DOLAR 46,8091 0.15%
EURO 53,6379 0.13%
ALTIN 6.291,241,55
BITCOIN 28974391.48841%
Mersin
29°

AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

ozyar

ozyar

03 Temmuz 2026 Cuma

TOROSLAR MECLİSİ’NDE ŞOK: “DEMOKRASİYE KARA LEKE!”

TOROSLAR MECLİSİ’NDE ŞOK: “DEMOKRASİYE KARA LEKE!”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

AK Parti Toroslar İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser, Belediye Meclisi’nde yaşanan saldırı ve susturma girişimlerine sert tepki gösterdi: “Milletin iradesine yapılan bu saldırıyı asla kabul etmiyoruz!”

Saygıdeğer basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim;

1 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleştirilen Toroslar Belediyesi Temmuz Ayı Meclis Toplantısı’nda yaşananlar, sadece belediye meclisinin değil, Toroslar demokrasisinin de hafızasına kara bir leke olarak geçmiştir.

Millet adına denetim yapmakla yükümlü olan AK Partili Belediye Meclis Üyelerimizin susturulmaya çalışıldığı, mikrofonlarının kapatıldığı, hakaretlere maruz kaldığı ve fiziki saldırı girişimine kadar varan bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Cevabı olmayanların ilk refleksi mikrofonları kapatmaktır. Ancak bilinmelidir ki susturulmak istenen her söz, milletin vicdanında daha gür yankılanır.

Demokrasiye inananlar, sorulara hakaretle değil cevapla karşılık verir. Kendine güvenen yöneticiler, eleştiriden korkmaz; hesap vermekten kaçmaz. Ne yazık ki CHP’li Toroslar Belediye Başkanı, kendisine yöneltilen sorulara cevap vermek yerine öfkesine hâkim olamamış, makamının vakarına yakışmayan bir tavır sergilemiştir. Sinirlerine hâkim olamayanların, Toroslarımızın sorunlarına nasıl hâkim olacağı da kamuoyunun takdirindedir.

Belediye başkanlığı makamı; öfkeyle ayağa kalkılan, meclis üyelerinin üzerine yürünülen bir makam değildir. O makam; sabrın, sağduyunun ve devlet ciddiyetinin temsil edildiği yerdir. Makamın ağırlığını taşıyamayanlar, öfkelerinin ağırlığı altında ezilmeye mahkûmdur. Bu zihniyetin Toroslar ilçemize kaybettirecek daha fazla zamanı yoktur.

Buradan açıkça ifade ediyorum:

Toroslarlı hemşerilerimizin oylarıyla seçilen AK Partili Belediye Meclis Üyelerimize yapılan hakaret, tehdit ve saldırı girişimi; aynı zamanda AK Parti Teşkilatımıza ve bizlere güvenen Toroslarlı hemşehrilerimizin iradesine yönelik yapılmıştır.

Hiç kimse AK Parti kadrolarını baskıyla, tehditle veya saldırı girişimleriyle susturabileceğini düşünmesin. Seçilmişlere tahammül edemeyenlerin, demokrasiye tahammül etmesi de beklenemez.

Sayın Başkan, öfkenizi meclis üyelerine değil, Toroslar’ın çözüm bekleyen sorunlarına yöneltin. Toroslar Belediye Meclisinde yaşananları Toroslar halkının vicdanına bırakıyoruz.

Biz AK Parti Teşkilatları olarak asla geri adım atmayacağız. Toroslarımızın hakkını, hukukunu ve milletimizin emanetini sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz. Söz konusu tehdit ve saldırı girişimlerinin sonuna kadar kararlılıkla takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygı ve sorumlulukla duyuruyoruz.

Ferdi ÇOKKESER
AK Parti Toroslar İlçe Başkanı

Devamını Oku

İYİ Parti Mersin’de Aşure Geleneği: DR ALİRIZA ÖZDENİZ ;“Paylaşmanın ve Kardeşliğin Bereketini Yaşadık”

İYİ Parti Mersin’de Aşure Geleneği: DR ALİRIZA ÖZDENİZ ;“Paylaşmanın ve Kardeşliğin Bereketini Yaşadık”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ÖZYAR MERSİN POSTASI
HABER;
MURAT ÖZTORNACI
– İYİ Parti Mersin İl Başkanlığı, Muharrem ayı dolayısıyla geleneksel aşure ikramında bulundu. İl Başkanlığı binasında düzenlenen etkinlikte, dayanışmanın ve birlik beraberliğin önemine vurgu yapıldı.

Etkinliğe ev sahipliği yapan İYİ Parti Mersin İl Başkanı Dr. Ali Rıza Özdeniz, Muharrem ayının bereketine dikkat çekerek, bu özel günlerin toplumsal kardeşlik bağlarını güçlendirdiğini ifade etti.

“Aynı Sofranın Bereketini Paylaştık”
Düzenlenen etkinlikle ilgili açıklamalarda bulunan İl Başkanı Dr. Ali Rıza Özdeniz, şunları söyledi:
“Muharrem ayının manevi atmosferini, paylaşmanın ve kardeşliğin o eşsiz güzelliğini İl Başkanlığımızda kıymetli misafirlerimiz ve komşularımızla birlikte yaşadık. Sevgiyle hazırladığımız aşuremizi ikram ederek, aynı sofranın bereketini paylaşmanın mutluluğuna eriştik. Birlik ve beraberliğimiz daim olsun. Allah kabul etsin.”

Yoğun bir katılımla gerçekleşen etkinlikte, siyasi temsilciler, partililer ve çevre esnafı bir araya gelerek Muharrem ayının getirdiği huzur ortamını paylaştı.

Devamını Oku

Düğün sezonu başladı, mobilyacılar rahat nefes aldı!

Düğün sezonu başladı, mobilyacılar rahat nefes aldı!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yaz ayları ve düğün sezonunun başlamasıyla birlikte mobilya sektöründe beklenen hareketlilik yaşanmaya başladı. Yeni ev kuran çiftlerin alışverişe yönelmesiyle mağazalarda yoğunluk artarken, Mersin Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı Bekir Yücesoy, uzun süren durgunluğun ardından esnafın yeniden umutlandığını söyledi.
Yaz aylarının başlaması ve düğün sezonunun açılmasıyla birlikte mobilya sektöründe uzun süredir yaşanan durgunluk yerini hareketliliğe bıraktı. Yeni ev kurmaya hazırlanan çiftlerin mobilya alışverişine yönelmesi, mağazalarda yoğunluğu artırırken, sektör temsilcileri satışların yeniden canlanmasından memnun olduklarını ifade etti. Bir süredir ekonomik koşullar ve düşük talep nedeniyle zor günler geçiren mobilya esnafı, yaz mevsimiyle birlikte işlerin açılmaya başladığını belirtti. Özellikle yeni evlenecek çiftlerin oturma grubu, yatak odası, yemek odası ve tamamlayıcı ev eşyalarına yönelik alışverişleri, sektöre önemli bir hareketlilik kazandırdı.
Düğün sezonunun başlamasıyla birlikte mobilya mağazalarında müşteri yoğunluğu gözle görülür şekilde arttı. Bütçelerine uygun ürünleri tercih eden çiftler, kampanyaları ve ödeme kolaylıklarını değerlendirerek evlerini kurmaya çalışıyor. Sektör temsilcileri ise yaz aylarının, yılın en yoğun satış dönemlerinden biri olduğuna dikkat çekiyor.
Esnaf Yeniden umutlandı
Mersin Marangozlar ve Mobilyacılar Odası Başkanı Bekir Yücesoy, kış aylarında sektörün durgun bir dönem geçirdiğini belirterek, yaz mevsimiyle birlikte beklenen hareketliliğin başladığını söyledi.
Düğün sezonunun hem üretici hem de satıcı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Yücesoy, artan taleple birlikte esnafın yeniden nefes almaya başladığını ifade etti. Yeni ev kuran çiftlerin alışverişlerinin sektöre canlılık kazandırdığını belirten Yücesoy, yaz aylarında satışların daha da artmasını beklediklerini kaydetti.
Mobilya sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, yaz sezonunun devam etmesiyle birlikte düğün hazırlıkları yapan çiftlerin taleplerinin süreceğini öngörüyor. Esnaf, artan satışların hem üretime hem de istihdama olumlu katkı sağlamasını beklerken, sezonun sektör açısından verimli geçmesini umut ediyor.

Devamını Oku

Mersin Ticaret Borsası’ndan bakliyat uyarısı

Mersin Ticaret Borsası’ndan bakliyat uyarısı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

OECD ve FAO’nun “Tarımsal Görünüm 2026-2035” raporunu değerlendiren Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, Türkiye’nin bakliyatta üretim artışı sağlayamamasının ciddi risk oluşturduğunu belirterek, doğru politikalarla üretimin iki hatta üç katına çıkarılabileceğini söyledi.
Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, OECD ile FAO tarafından hazırlanan “Tarımsal Görünüm 2026-2035” raporunu değerlendirerek, Türkiye’nin bakliyat sektöründe önemli bir yol ayrımında bulunduğunu söyledi. Özdemir, doğru tarım politikalarının hayata geçirilmesi halinde Türkiye’nin bakliyat üretimini iki hatta üç katına çıkarabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.
Dünyada bakliyata olan talebin her geçen yıl arttığına dikkat çeken Özdemir, bitkisel protein açısından stratejik öneme sahip ürünlerde Türkiye’nin üretim artışı sağlayamamasının kaygı verici olduğunu ifade etti.
“Küresel üretim artarken Türkiye yerinde sayıyor”
OECD ve FAO raporuna göre dünya bakliyat üretiminin 2035 yılına kadar yaklaşık yüzde 14 artmasının beklendiğini hatırlatan Özdemir, Türkiye’de ise üretimin yaklaşık 1,3 milyon ton seviyesinde kalacağının öngörüldüğünü belirtti.
Bu tablonun Türkiye açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıdığını dile getiren Özdemir,
“Küresel üretim artarken bizim yerimizde saymamız kabul edilemez. Bu tabloyu değiştirmek zorundayız.”
dedi.
Net ithalatçı olma riski sürüyor
Raporda Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda da bakliyatta net ithalatçı ülke konumunu sürdüreceğine yönelik tahminlerin yer aldığını belirten Özdemir, kişi başına bakliyat tüketiminde de düşüş beklendiğine dikkat çekti.
Bu durumun hem üretim hem de gıda güvenliği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Özdemir, üretimin artırılmasının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi.
“Hindistan örneği Türkiye için yol gösterici”
Hindistan’ın tohum ıslahı, mekanizasyon, sulama yatırımları, araştırma-geliştirme çalışmaları ve üreticiye yönelik destekleme politikaları sayesinde dünya bakliyat üretiminde liderliğe hazırlandığını belirten Özdemir, Türkiye’nin de benzer adımları kararlılıkla atması gerektiğini dile getirdi.
“Benzer politikalar ülkemizde de uygulanırsa üretimimizi iki hatta üç katına çıkarabiliriz.”
diyen Özdemir, atıl durumdaki bakliyat işleme tesislerinin yeniden ekonomiye kazandırılabileceğini ve Türkiye’nin ihracatta çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.
“Bakliyat stratejik bir ürün”
Bakliyatın yalnızca tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda gıda arz güvenliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Özdemir, sürdürülebilir üretim politikalarıyla Türkiye’nin hem iç pazarın hem de küresel pazarlardaki artan talebi karşılayabilecek üretim kapasitesine ulaşabileceğini belirtti.
Özdemir, üretimi teşvik edecek uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesinin hem çiftçiye hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını sözlerine ekledi.

Devamını Oku

Kira krizi göçü başlattı! Binlerce kişi büyükşehirleri terk ediyor

Kira krizi göçü başlattı! Binlerce kişi büyükşehirleri terk ediyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yükselen kira fiyatları, artan yaşam maliyetleri ve şehir yaşamının oluşturduğu yoğun stres, vatandaşları daha ekonomik ve sakin yaşam alanlarına yönlendiriyor. Uzmanlar, büyükşehirlerden küçük ilçe ve beldelere göç eğiliminin güçlendiğine dikkat çekiyor.
Büyükşehirlerde son yıllarda hızla yükselen kira fiyatları ve yaşam maliyetleri, vatandaşların barınma ve geçim yükünü artırırken, birçok kişi için yeni bir yaşam arayışını da beraberinde getiriyor. Özellikle yüksek kira bedelleri ve yoğun şehir yaşamının oluşturduğu stres nedeniyle, daha sakin ve ekonomik yaşam sunan küçük ilçe ve beldelere olan ilgi artıyor.
Emlak sektöründe yaşanan hareketlilik de bu değişimi ortaya koyuyor. Uzmanlar, büyükşehirlerden ayrılan vatandaşların önemli bir bölümünün memleketlerine döndüğünü, bir kısmının ise daha düşük yaşam maliyetine sahip ilçe ve beldeleri tercih ettiğini belirtiyor.
Artan talep, küçük yerleşim yerlerinde nüfus hareketliliğini de beraberinde getiriyor. Daha uygun konut fiyatları, düşük yaşam giderleri ve sakin yaşam ortamı, bu bölgeleri özellikle emekliler, uzaktan çalışanlar ve aileler için cazip hale getiriyor.
Uzmanlara göre, ekonomik koşulların mevcut seyrini sürdürmesi halinde büyükşehirlerden küçük yerleşim yerlerine yönelik göç eğiliminin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor. Bu durumun, şehir merkezlerindeki nüfus yoğunluğunu azaltırken küçük ilçe ve beldelerde ekonomik ve sosyal hareketliliği artırabileceği ifade ediliyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.