalışma” vurgusu yaptı.
MERSİN – Mersin’in yerel yönetim ve siyasi yapılanmasında heyecan uyandıran bir atama gerçekleşti. Sayın Çağdaş Uçar’ın Mersin İl Başkanı Başdanışmanlığı görevine getirilmesi, kent kamuoyunda geniş yankı buldu. Atamanın ardından bir açıklama yapan Ali Rıza Özdeniz, Mersin’in hak ettiği noktaya ulaşması için birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceklerini vurguladı.
“Mersin’in Geleceği İçin İnancımız Tam”
Açıklamasında dayanışma ruhuna dikkat çeken Özdeniz, yeni dönemin hayırlı olması temennisinde bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Mersin İl Başkanı Başdanışmanlığı görevine atanan Sayın Çağdaş Uçar Bey’e yeni görevinde başarılar diliyorum. Mersin’imizin daha güzel günlere ulaşması, hak ettiği yere gelmesi için el birliğiyle, omuz omuza çalışmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Gece Gündüz Mesai Vurgusu
Şehrin dinamiklerini harekete geçirecek projelerin ve hizmetlerin önemine değinen Özdeniz, birlikte hareket etmenin yaratacağı sinerjiye olan inancını dile getirdi. “Birlikte çok daha güçlü olacağımıza, Mersin için gece gündüz demeden gayret göstereceğimize inancım tamdır,” diyen Özdeniz, bu atamanın kente hayırlı hizmetler getirmesini diledi.
Siyasi kulislerde, Ali Rıza Özdeniz’in bu kucaklayıcı ve çalışma odaklı mesajı, Mersin’in yerel kalkınma hedefleri doğrultusunda atılacak yeni adımların öncü sinyali olarak yorumlandı.

İYİ Parti Mezitli’de Bedriye Kaya Ergetir Rüzgarı: “Kararlılık ve Cesaretle Mücadeleye Devam”
ÖZYAR MERSİN POSTASI
HABER; MURAT ÖZTORNACI
– İYİ Parti Mezitli İlçe Başkanlığı, Bedriye Kaya Ergetir başkanlığında gerçekleştirilen Divan Kurulu istişare toplantısıyla gövde gösterisi yaptı. Toplantıda konuşan Ergetir, “Güçlü ve vizyoner bir yönetim anlayışıyla Mezitli için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
İYİ Parti Mezitli İlçe Başkanlığı, önümüzdeki dönemin yol haritasını belirlemek amacıyla geniş kapsamlı bir Divan Kurulu İstişare Toplantısı düzenledi. İlçe Başkanı Bedriye Kaya Ergetir’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, teşkilatın saha çalışmaları ve Mezitli yerelinde yürütülecek projeler masaya yatırıldı.
“Ortak Akıl ve Vizyoner Yönetim”
Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Bedriye Kaya Ergetir, Mezitli’nin geleceği için istişare kültürüne verdikleri önemi vurguladı. Ergetir, ilçe yönetiminin dinamik yapısına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Mezitli İlçe Başkanlığı olarak; güçlü, vizyoner ve istişareye açık bir yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Her zaman olduğu gibi bugün de kararlılık ve cesaretle mücadelemize devam edeceğiz. Aldığımız kararların hem ilçemize hem de partimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.”
Genel Merkeze ve Millete Hizmet Sözü

Konuşmasında İYİ Parti Genel Başkanı ve parti ilkelerine bağlılık mesajı veren Ergetir, teşkilatın motivasyonunun yüksek olduğunu belirtti. Ergetir, “Sayın Genel Başkanımıza ve İYİ Parti’ye layık olmak gayretiyle gece gündüz demeden çalışıyoruz. Milletimiz için verdiğimiz bu kutlu mücadelede bizleri yalnız bırakmayan, destekleriyle onurlandıran tüm dava arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı.
Mezitli Sokaklarında İYİ Parti İmzası
Toplantıda alınan kararlar doğrultusunda, İYİ Parti Mezitli İlçe Teşkilatı’nın önümüzdeki süreçte esnaf ziyaretlerinden mahalle buluşmalarına kadar birçok sahada aktif rol alacağı öğrenildi. Bedriye Kaya Ergetir liderliğindeki yönetimin, ilçedeki sorunlara yönelik çözüm odaklı bir muhalefet ve hizmet anlayışı sergilemesi bekleniyor.
Bayram yoluna çıkacaklar dikkat!
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Ramazan Bayramı ve ara tatilin birleşmesi nedeniyle trafikte yoğunluk yaşanacağını belirterek sürücülere dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Ramazan Bayramı tatili ile okulların ara tatilinin birleşmesi nedeniyle yollarda yoğunluk yaşanacağını belirterek vatandaşlara trafik konusunda dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu.
Geçtiğimiz yıl Ramazan Bayramı tatilinde meydana gelen trafik kazalarında 79 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Palandöken, tatil dönemlerinde hem ölümlü kazaların hem de yaralanmaların arttığını ifade etti.
Trafikte Yoğunluk Bekleniyor
Yaklaşık 15 milyon öğrencinin ara tatilde olduğunu hatırlatan Palandöken, bu durumun yollarda ciddi bir hareketlilik oluşturacağını söyledi.
Vatandaşların memleketlerine, köylerine veya ailelerinin bulunduğu şehirlere gitmek için yola çıkacağını belirten Palandöken, bu yoğunluk nedeniyle sürücülerin daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Palandöken, araçların aşırı yüklenmemesi ve görüşü engelleyecek şekilde doldurulmaması gerektiğini belirterek, bayram döneminde yapılan alışverişlerin ve taşınan eşyaların araç güvenliğini olumsuz etkilememesi gerektiğini dile getirdi.
Bayram Sevinci Kazayla Gölgelenmesin
Geçtiğimiz yıl yaşanan kazalarda 79 vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatan Palandöken, çok sayıda kişinin de yaralandığını söyledi.
Maddi kayıpların bir yana, kazaların insanların bayram sevincini yarıda bıraktığını ifade eden Palandöken, sürücülerin yorgun şekilde yola çıkmaması gerektiğini vurguladı.
Ramazan ayı nedeniyle vatandaşların yorgun olabileceğine dikkat çeken Palandöken, yolculuk sırasında kavuşma heyecanı ve bayram telaşının da dikkatsizliğe yol açabileceğini belirtti.
Dinlenme Molaları İhmal Edilmemeli
Sürücülerin güzergâh üzerindeki dinlenme noktalarında mola vermesinin önemine dikkat çeken Palandöken, trafik güvenliği için araç bakımlarının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Palandöken, bayram tatilinin kazasız ve sorunsuz geçmesi temennisinde bulunarak, “Herkesin dikkatli olması gerekiyor. Hem aracın bakımına hem de sürüş sırasında dinlenme molalarına dikkat edilmeli. Herkese şimdiden hayırlı bayramlar diliyoruz. İnşallah kazasız belasız bir seyahat olur” ifadelerini kullandı.
TMMOB Mimarlar Odası Mersin Şubesi TMMOB MİMARLAR ODASI MERSİN ŞUBESİ Kent Yönetimi ve İmar Süreçleri Üzerine Açıklama
Kent Yönetimi ve İmar Süreçleri Üzerine Açıklama
Kentler yalnızca beton, çelik ve yapıların bir araya gelmesiyle oluşan fiziksel alanlar değildir. Kentler; ortak yaşam kültürünün, toplumsal dayanışmanın, kamusal sorumluluğun ve ortak aklın ürünüdür. Bu nedenle kent yönetimi yalnızca teknik bir yönetim meselesi değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur. Yerelyönetimlerin aldığı her karar; kentte yaşayan insanların yaşam kalitesini, kent kimliğini, ekonomik faaliyetleri ve gelecekte kurulacak yaşam düzenini doğrudanetkilemektedir.
TMMOB Mimarlar Odası Mersin Şubesi olarak mimarlık mesleğinin kamusal sorumluluğunun bilinciyle, kentimizin planlı, sağlıklı ve nitelikli gelişimi için yıllardır görüş, öneri ve eleştirilerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyoruz. Kent yönetiminin doğru ve sağlıklı işlemesi ancak eleştirinin ve önerinin bir arada var olabildiği demokratik bir ortamla mümkündür.
Son dönemde kentimizde imar uygulamalarından planlama süreçlerine, kurumlar arası iletişimden kent estetik kurulu kararlarına kadar birçok alanda yaşanan sorunların hem meslektaşlarımız hem de kentliler açısından ciddi belirsizlikler ve mağduriyetler yarattığını üzülerek gözlemliyoruz. Bu açıklamayı yapmaktaki amacımız herhangi bir kurum ya da kişi üzerinden polemik yaratmak değil; kentimizin geleceği için sorunları açık bir şekilde ifade ederek ortak bir çözüm zemini oluşmasına katkısunmaktır.

Yaşadığımız bu problemleri ana başlıklar altında sizlerle paylaşmak istiyoruz.
1. Sosyal Belediyecilik Anlayışı ve Kent Yönetimi
Sosyal belediyecilik yalnızca sosyal yardım politikalarıyla sınırlı bir kavram değildir. Aynı zamanda kent yönetiminde adalet, eşitlik, şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinin hayata geçirilmesi anlamına gelir.
Kentte yaşayan her bireyin eşit hizmet alabilmesi, karar süreçlerinin öngörülebilir olması ve kamusal kaynakların adil biçimde kullanılması sosyal belediyeciliğin temel ilkeleridir.
Bu anlayış aynı zamanda kent yönetiminin yalnızca idari bir faaliyet olmadığını, toplumun tüm kesimlerinin katılımını gerektiren bir süreç olduğunu ortaya koyar. Bu nedenle mimarların, şehir plancılarının, mühendislerin, akademik çevrelerin ve meslek odalarının görüşlerinin dikkate alınması büyük önem taşımaktadır.
Meslek odaları yalnızca eleştiren kurumlar değil; aynı zamanda kentlerin daha nitelikli gelişmesi için bilgi ve birikim sunan Anayasanın 135. Maddesinde tanımlanmış kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarıdır. Bu nedenle kent yönetiminde meslek odalarının görüşlerinin dikkate alınması bir tercih değil, sağlıklı bir kent yönetiminin önemli birunsurudur.
Ancak ilçe belediyelerimizden, Yenişehir Belediyesi’nde ise imar birimlerine giriş için parmak izi uygulaması gibi yöntemlerin devreye alınması meslek camiamız açısından kabul edilemez bir durumdur.
Kamu hizmeti veren imar birimlerinin kapalı bir yapıya dönüştürülmesi, mimarların kamu kurumlarına erişiminin randevu ve benzeri sınırlamalarla zorlaştırılması, hatta biyometrik uygulamalarla kontrol altına alınması;
- meslek insanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırmakta
- kamu hizmetinin doğasına aykırı bir durumoluşturmaktadır.
Mimarlar kamusal bir hizmetin yürütülmesinde doğrudan rol alan meslek insanlarıdır. Meslek insanlarının kamu kurumlarına erişimini zorlaştıran, bürokratik engeller oluşturan ve mesleki faaliyetleri kısıtlayan bu tür uygulamaların kabul edilmesi mümkün değildir.
2. Belediyedeki Farklı ve Uzun Süreli İmar Uygulamaları
Kentimizde son dönemde imar uygulamalarında ortaya çıkan farklı yorumlar ve uzun sürelere yayılan işlem süreçleri hem meslektaşlarımız hem de vatandaşlarımız açısından ciddi sorunlar yaratmaktadır.
Benzer nitelikteki projelerin farklı şekillerde değerlendirilmesi uygulama birliğini ortadan kaldırmakta; bu durum hem meslek insanlarını hem de yatırım yapmak isteyen vatandaşları belirsizlik içinde bırakmaktadır.
İmar uygulamalarında yaşanan bu farklılıklar yalnızca teknik bir sorun değil, aynı zamanda kent yönetimine duyulan güveni zedeleyen ciddi bir yönetim problemidir.
Son dönemde belediyelerde yürütülen imar ve proje onay süreçlerinin olağan dışı şekilde uzaması da önemli bir sorun haline gelmiştir. Projelerin aylarca, hatta bazı durumlarda daha uzun süreler boyunca sonuçlandırılmadan bekletilmesi meslek camiamız açısından ciddi bir mağduriyet yaratmaktadır.
Aylarca sonuçlandırılmayan projeler;
- mimarların mesleki faaliyetlerini sekteye uğratmakta
- yatırım süreçlerini durdurmakta
- kent ekonomisinde belirsizlik yaratmakta
- kentte üretim süreçlerinin yavaşlamasına nedenolmaktadır.
Projelerin teknik gerekçelerden çok idari süreçlerin yavaşlığı veya belirsiz yorumlar nedeniyle bekletilmesi kabul edilebilir değildir. Kamu adına yürütülen bu süreçlerin makul süreler içinde sonuçlandırılması idarenin temel sorumluluğudur.
3. Kurumlar Arası İletişimsizlik ve Koordinasyon Sorunu
Kent yönetiminde karşılaşılan önemli sorunlardan biri de kurumlar arasındaki iletişim ve koordinasyon eksikliğidir.
Farklı kamu kurumları arasında yeterli iletişim sağlanamadığında projeler gereksiz yere beklemekte, süreçler defalarca yeniden değerlendirilmekte ve bürokratik işlemler içinden çıkılması zor bir halegelmektedir.
Bu durum yalnızca mimarları değil;
- yatırım yapmak isteyen vatandaşları
- kentsel gelişim süreçlerini
doğrudan etkilemektedir.
Sağlıklı bir kent yönetimi ancak kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon, açık iletişim ve ortak bir çalışma kültürü ile mümkündür.
4. Kent Estetik Kurulu Uygulamaları
Kent estetik kurulları; kent kimliğini korumak, mimari kaliteyi artırmak ve kentsel çevrenin görsel bütünlüğünü sağlamak amacıyla oluşturulmuş yapılardır. Ancak uygulamada karşılaşılan bazı durumlar, bu kurulların görev ve yetki sınırlarının zaman zaman fiilen genişletildiğini ve yetki aşımı niteliği taşıyan müdahalelerin ortaya çıktığınıgöstermektedir.
Estetik kavramı doğası gereği yorumlara açıktır. Bu nedenle estetik kurul kararlarının kişisel beğenilere değil; açık, nesnel ve önceden tanımlanmış kriterlere dayanması gerekir. Belirlenecek bu kriterlerin, mimarların 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi kapsamında sahip
olduğu haklara saygılı olması ve tasarımın temel ilkelerine müdahale etmemesi büyük önem taşımaktadır.
Ne var ki bazı uygulamalarda bu sınırların belirsizleştiği; kurulun plan kararlarının ötesine geçerek projelerin mimari kurgusuna doğrudan müdahale eden bir yapıya dönüştüğü görülmektedir. Oysa estetik kurullarının görevi, plan ve mevzuatla belirlenmiş sınırlar içinde kentin siluetini ve mimari niteliğini gözetmektir. Bu sınırların aşılması hem hukuki açıdan sorunlu bir durum yaratmakta hem de meslek pratiğinde ciddi belirsizliklere yol açmaktadır.
Büyükşehir Belediyesi Proje Denetleme Kurulu Sonrası Süreç
Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan Proje Denetleme Kurulu uygulaması sonrasında kentimizde proje onay süreçlerinin önemli ölçüde belirsizlik ve karmaşa içine girdiği gözlemlenmektedir.
Kurulun uygulamaya girmesiyle birlikte proje değerlendirme süreçleri öngörülebilirliğini yitirmiş, şeffaflıktan uzak ve meslek insanları açısından ciddi soru işaretleri barındıran bir yapıya dönüşmüştür. Bugün mimarlar açısından en temel sorulardan biri şudur:
Projeler neye göre ve kime göre değerlendirilmektedir?
Değerlendirme kriterlerinin açık biçimde tanımlanmaması, teknik ölçütlerin net olarak ortaya konulmaması ve karar süreçlerinin yoruma açık hale gelmesi kent yönetiminde ciddi bir güven sorunuyaratmaktadır.
Bu süreçte özellikle ilçe belediyelerinin proje onay mekanizmalarında fiilen iş yapamaz hale geldiği; projelerin farklı kurumlar arasında gidip geldiği ve karar süreçlerinin ağır bir bürokratik yapıya dönüştüğü görülmektedir.
Proje süreçlerinin çok katmanlı, belirsiz ve yoruma açık bir yapıya dönüşmesi;
- proje onay sürelerinin aşırı uzamasına
- yatırım süreçlerinin durma noktasına gelmesine
- meslek insanlarının mağduriyet yaşamasına
- kent ekonomisinin yavaşlamasına
neden olmaktadır.
Kent yönetiminde oluşturulan mekanizmaların amacı süreci kilitlemek değil, süreci hızlandırmak ve daha sağlıklı hale getirmektir. Ancak bugün ortaya çıkan tablo, iyi
niyetle kurulmuş olması gereken bir yapının uygulamada kentte üretimi yavaşlatan ve belirsizlik yaratan bir bürokratik engel haline geldiğinigöstermektedir.
Kent yönetimi belirsizlikle değil; açık kurallar, şeffaf kriterler ve öngörülebilir süreçler ile yürütülmelidir.
5. Planlama ve Yönetmelik Sorunlarının MeslektaşlaraYüklenmesi
Planlama kararlarında ve yönetmelik uygulamalarında yaşanan sorunların sorumluluğunun mimarlara yüklenmesi doğru ve adil bir yaklaşım değildir.
Mimarlar yürürlükteki planlara ve yönetmeliklere uygun projeler üretmekle yükümlüdür. Ancak planlama kararlarında ortaya çıkan belirsizlikler, yönetmelik yorumlarındaki farklılıklar ve uygulamadaki değişkenlikler nedeniyle yaşanan sorunların sorumluluğunun meslek insanlarına yöneltilmesi kabul edilemez.
6. Mersin Büyükşehir Belediyesinin İmar DenetimSüreçleri
Mersin Büyükşehir Belediyesinin 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında 2004 yılından bu yana imar uygulamaları üzerinde denetim yetkisi bulunmaktadır. Ancak söz konusu denetim yetkisinin fiilen 2024 yılı itibariyle kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Denetime konu edilen ve bir kısmı yargı süreçlerine taşınan yapıların ruhsat tarihleri incelendiğinde, bu yapıların önemli bir bölümünün 2021, 2022 ve 2023 yıllarında ruhsatlandırıldığı ve inşaat süreçlerine başlandığı anlaşılmaktadır. Bu durum, söz konusu yapıların ruhsatlandırıldığı veya inşaatlarının başlangıç aşamalarında değil de; yapıların önemli ölçüde ilerlediği, bazı durumlarda geri dönülmesi güç seviyelere ulaştığı, kat irtifaklarının kurulduğu ve hem Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları hem de yabancı uyruklu kişiler tarafından satışlarının gerçekleştirildiği bir aşamadan sonra denetim konusu yapılmasının gerekçelerini meslek camiamız açısından anlaşılması güç hale getirmektedir. Bu durum yalnızca mimarlarıdeğil;
- yatırım yapmak isteyen vatandaşları
- kentsel gelişim süreçlerini
- ilçe belediyelerinin iş ve işleyişini
doğrudan etkileyen ciddi bir belirsizlik ve mağduriyet alanı oluşturmaktadır.
Ortak Akıl ve Diyalog Çağrısı
TMMOB Mimarlar Odası Mersin Şubesi olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ki mimarlar bu kentin karşısında değil, yanında duran meslek insanlarıdır.
Ancak kent yönetiminde yaşanan sorunların görmezden gelinmesi ve meslek insanlarının yaşadığı mağduriyetlerin yok sayılması da kabul edilebilir değildir.
Bu doğrultuda;
- imar ve planlama süreçlerinde şeffaflığın sağlanmasını,
● kurumlar arası koordinasyonungüçlendirilmesini,
- kent estetik kurullarının görev ve yetki sınırlarının açık ve hukuka uygun biçimde uygulanmasını,
- teknik proje incelemelerinin gerekmesi halinde bunun Mimarlar Odası ile iş birliği içindeyürütülmesini,
- proje onay süreçlerinin makul süreler içinde sonuçlandırılmasını
talep ediyoruz.
Kentimizin sağlıklı gelişimi, mimarlık mesleğinin saygınlığı ve kamu yararı için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğimizi; meslektaşlarımızın yaşadığı sorunların çözülünceye kadar takipçisi olacağımızı ve bu doğrultuda diyalog ve ortak akıl çağrımızı yinelediğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
TMMOB Mimarlar Odası Mersin Şubesi