DOLAR 45,0725 0.05%
EURO 52,9424 0.2%
ALTIN 6.616,07-0,59
BITCOIN 34746461,09%
Mersin
23°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ozyar

ozyar

29 Nisan 2026 Çarşamba

Hayaller ve Gerçekler Arasında Kahraman Olduk

Hayaller ve Gerçekler Arasında Kahraman Olduk
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hayaller ve Gerçekler Arasında Kahraman Olduk
İçinden geçtiğimiz uzun yıllar bize sadece sabretmeyi değil, aynı zamanda hayatta kalmayı da öğretti. Belki de hiç planlamadığımız rolleri üstlendik, hiç düşünmediğimiz becerileri kazandık. Farkında olmadan hayatın tam ortasında, görünmez bir mücadelenin kahramanlarına dönüştük.
Ekonomist olduk…
Geçim derdi, bizi hesap yapmaya zorladı. Hangi ürün nerede daha uygun, hangi evin kirası daha hesaplı, hangi harcama gerçekten gerekli… Bunları öğrenmek artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Hayatın matematiğini çözerken, aslında yaşamı sürdürebilmenin ince dengesini kurmayı öğrendik.
Öğretmen olduk…
Çocuklarımızın ödevlerine yardım ederken, bir baktık ki onların dersleri bizim zamanımızın lise, hatta üniversite seviyesine yaklaşmış. Onlara anlatırken yeniden öğrendik, yeniden düşündük. Sabretmeyi, açıklamayı, yol göstermeyi öğrendik.
Afetler yaşadık…
Ve hayatın ne kadar kırılgan olduğunu gördük. Suyumuz kesildiğinde bir damlanın kıymetini, zor anlarda dayanışmanın değerini anladık. Minimum imkânla maksimum çözüm üretmeyi öğrendik. Hayatta kalmanın sadece nefes almak olmadığını, aynı zamanda direnmek olduğunu fark ettik.
Toplumsallaştık…
Veli toplantılarında, ortak kaygılarda, benzer mücadelelerde bir araya geldik. Anne baba olmayı sadece biyolojik değil, psikolojik bir süreç olarak öğrendik. Yeni nesil çocuklar bize başka bir şey daha öğretti: Sevgi ve saygının korkuyla değil, anlayışla kurulabileceğini…
Biz, anne babasının yanında nefesini tutan, ayakta bekleyen bir nesilden geliyorduk. Onlar ise gözümüzün içine bakarak fikirlerini söyleyebilen bir nesil oldu. Belki de en büyük dönüşüm burada yaşandı.
Güvensizliğin arttığı bir dünyada, farklı yollar bulduk…
Sanal ortamlarda sosyalleştik, bir oyunla stres atmayı öğrendik. Her zaman dışarı çıkmadan da nefes alabileceğimizi gördük.
Kimimiz işini kaybetti…
Ama vazgeçmedi. Başka alanlarda koşturmayı, kendi sınırlarını aşmayı öğrendi. Sıfırdan başlamayı, küllerinden doğmayı öğrendi. Tıpkı bir anka kuşu gibi…
Yılmadık.
Hep o güzel günleri bekledik.
“Şimdi gelecek… yarın gelecek…” dedik.
Ama fark etmeden çok daha önemli bir şey oldu:
Beklemeyi bırakmayı öğrendik.
Artık hayatımızın arabasında arka koltukta oturmuyoruz. Direksiyona geçtik.
“Ne zaman?” diye sormuyoruz artık.
“Zaman bu zaman” diyoruz.
Peki bu süreçte ne kaybettik?
Belki çok şey…
Ama ne kazandık?
Daha fazla…
Büyüdük.
Olgunlaştık.
Güçlendik.
Belki de bu zorluklar olmasaydı, konfor alanımızdan hiç çıkmayacak, bu becerileri asla kazanamayacaktık.
Şimdi asıl soru şu:
Bunca deneyim, bunca kazanım varken…
Mutlu olmayı ne zaman öğreneceğiz?
Hayat bize hesap yapmayı öğretti, öğretmeyi öğretti, ayakta kalmayı öğretti.
Ama bir şeyi hâlâ eksik bıraktık:
Elimizdekilerle mutlu olmayı…
Belki de artık aramayı bırakmanın zamanı gelmiştir.
Mutluluğu bir gün gelecek bir şey gibi beklemek yerine, onu bugün, şu an, sahip olduklarımızla kurmanın…
Çünkü biz zaten başardık.
Sadece fark etmemiz gerekiyor.
Dr Gülay GÜMÜŞ

Devamını Oku

Milyonları ilgilendiren gelişme: Site aidatlarında büyük değişim!

Milyonları ilgilendiren gelişme: Site aidatlarında büyük değişim!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Site aidatlarında artışa sınırlama getiren ve zam kararını kat maliklerinin onayına bağlayan düzenleme, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanıyor.
Milyonlarca konut sahibini ve kiracıyı yakından ilgilendiren site aidat düzenlemesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanıyor. Son yıllarda hızla artan aidat ücretlerine yönelik hazırlanan yasa teklifiyle birlikte artışların belirli kurallara bağlanması hedefleniyor.
Aidat Artışlarına Yeni Kural Geliyor
Hazırlanan düzenlemeye göre site yönetimlerinin belirlediği aidat artışları artık doğrudan uygulanamayacak. Yönetimlerin hazırladığı bütçe ve zam teklifleri, kat maliklerinin onayına sunulacak. Böylece aidat artışlarında karar sürecine doğrudan kat maliklerinin dahil edilmesi sağlanacak.
3’te 2 Çoğunluk Şartı Getiriliyor
Teklif kapsamında aidat artışlarının kabul edilebilmesi için kat maliklerinin üçte iki çoğunluğunun onayı gerekecek. Bu çoğunluk sağlanamadığı takdirde mevcut bütçe geçerli olmayacak ve site yönetimi en geç üç ay içinde yeni bir bütçe hazırlayacak.
Zam Oranına Geçici Sınır
Uzlaşma sağlanamayan durumlarda ise aidat artışlarına geçici bir üst sınır getiriliyor. Buna göre, yeni karar alınana kadar uygulanacak zam oranı “yeniden değerleme oranı”nı aşamayacak. Bu düzenleme ile belirsiz ve yüksek oranlı zamların önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Karar Sürecinde Kat Malikleri Daha Etkin Olacak
Gayrimenkul Hukukçusu Ali Güvenç Kiraz, mevcut uygulamada site yönetimlerinin piyasa koşullarını gerekçe göstererek tek taraflı zam yapabildiğini belirtti. Yeni düzenleme ile birlikte bu yetkinin sınırlandırılacağını ifade eden Kiraz, aidat artışlarında söz hakkının kat maliklerine geçeceğini vurguladı.

Devamını Oku

Akkuyu Nükleer Santrali’nde Ortaklık Trafiği Hızlandı

Akkuyu Nükleer Santrali’nde Ortaklık Trafiği Hızlandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rosatom, Mersin’de inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali için üç Türk şirketiyle ortaklık görüşmeleri yürütüyor. Projede kamu ortaklığı ihtimali de enerji kulislerinde konuşuluyor.
Rusya’nın devlet nükleer enerji şirketi Rosatom, Mersin’de yapımı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali için Türk şirketleriyle ortaklık görüşmelerini sürdürüyor. Edinilen bilgilere göre Rosatom, projeye üç Türk şirketinin dahil edilmesi için temaslarını yoğunlaştırdı. Rosatom Genel Müdürü Aleksey Likhachev, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Türk şirketlerinin projeye sermaye ortağı olarak katılma konusunda ciddi ilgi gösterdiğini söyledi. Likhachev, “Bir dizi Türk şirketiyle projenin sermayesine katılımlarının parametreleri konusunda somut görüşmeler yürütüyoruz. Bu ilginin temelinde elektrik üretimine ortak olma ve kâr elde etme fırsatı yatıyor” ifadelerini kullandı.
Hisselerin yüzde 49’u devredilebilir
Enerji kulislerinde konuşulan bilgilere göre Türkiye ile Rusya arasında yapılan anlaşma gereği santralin yüzde 51 hissesi Rosatom’da kalacak. Kalan yüzde 49’luk kısmın ise yerli veya yabancı şirketlere devredilmesi mümkün.
Bu kapsamda Rosatom’un bir süredir Türk şirketleriyle temas halinde olduğu ve iki ya da üç şirketle ortaklık parametrelerinin görüşüldüğü belirtiliyor. Ancak bu hisselerin tamamının tek bir şirkete devredilmesi zorunlu değil; daha küçük oranlarda pay devri de gündeme gelebilir.
Kamu ortaklığı seçeneği masada
Rus tarafının, projede bir devlet şirketinin ortak olmasını istediği de ifade ediliyor. Bu kapsamda Elektrik Üretim AŞ ya da başka bir kamu şirketinin projeye dahil edilmesi önerisinin gündeme geldiği belirtiliyor. Ancak Ankara’nın bu seçeneğe temkinli yaklaştığı kaydediliyor.
2017’de de gündeme gelmişti
Akkuyu projesinde ortaklık konusu ilk kez gündeme gelmiyor. 2017 yılında santralin yüzde 49’luk hissesinin Cengiz Holding, Kalyon Holding ve Kolin İnşaat ortaklığındaki konsorsiyuma devri konuşulmuş, ancak görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.
Maliyet 28 milyar dolara yaklaştı
İlk anlaşma imzalandığında yaklaşık 20 milyar dolar olarak hesaplanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin maliyetinin güncel hesaplamalara göre 27–28 milyar dolar seviyesine çıktığı ifade ediliyor.
Her biri 1200 megavat gücünde dört üniteden oluşacak santralin birinci ünitesinde yılın son çeyreğinde test üretimine başlanması pEnerji kaynaklarına göre ilk ünite için şu aşamada finansman sorunu bulunmuyor. BOTAŞ’ın Gazprom’dan ithal ettiği doğal gaz ödemelerinin bir kısmının proje finansmanına yönlendirildiği belirtiliyor.lanlanıyor.

Devamını Oku

Mersin’de Ulaşım Krizi Derinleşiyor: Minibüs Esnafı Alarm Veriyor

Mersin’de Ulaşım Krizi Derinleşiyor: Minibüs Esnafı Alarm Veriyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Artan akaryakıt fiyatları, yükselen bakım giderleri ve trafik cezaları Mersin’de minibüs taşımacılığını çıkmaza sürükledi. Esnaf “sürdürülemez noktadayız” diyerek acil çözüm çağrısı yaptı.
Mersin’de şehir içi ulaşımın önemli omurgalarından biri olan minibüs taşımacılığı, son aylarda artan maliyetler nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıya kaldı. Akaryakıt fiyatlarındaki yükseliş, yedek parça ve sigorta giderlerindeki artış ile birlikte trafik cezalarının da ağırlaşması, sektörde sürdürülebilirliği tartışmalı hale getirdi. Minibüs esnafı, günlük kazançlarının artık giderleri karşılamadığını, özellikle yakıt fiyatlarındaki dalgalanmaların planlama yapmayı imkânsız hale getirdiğini ifade ediyor. Sektör temsilcileri, yaşanan durumun yalnızca ulaşımı değil, kent ekonomisinin genel dengelerini de etkilediğini vurguluyor.
“Bir günde depo maliyeti 2 bin lira artabiliyor”
Mersin Minibüsçüler Odası Başkan Vekili Mehmet Kartal, yaşanan tabloyu çarpıcı örneklerle anlattı. Kartal, akaryakıt fiyatlarının tüm maliyet zincirini yukarı çektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Petrol fiyatı sadece yakıtı değil, yedek parçayı, sigortayı ve hatta genel yaşam maliyetlerini etkiliyor. Bir gün önce 4 bin liraya dolan depo, ertesi gün 6 bin liraya çıkabiliyor. Bu şartlarda esnafın ayakta kalması mümkün değil.”
Cezalar ve denetimler esnafı zorluyor
Esnafın bir diğer şikâyet konusu ise trafik cezaları oldu. Denetimlerin gerekliliğine dikkat çeken Kartal, uygulanan para cezalarının ağırlaştığını savundu:
“Kurallara elbette uyulmalı ama artık en küçük ihlalde bile yüksek cezalar kesiliyor. 5 bin liranın altında ceza neredeyse kalmadı. Bu yükün altından kalkmak çok zor.”
Zincirleme ekonomik baskı
Kartal, yaşanan ekonomik baskının yalnızca minibüsçülerle sınırlı olmadığını, şehirde tüm küçük esnafın benzer sorunlar yaşadığını belirtti. Artan maliyetlerin zincirleme şekilde birçok sektörü etkilediğini söyleyen Kartal, “Mahalle esnafı bir bir kapanıyor, büyük zincirler küçük işletmelerin yerini alıyor” dedi.
“Acil düzenleme şart”
Gelir-gider dengesinin tamamen bozulduğunu vurgulayan minibüsçüler, özellikle yoğun hatların dışında kalan güzergâhlarda ciddi gelir kaybı yaşandığını ifade ediyor. Sektör temsilcileri, yetkililere çağrıda bulunarak maliyetleri dengeleyici düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesini istiyor. Kartal, “Minibüsçülük artık yapılması zor bir meslek haline geldi. Bu şartlarda ayakta kalmak mümkün değil” diyerek uyarıda bulundu.

Devamını Oku

“Sarı altın” dalından kazandırıyor! Mersin’de hasat zamanı!

“Sarı altın” dalından kazandırıyor! Mersin’de hasat zamanı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin’de yenidünya hasadı başladı; kaliteli ürün iç pazarda 100 TL’ye, ihracatta ise 4 dolara kadar alıcı buluyor.

Mersin’de halk arasında “sarı altın” olarak bilinen Malta eriğinde (yenidünya) açık bahçelerde hasat başladı. Yağışlı geçen kış mevsiminin ardından artan hava sıcaklıklarıyla birlikte başlayan hasat, üreticilerin yüzünü güldürdü. Soğuklama ve yağış sayesinde ağaçların daha fazla meyve tuttuğu, ürün kalitesinin de yüksek olduğu ifade edildi.
Kalitesine Göre Fiyatlar Değişiyor
Bahçelerde işçiler tarafından tek tek toplanan yenidünya meyvesi, kalitesine göre ayrılarak paketleniyor. Birinci kalite ürünlerin kilogramı 100 TL’ye kadar alıcı bulurken, ikinci kalite ürünlerin 50 TL’den satıldığı belirtildi. İç pazarda yoğun talep gören meyvenin, ihracatta ise 3,5 ile 4 dolar arasında değerlendirildiği kaydedildi.
Üretimin Merkezi Erdemli ve Tarsus
Türkiye’de yenidünya üretiminin önemli bir kısmı Mersin’de gerçekleştirilirken, özellikle Erdemli ve Tarsus ilçeleri öne çıkıyor. Hasadın yaklaşık 1,5 ay süreceği ifade edilirken, ürünlerin hem yurt içi hem de yurt dışı pazarlara gönderildiği öğrenildi.
Üretici ve İşçilerden Olumlu Yorumlar
Üreticilerden Zeynep Çiftçioğlu, bu yılki mahsulün oldukça verimli olduğunu belirterek,
“Meyvelerimiz çok iyi, tam kızardı”
dedi.
Tabiye Mahallesi Muhtarı Doğan Çiftçioğlu ise örtü altı hasadının tamamlandığını, açık bahçelerde hasadın başladığını vurgulayarak,
“Yağışlarımız bol oldu, bereketli bir yıl geçirdik. Türkiye’nin her yerine ve yurt dışına ihracat yapıyoruz. Çiftçilerimiz için kazançlı bir sezon oldu”
ifadelerini kullandı.
Hasatta çalışan işçilerden Raşit Kaya da ürün kalitesinin yüksek olduğunu belirterek, bunun hem üreticiye hem de çalışanlara ekonomik katkı sağladığını dile getirdi.
İç ve Dış Pazarda Yoğun Talep
Üretici ve tüccar Serdar Çiftçioğlu, ürün kalitesinin yüksek olduğunu belirterek, yenidünyanın Türkiye genelinde birçok ile gönderildiğini söyledi. Dış pazarda ise Dubai, Kanada, Azerbaycan ve Özbekistan gibi ülkelere ihracat yapıldığını belirten Çiftçioğlu,
“İç pazarda fiyatlar 50 ile 100 TL arasında değişiyor, dış pazarda ise 3,5-4 dolara kadar çıkabiliyor”
dedi.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.