DOLAR 46,1414 0.03%
EURO 53,3435 0.1%
ALTIN 6.200,06-1,88
BITCOIN 0%
Mersin
28°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

ozyar

ozyar

10 Haziran 2026 Çarşamba

KULİSLER HAREKETLENDİ: TOROSLAR VE MEZİTLİ’DE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR!

KULİSLER HAREKETLENDİ: TOROSLAR VE MEZİTLİ’DE YENİ DÖNEM BAŞLIYOR!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin yerel siyasetinde taşlar yerinden oynuyor. Genel merkezin atama süreciyle birlikte hem Toroslar hem de Mezitli ilçelerinde siyasi yapılanmanın kısa süre içinde netleşmesi bekleniyor.
ÖZYAR MERSİNPOSTASI
HABER; MURAT ÖZTORNACI
Yerel seçimlerin ardından siyasi dengelerin yeniden şekillendiği Mersin’de, teşkilat içi hareketlilik zirve noktaya ulaştı. Parti kulislerinden sızan son bilgilere göre, özellikle Toroslar ve Mezitli ilçe teşkilatlarında köklü bir değişim kapıda.
Gözler Genel Merkezin Atama Kararında
Siyasi partilerin Mersin il başkanlıkları ve genel merkez düzeyinde yürüttüğü hassas süreçte, yeni yol haritasının belirlenmesi için düğmeye basıldı. Kulislerde konuşulan isimler ve yönetim listeleri üzerindeki değerlendirmeler devam ederken, tabanın ve yerel dinamiklerin sürece dahil edilmesi adına yoğun bir mesai harcanıyor.
Parti kurmaylarından edinilen bilgilere göre, her iki ilçede de kapsayıcı, dinamik ve yerel dengeleri gözeten bir yapının kurulması hedefleniyor.
Teşkilatlarda Meraklı Bekleyiş
Parti kulislerinde yaşanan bu gelişme, Mersin siyasetinde büyük bir hareketlilik oluştururken, özellikle yerel teşkilatlarda yeni dönemin nasıl şekilleneceği merak konusu oldu. Mevcut yönetimlerin durumu ve yeni atanacak isimlerin kimler olacağı sorusu, sadece parti tabanında değil, Mersin kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.
Genel merkezin atama süreciyle birlikte hem Toroslar hem de Mezitli’de yeni siyasi yapılanmanın kısa süre içinde netleşmesi ve resmi açıklamaların önümüzdeki günlerde yapılması bekleniyor.

Devamını Oku

Hamidiye Mahallesi’nde Derya Demirci dönemi başladı

Hamidiye Mahallesi’nde Derya Demirci dönemi başladı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Hamidiye Mahallesi’nde yerel hizmetlerdeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla 7 Haziran Pazar günü gerçekleştirilen muhtarlık ara seçimlerinde, sandıktan tarihi bir sonuç çıktı. Mahalle sakinlerinin yoğun katılım gösterdiği yarışta oyların çoğunluğunu alan Derya Tanış Demirci, mahallenin ilk kadın muhtarı olarak tarihe geçmeyi başardı.
Akdeniz ilçesinde eksik hizmetlerin tamamlanması ve mahalle yönetiminin yeniden şekillenmesi amacıyla kurulan sandıklar, Hamidiye Mahallesi için unutulmaz bir seçime sahne oldu. Mahalle halkının demokratik hakkını kullanmak adına sandık başına gittiği heyecan dolu ara seçim yarışında, rakiplerini geride bırakan Derya Tanış Demirci ipi göğüsleyen isim oldu. Seçim sonuçlarının kesinleşmesiyle birlikte mahallenin ilk kadın muhtarı unvanını kazanan Demirci, zaferini kendisini destekleyen mahalle sakinleriyle birlikte kutladı. Göreve gelir gelmez Hamidiye Mahallesi’nin kronikleşen sorunlarına neşter vuracağını belirten yeni muhtar, yerel yönetimle iş birliği içinde çalışarak altyapıdan sosyal projelere kadar her alanda mahalleye kadın eli değdiğini hissettireceğini ifade etti. Mahalle sakinleri ise kadın bir muhtarın göreve gelmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu değişimin Hamidiye Mahallesi’ne yeni bir soluk ve dinamizm kazandıracağına inandıklarını vurguladı.
Mersin genelinde boş bulunan muhtarlık ve ihtiyar heyetlerinin belirlenmesi için yasa gereği haziran ayının ilk pazar günü kurulan sandıklar kapandı ve oy sayım işlemi tamamlandı. Kent genelinde toplam 362 mahallede büyük bir heyecana sahne olan ara seçimlerin en kritik noktalarından biri, merkez Akdeniz ilçesine bağlı köklü yerleşim yerlerinden Hamidiye Mahallesi oldu. Eski muhtar Hamit Sor’un yurt dışına taşınmasıyla boşalan koltuk için yaklaşık 4 bin seçmenin sandık başına gittiği mahallede, tüm sandıklardan zaferle çıkan isim sosyal hizmet görevlisi Derya Tanış Demirci oldu. Görevi vekaleten yürüten Mehmet Önal ile kıyasıya bir yarış içerisine giren Demirci, mahalle halkının büyük desteğini alarak muhtarlık mührünün yeni sahibi olmayı başardı.
“Biz değil, bize inanan canlar kazandı”
Seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından mahalle sakinleriyle bir araya gelerek büyük bir coşku yaşayan Derya Tanış Demirci, 2029 yılına kadar yürüteceği bu onurlu görev için destekçilerine teşekkür etti. Seçim sürecinde eşi Aydın Demirci’nin de ihtiyar heyeti azası olması vesilesiyle mahallenin sorunlarına yakından tanıklık ettiğini ve bu sorunları kadın kararlılığıyla çözeceğini vurgulayan Demirci, zaferin ardından yaptığı açıklamada birlik ve beraberlik mesajı verdi. Tüm sandıklardan birinci isim olarak çıkmasının gururunu yaşadığını ifade eden Demirci, “Seçimi biz değil, bize güvenen, inanan ve bizleri seven siz değerli canların sayesinde hep birlikte kazandık” diyerek Hamidiye Mahallesi’ne hak ettiği hizmeti getirmek için vakit kaybetmeden çalışmalara başlayacağını belirtti.

Devamını Oku

Yaz Ayında Güneş Işınları Kataraktı Tetikliyor!

Yaz Ayında Güneş Işınları Kataraktı Tetikliyor!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar ve gökyüzünde kendini iyice gösteren güneş, sadece cildimizi değil göz sağlığımızı da yakından tehdit ediyor. Göz Vakfı Beria Turaç İdealtepe Göz Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. İbrahim Sayın, özellikle yoğun ultraviyole (UV) ışınlarının göz merceğinde kalıcı hasarlara yol açarak katarakt oluşumunu hızlandırdığı konusunda uyarılarda bulundu.
Güneş ışığı ve yüksek sıcaklıkların göz merceğinin doğal yapısını bozduğunu belirten Op. Dr. İbrahim Sayın, konuyla ilgili şu önemli bilgileri paylaştı:
“Sıcak havalar ve özellikle beraberinde gelen yoğun UV ışınları, gözümüzün içindeki doğal merceğin yapısını doğrudan etkiler. Bu ışınlar zamanla merceğin saydamlığını kaybetmesine, yani katarakt oluşumunun tetiklenmesine neden olur. Göz sağlığımızı korumak için yaz aylarında ekstra özenli ve dikkatli olmalıyız.”
Yazın Gözlerinizi Tehdit Eden Risklere Karşı 3 Koruyucu Adım
Op. Dr. İbrahim Sayın, yaz güneşinin zararlı etkilerinden korunmak ve katarakt riskini en aza indirmek için şu pratik önlemlerin alınması gerektiğinin altını çizdi:UV Filtreli Güneş Gözlüğü Kullanın: Katarakt riskini geciktirmede ve önlemede en etkili yöntem budur. Gözlük seçerken sadece cam rengine değil, mutlaka UV-A ve UV-B filtreli olmasına dikkat edilmelidir. Geniş Kenarlı Şapka Takın: Güneş gözlüğünün tek başına yetersiz kaldığı anlarda, geniş kenarlı şapkalar güneş ışınlarının göze dik açıyla gelmesini engelleyerek güçlü bir siper görevi görür. Rutin Göz Sağlığı Kontrollerinizi İhmal Etmeyin: Yaz döneminde sadece katarakt değil, artan hava sıcaklıkları ve klima kullanımı nedeniyle göz kuruluğu ile enfeksiyon riski de artar. Bu yüzden düzenli uzman hekim muayeneleri hayati önem taşır.
Gözlük Seçimi Önemli: Sahte Gözlüklerden Kaçının
Gözü korurken doğru ekipman kullanımının kritik olduğuna değinen Op. Sayın, özellikle gözlük seçiminde yapılan hatalara dikkat çekti:
“Özellikle UV-B ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği saat 10.00 ile 14.00 arasında uzun süre güneşte kalmaktan kaçınmalıyız. Havalı veya renkli görünen ancak UV koruması olmayan kalitesiz gözlükler, göz bebeğini büyüterek zararlı ışınların gözün arkasına daha fazla sızmasına neden olur. Bu yüzden gözlük seçiminde UV bloke ediş oranı yüksek, sertifikalı ve kaliteli gözlük camları tercih edilmelidir.”
Op. Dr. Sayın, UV ışınları hakkında doğru bilinen bazı yanlışları ve kritik kuralları ise şöyle sıraladı:
• Bulutu Havalara Aldanmayın: Güneşin görünmemesi veya havanın parçalı bulutlu olması UV ışınlarının etkisini ortadan kaldırmaz. Zararlı ışınlar bulutların arasından geçerek gözlere ulaşabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı yalnızca açık ve güneşli günlerle sınırlı kalmamalıdır.
• Yansımalara Dikkat Edin: Deniz, kumsal ve kar gibi yüzeyler UV ışınlarını yansıtarak etkilerini güçlendirebilir. Bu nedenle yalnızca doğrudan gelen ışınlara değil, çevresel yansımalara karşı da gözlerin korunması önem taşır.
• Güneşe Direkt Bakmayın: Normal zamanlarda güneşe çıplak gözle direkt bakılmamalıdır. Aynı şekilde, güneş tutulması dönemlerinde de özel filtreli cihazlar veya koruyucu gözlükler kullanmadan kesinlikle doğrudan gözlem yapılmamalıdır; aksi takdirde görme merkezinde kalıcı kör noktalar oluşabilir.
Katarakt Ameliyatı İçin Sonbaharı Beklemeyin
Halk arasında doğru bilinen yanlışlara da değinen Op. Dr. Sayın, katarakt ameliyatı olmak için havaların serinlemesini beklemenin gereksiz bir zaman kaybı olduğunu belirtti:
“Geçmiş yıllardaki algının aksine, günümüzde modern katarakt cerrahisi için belirli bir mevsimi beklemeye gerek yoktur. Ameliyatlarımız yılın dört mevsiminde; tamamen klimalı, steril ve son derece güvenli ameliyathane ortamında rahatlıkla gerçekleştiriyoruz. Hastalarımızın görme kalitesini ertelememesi, yaşam konforu açısından büyük önem taşımaktadır. Sıcak havalarda da katarakt ameliyatı güvenle yapılabilir.” dedi.

Devamını Oku

Kılıçdaroğlu’nun dönüşüne halktan vize çıkmadı

Kılıçdaroğlu’nun dönüşüne halktan vize çıkmadı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MetroPOLL Araştırma’nın yayımladığı son anket, Türk siyasetinin son dönemdeki en büyük tartışmalarından biri olan CHP kurultayının iptali ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla göreve iade edilmesi konusundaki toplumsal eğilimi gözler önüne serdi. “Türkiye’nin Nabzı Mayıs 2026” araştırmasında seçmene, mahkemenin kurultayı “mutlak butlan” gerekçesiyle geçersiz sayarak eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden makamına iade etmesi senaryosu soruldu. Sonuçlar, kamuoyunun genel olarak bu hukuki müdahaleye karşı çıktığını ancak partilerin tabanlarında çok çarpıcı siyasi kırılmaların yaşandığını ortaya koydu.
Halkın büyük çoğunluğu kararı doğru bulmuyor
Türkiye genelinde 26 bölgeyi esas alan 28 ilde, tabakalı örnekleme ve ağırlıklandırma yöntemiyle 9 – 16 Mayıs 2026 tarihleri arasında 1.213 kişiyle gerçekleştirilen ankette genel tablo, halkın bu gelişmeyi büyük oranda onaylamadığını gösterdi. Seçmenin yüzde 62,1’i mahkemenin kurultay iptali ve iadeiitibar kararına açıkça karşı çıktı. Buna karşın, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme eliyle geri dönüşünü doğru bulanların oranında da küçük bir kıpırdanma gözlendi; Eylül 2025’te yüzde 24,0 olan destek oranı, Mayıs 2026’da yüzde 27,0’ye yükseldi.
Cumhuriyet Halk Partisi tabanında geri dönüşe karşı direnç yumuşuyor
Anketin en dikkat çekici sonuçlarından biri, doğrudan ana muhalefet partisi seçmeninde yaşandı. Kılıçdaroğlu’nun yargı kararıyla koltuğuna geri dönmesine en sert tepkiyi gösteren CHP tabanında direnç kırılmaya başladı. Eylül 2025’te bu senaryoyu doğru bulan CHP’lilerin oranı sadece yüzde 7,1 iken, Mayıs 2026’da bu oran yaklaşık üç katına çıkarak yüzde 20,4’e ulaştı. Kararı yanlış bulan ve Özgür Özel döneminin devamından yana olan CHP’lilerin oranı ise yüzde 88,6’dan yüzde 74,5’e gerilese de partideki ezici çoğunluğun yargı eliyle değişime halen mesafeli olduğunu gösterdi.
Adalet ve Kalkınma Partisi seçmeninde Özgür Özel’e örtülü destek
Genel kamuoyu eğiliminin aksine, iktidar partisi tabanında Kılıçdaroğlu’nun dönüşüne olan ilgi azaldı. Eylül 2025’te AKP’li seçmenlerin yüzde 44,9’u mahkeme kararını doğru bularak Kılıçdaroğlu’nun dönüşünü desteklerken, Mayıs 2026’da bu destek yüzde 34,7’ye kadar geriledi. Kararı doğru bulmayan AKP’lilerin oranı ise yüzde 39,1’den yüzde 54,4’e yükselerek net bir çoğunluk oluşturdu ve iktidar tabanında Özgür Özel’in liderliğine yönelik zımni bir kabul oluştuğuna işaret etti.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi tabanında radikal sıçrama
Anketin en keskin virajı DEM Parti seçmeninde görüldü. Geçmiş dönemde bu senaryoya neredeyse tamamen kapalı olan DEM Parti tabanında, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla dönmesini doğru bulanların oranı Eylül 2025’teki yüzde 6,3’lük tarihi dip seviyesinden, Mayıs 2026’da yüzde 35,8’e fırladı. Karara karşı çıkan DEM Partililerin oranı ise yüzde 81,3’ten yüzde 58,9’a gerileyerek en büyük kırılmanın bu seçmen grubunda yaşandığını tescilledi.
Milliyetçi Hareket Partisi tabanı Genel Başkan Bahçeli ile ters düştü
Araştırma, Cumhur İttifakı’nın ortağı MHP’de taban ile tavan arasında net bir fikir ayrılığı olduğunu ortaya koydu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP için çıkan “mutlak butlan” kararına sert bir şekilde karşı çıkması ve ana muhalefet partisinin bir an önce olağanüstü kurultaya gitmesi gerektiğini savunmasıyla bilinirken, MHP seçmeni tam tersi bir refleks gösterdi. Eylül 2025’te mahkeme kararını doğru bulan MHP’lilerin oranı yüzde 32,3 iken, bu oran Mayıs 2026’da yüzde 46,1’e yükseldi. Kararı yanlış bulan MHP’lilerin oranı ise yüzde 58,6’dan yüzde 43,4’e düşerek tabanın genel başkanın söyleminden farklı bir noktaya evrildiğini kanıtladı.

Devamını Oku

Yüz Yıllık Çınar, Koltuk Kavgaları ve Siyasetin Değişen Çehresi

Yüz Yıllık Çınar, Koltuk Kavgaları ve Siyasetin Değişen Çehresi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bugün Türk siyasi hayatının en köklü çınarlarından biri olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) dışarıdan ya da içeriden bakan hemen her sağduyulu vatandaşın boğazında düğümlenen ortak bir cümle var: “Vah CHP vah, bu duruma düşecek parti miydin?”

Cumhuriyetin kurucu iradesini temsil eden, asırlık bir hafızayı ve kurumsal kimliği bünyesinde barındıran bir yapının, bugün vizyoner politikalar yerine “sen-ben” kavgalarıyla anılması sadece bir siyasi partinin erimesi anlamına gelmiyor. Bu durum, aynı zamanda ülkedeki muhalefet boşluğunun, demokratik dengelerin ve en önemlisi de toplumsal umudun zedelenmesi anlamına geliyor. Halk arasında “sazan balığı misali” koltuk uğruna her hamleye atlayan, ilkeleri bir kenara bırakıp kişisel ikbal peşinde koşan figürleri gördükçe, o meşhur serzeniş hakkıyla yükseliyor: “Atatürk’ün kemikleri sızlıyor…”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük vizyonuyla, tam bağımsızlık, çağdaşlaşma ve üretim idealiyle temelleri atılan bu parti, ne yazık ki uzunca bir süredir delege hesaplarının, hizip çekişmelerinin ve dar kadroculuğun oyuncağı haline gelmiş durumda. İdealizmin yerini şahsi kariyer planlamaları aldığında, kitlelere sunulacak yeni bir hikaye de kalmıyor. Siyaset, toplumu dönüştürme ve refaha ulaştırma aracı olmaktan çıkıp, sadece bir zümrenin yerini koruma savaşına dönüştüğünde ise en büyük faturayı yine bu ülkenin insanı ödüyor.

“Asırlık bir hafızanın, ‘sen-ben’ kavgasına kurban edilmesi, idealizmin yerini şahsi ikballere bırakması toplumda derin bir hayal kırıklığı yaratıyor.”

Tam da bu noktada, sosyolojik olarak çok daha derin ve acı verici bir gözlemi masaya yatırmak gerekiyor. Bugün herhangi bir siyasi partinin il veya ilçe binasından içeri girdiğinizde, içerinin bir siyaset ve fikir üretim merkezinden ziyade, adeta bir “İş ve İşçi Bulma Kurumu”na dönüştüğünü çıplak gözle görebiliyorsunuz. Bu manzara, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal durumun en net aynasıdır.

Muhtaç bir toplum yaratıldığında, liyakat ve üretim mekanizmaları tıkandığında, insanlar hak ettikleri yaşam standartlarına ulaşabilmek için mecburen siyasi kapıları aşındırmak zorunda kalıyor. Siyasetin rol çalması, toplumun geçim kaygısıyla partilere sığınması, makro politikaların üretilmesini engelliyor. Günübirlik iş bitirme, tanıdık vasıtasıyla referans bulma arayışları siyasi yapıları hantallaştırırken, ülkenin geleceğini inşa edecek o büyük vizyon da tamamen buharlaşıp gidiyor.

Peki, şimdi ne olacak? Bu girdaptan çıkış mümkün mü? Tarih bize gösteriyor ki, bu topraklarda umut hiçbir zaman tamamen tükenmez. Ancak bunun öncelikli şartı, siyasette köklü bir zihniyet değişimidir. Koltuk sevdasıyla partileri ve kurumsal kimlikleri yıpratan figürlerin, tabanın bu haklı öfkesini ve sandıktaki net faturayı görerek artık geri çekilmesi gerekiyor.

Toplumun “muhtaç” durumdan kurtulmasının yegane yolu, siyasi partilerin kapısında ekmek aramaktan ziyade, ülkenin ekonomik ve yapısal olarak liyakat zeminine oturmasıdır. Seçmen, kendisini “çantada keklik” gören yapılara karşı bu sessiz ama derinden gelen haklı öfkesini diri tuttukça, siyaset elitleri de kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalacaktır. Kurucu iradenin özü doğru analiz edilirse, bu ülkenin küllerinden yeniden doğma potansiyeli her zaman mevcuttur. Yeter ki haklı öfkeler kişisel kavgalara feda edilmesin.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.