DOLAR 45,4167 0.06%
EURO 53,2339 -0.23%
ALTIN 6.845,94-0,50
BITCOIN 3615131-1.4634%
Mersin
20°

HAFİF YAĞMUR

SABAHA KALAN SÜRE

ozyar

ozyar

13 Mayıs 2026 Çarşamba

Hasan Tüzün: “Teknoloji, Hayatı Kolaylaştırdığı Ölçüde Anlamlıdır”

Hasan Tüzün: “Teknoloji, Hayatı Kolaylaştırdığı Ölçüde Anlamlıdır”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tüzün Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Tüzün, Engelliler Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak; yüksek teknolojinin asıl başarısının toplumsal yaşamı kolaylaştırmak olduğunu vurguladı.

Tüzün Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Tüzün, Engelliler Haftası kapsamında yayımladığı mesajda, teknoloji dünyasına önemli bir vizyon hatırlatmasında bulundu. Gelişen teknolojinin yalnızca savunma ve sanayi alanıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Tüzün, “Bilim ve teknoloji herkes için erişilebilir olmalı” dedi.

“Asıl Güç İnsan Hayatına Dokunabilmektir”
Teknolojik gelişmelerin insan hayatını kolaylaştırma amacı taşıması gerektiğini ifade eden Hasan Tüzün, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün teknoloji sayesinde birçok engel aşılabiliyor. Önemli olan bu imkânları engelli vatandaşlarımızın yaşamını kolaylaştıracak şekilde kullanabilmek ve erişilebilir hale getirebilmektir. Bir ülkenin gerçek kalkınması yalnızca teknolojik başarılarla değil, insanına sunduğu yaşam kalitesiyle ölçülür.”

Erişilebilir Bir Gelecek Vurgusu
Engelli bireylerin toplumun üretken ve değerli birer parçası olduğunun altını çizen Tüzün, eğitimden çalışma hayatına kadar her alanda engelli vatandaşların daha aktif yer alabilmesi için teknolojik altyapıların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Tüzün, empati ve dayanışma kültürünün önemine dikkat çekerek; toplumun her kesimini, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştıracak adımlar atmaya ve ortak sorumluluk almaya davet etti.

Mesajının sonunda tüm engelli bireylerin Engelliler Haftası’nı kutlayan Hasan Tüzün, bilimle ve insan odaklı yaklaşımla inşa edilecek “engelsiz bir gelecek” temennisinde bulundu.

Devamını Oku

MESİAD’DAN C-PROT’A TEBRİK VE GURUR MESAJI

MESİAD’DAN C-PROT’A TEBRİK VE GURUR MESAJI
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) olarak, kentimizin teknoloji ve savunma sanayi alanındaki yükselen değeri C-Prot’un, geliştirdiği yerli ve milli siber güvenlik çözümüyle Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde önemli bir projeye imza atmasından büyük gurur duyuyoruz.
MESİAD tarafından düzenlenen “35. Yıl, 14. Yılın İş İnsanları Ödül Töreni” kapsamında “Yenilikçi ve İnovatif Girişim Ödülü”ne layık görülen C-Prot’un bugün ulaştığı bu başarı, verilen ödülün ne denli doğru ve vizyoner bir tercih olduğunun en güçlü göstergelerinden biri olmuştur.
Mersin’de Ar-Ge faaliyetlerini sürdüren C-Prot tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli “Yeni Nesil Antivirüs ve EDR (Uç Nokta Tespit ve Müdahale)” platformu, SAHA Expo 2026 kapsamında Milli Savunma Bakanlığı’na teslim edilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen proje; Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki dışa bağımlılığını azaltma, kritik altyapıları milli çözümlerle koruma ve savunma sanayiinde dijital güvenliği güçlendirme açısından stratejik önem taşımaktadır.
SAHA 2026 kapsamında gerçekleştirilen teslim törenine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Sn.Hüseyin Avşar, MSB Muhabere ve Bilgi Sistem Dairesi Başkanı Tuğgeneral Sn.Mustafa Murat Kabukçu, SSB Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı Sn.MuratÇizgel, HAVELSAN Genel Müdür Yardımcısı Sn.KemalKaptaner ile ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katılım sağladı. Yapılan konuşmalarda, özellikle kritik altyapılar ve savunma sistemlerinde kullanılan siber güvenlik teknolojilerinin yerli olarak geliştirilmesinin stratejik önemi vurgulandı.
S. Bilgehan Üstündağ yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Platformun özellikle veri hassasiyeti yüksek ortamlarda kullanılmak üzere tasarlandığını söyledi. Savunma sanayii başta olmak üzere kritik alanlarda yüksek güvenlik ve operasyonel süreklilik sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Üstündağ, çözümün yerli işletim sistemi Pardus ile uyumlu çalışacak şekilde geliştirilmiş olmasının da yerli teknoloji ekosistemi açısından önemli olduğunu vurguladı.
Savunma sanayiinde geliştirilen sistemlerin giderek daha fazla yazılım tabanlı hale geldiğine dikkat çeken Üstündağ, bu sistemlerin güvenliğinin de kritik önem taşıdığını ifade etti. Üstündağ, “Savunma sistemleri artık büyük ölçüde yazılım tabanlı çalışıyor. Bu sistemleri koruyan siber güvenlik katmanının da yerli olması stratejik bir gereklilik. Geliştirdiğimiz platformun Türkiye’nin kritik altyapılarını kendi teknolojisiyle koruma vizyonuna katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.
SSB Siber Güvenlik ve Bilişim Sistemleri Daire Başkanı Sn. Murat Çizgel, uç nokta güvenliği ve EDR teknolojilerinin günümüz güvenlik mimarisinin en kritik bileşenlerinden biri haline geldiğini ifade ederek, bu seviyede bir teknolojinin Türkiye’de yerli olarak geliştirilmiş olmasının stratejik önem taşıdığını belirtti.
MSB Muhabere ve Bilgi Sistem Dairesi Başkanı Tuğgeneral Sn. Mustafa Murat Kabukçu ise sistemlerdeki zararlı faaliyetlerin artık yerli bir çözüm ile tespit edilip engellenebilecek olmasının önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.
HAVELSAN Genel Müdür Yardımcısı Sn. Kemal Kaptaner de kritik kurumlarda kullanılan siber güvenlik teknolojilerinin yerli çözümlerle güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, savunma ekosisteminde yerli siber güvenlik teknolojilerinin yaygınlaşmasının stratejik değer taşıdığını vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Sn. Hüseyin Avşar ise uç nokta güvenliğinin kritik önemine dikkat çekerek, bu alanda yerli bir çözüm eksikliğinin uzun süredir hissedildiğini ifade etti. Avşar, geliştirilen platformun başta Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı olmak üzere kritik kurumlarda kullanılmaya başlanmasının önemli bir adım olduğunu belirterek, çözümün ülke genelinde yaygınlaştırılması için destek vereceklerini kaydetti.
MESİAD Başkanı Sn.Adnan Gündoğdu yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi:
“Mersin’den doğarak Türkiye ve dünya çapında başarı elde eden C-Prot’un, savunma sanayiinde böylesine kritik bir projeye imza atması hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. MESİAD olarak geçtiğimiz dönemde kendilerine takdim ettiğimiz ‘Yenilikçi ve İnovatif Girişim Ödülü’nün bugün böylesine güçlü bir başarı hikâyesiyle taçlanmasını memnuniyetle takip ediyoruz.
Teknoloji, yazılım ve savunma sanayii; ülkelerin geleceğini belirleyen en stratejik alanların başında gelmektedir. Özellikle siber güvenlik alanında yerli ve milli çözümler geliştirilmesi, ülkemizin bağımsızlığı ve güvenliği açısından son derece değerlidir.
Bu vesileyle, Mersin’den çıkarak Türkiye’nin savunma teknolojilerine katkı sunan değerli iş insanı Sn. S. Bilgehan Üstündağ başta olmak üzere tüm C-Prot ekibini gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Devamını Oku

veysel sarı mazbatasını aldı

veysel sarı mazbatasını aldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin gerçekleştirilen seçimlerinde üyelerinin büyük teveccühü, güçlü desteği ve ortak iradesiyle yeniden başkanlığa seçilen Veysel Sarı, mazbatasını alkışlar eşliğinde teslim aldı.
Akdeniz İlçe Seçim Müdürü Seher Muku tarafından takdim edilen mazbata töreni, birlik ve beraberlik ruhunun en güçlü şekilde hissedildiği anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Yaklaşık 30’a yakın oda başkanının katılım sağladığı törende, Veysel Sarı’ya duyulan güven ve verilen güçlü destek bir kez daha net şekilde gözler önüne serildi.
Esnaf ve sanatkâr camiasının güçlü desteğiyle yeniden göreve layık görülen Başkan Veysel Sarı’nın mazbatasını yoğun alkışlar arasında teslim alması, yeni döneme dair birlik, istikrar ve kararlılık mesajı verdi. Göreve yeniden seçilmesi; hizmet odaklı yönetim anlayışının, esnaf teşkilatında oluşturduğu güven ortamının ve oda başkanlarıyla kurduğu güçlü dayanışmanın önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi.
Mazbata töreninde konuşan Veysel Sarı, kendisine duyulan güven ve destekten dolayı tüm üyelere teşekkür ederek, yeni dönemde de oda başkanlarıyla omuz omuza çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. Esnaf ve sanatkârların sorunlarına çözüm üretmek, Birliği daha güçlü noktalara taşımak ve ortak akılla hizmet etmeyi sürdüreceklerini vurgulayan Sarı, “Birlik ve beraberlik içerisinde, esnafımız için durmadan çalışmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.

Devamını Oku

KENDİ DUVARINI KULLANAMIYOR!

KENDİ DUVARINI KULLANAMIYOR!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin’de esnaf Haluk Sevinmiş, kendisine ait bina duvarını reklam için kiraya vermek istedi ancak Büyükşehir Belediyesi’nden 3 aydır izin alamadı. Belediye meclis kararıyla reklam alanlarının işletme hakkının Büyükşehir İmar A.Ş.’ye devredildiği belirtilirken, Sevinmiş “Kendi duvarımı bile kullanamıyorum” diyerek duruma tepki gösterdi.
Mersin’de bir esnaf, kendisine ait binanın duvarını kiraya verip reklam alanı olarak değerlendirmek istedi ancak yaklaşık 3 aydır Büyükşehir Belediyesi’nden gerekli izni alamadığı için mağduriyet yaşıyor. Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla bina cephelerindeki reklam alanlarının işletme hakkının Mersin Büyükşehir İmar İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye devredilmesi yer alıyor.
Akdeniz ilçesi Kuvaiye Milliye Caddesi üzerinde bulunan binanın sahibi Haluk Sevinmiş, mülkiyeti tamamen kendisine ait olan duvara reklam asmak için Mart ayında başvuruda bulundu. Ancak aradan geçen aylara rağmen başvurusuna net bir yanıt verilmedi.
İddiaya göre, belediye meclis kararı sonrası kent genelindeki bina duvarlarının reklam ve işletme hakları Büyükşehir İmar A.Ş. bünyesine geçti. Bu nedenle Sevinmiş’in kendi mülkü üzerindeki tasarrufu da fiilen engellenmiş oldu.
Yaşadığı duruma tepki gösteren Sevinmiş, “Duvar benim, bina benim ama kullanma hakkı benim değil. Ne reklam asabiliyorum ne de kiraya verebiliyorum. Üstelik aylardır cevap bekliyorum” diyerek yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.
Kentteki birçok mülk sahibini yakından ilgilendiren uygulama, “özel mülkiyet hakkı” tartışmalarını da beraberinde getirdi. Vatandaşlar, kendi taşınmazları üzerindeki reklam alanlarının belediye şirketine devredilmesine tepki gösterirken, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunuyor.
3 aydır sonuç alamayan mülk sahibi şu soruyu soruyor: “İnsan kendi duvarını kullanmak için daha ne kadar bekleyecek?”

Devamını Oku

YENİ NESİL REKABET: ŞİRKETLER DİJİTAL EKOSİSTEMLERDE NASIL KONUMLANMALI?

YENİ NESİL REKABET: ŞİRKETLER DİJİTAL EKOSİSTEMLERDE NASIL KONUMLANMALI?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte rekabetin doğası köklü bir dönüşüm geçiriyor. Artık şirketler yalnızca kendi ürün ve hizmetleriyle değil; içinde yer aldıkları, yönettikleri ve katkı sağladıkları dijital ekosistemlerle rekabet ediyor. Platform ekonomileri, veri paylaşımı, iş birlikleri ve entegre çözümler, yeni nesil rekabetin temel yapı taşlarını oluşturuyor.
ME Consultancy Kurucusu Murat Erdör’e göre, bu yeni düzende rekabet avantajı elde etmek, tek başına güçlü olmaktan değil; doğru ekosistemin parçası olmaktan geçiyor. Erdör, şirketlerin sürdürülebilir büyüme için “bağlantılı değer üretme” yaklaşımını benimsemesi gerektiğini vurguluyor.
REKABETTEN EKOSİSTEMLERE: OYUNUN KURALLARI DEĞİŞİYOR
Geleneksel rekabet anlayışında şirketler kendi sınırları içinde değer üretirken, dijital çağda bu sınırlar giderek ortadan kalkıyor. Tedarikçiler, iş ortakları, teknoloji sağlayıcılar ve hatta müşteriler, artık pasif konumdan çıkıp değer üretim sürecinin aktif paydaşları haline geliyor.
Bu dönüşüm, lineer değer zincirlerinden çok katmanlı ve etkileşimli değer ağlarına geçiş anlamına geliyor. Şirketler artık yalnızca kendi performanslarıyla değil; içinde bulundukları ağın toplam verimliliğiyle değerlendiriliyor. Bu da organizasyonların stratejik bakış açısını genişletmesini ve “ben” odaklı yapıdan “biz” odaklı modele geçmesini zorunlu kılıyor.
Erdör bu dönüşümü şu sözlerle özetliyor: “Artık rekabet, şirketler arasında değil; ekosistemler arasında yaşanıyor. Oyunu kazananlar ise en güçlü ağı kuranlar olacak.”
PLATFORM EKONOMİSİ VE DEĞER ORTAKLIĞI
Dijital ekosistemlerin merkezinde platformlar yer alıyor. Bu platformlar yalnızca teknolojik altyapılar değil; aynı zamanda çok taraflı pazar yerleri, veri merkezleri ve etkileşim alanlarıdır.
Başarılı platformlar, kullanıcılar, üreticiler ve iş ortakları arasında sürekli bir değer döngüsü oluşturur. Bu döngü ne kadar güçlü ve sürdürülebilir olursa, platformun yarattığı etki de o kadar büyür.
ŞİRKETLER AÇISINDAN KRİTİK SORU ŞUDUR: “PLATFORMUN NERESİNDEYİM?”
Kendi platformunu kuran lider şirketler oyunun kurallarını belirlerken; doğru platformlarda doğru rolü üstlenen şirketler de önemli rekabet avantajı elde edebilir. Bu noktada stratejik konumlanma, teknolojik yatırımdan daha belirleyici hale geliyor.
VERİ: EKOSİSTEMİN ORTAK DİLİ
Dijital ekosistemlerde tüm etkileşimin temelinde veri yer alır. Kullanıcı davranışlarından operasyonel süreçlere kadar her adım, veriyle ölçülür, analiz edilir ve optimize edilir.
Ancak veri tek başına değer yaratmaz. Asıl farkı yaratan; verinin doğru bağlamda yorumlanması, içgörüye dönüştürülmesi ve aksiyona çevrilmesidir. Bu nedenle şirketlerin yalnızca veri toplama kapasitesine değil, veri okuryazarlığına ve analitik yetkinliklerine yatırım yapması gerekiyor. Aynı zamanda veri paylaşımı, ekosistem içindeki iş birliklerinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir unsur. Şeffaf, güvenli ve etik veri kullanımı, şirketlerin uzun vadeli konumunu doğrudan etkiliyor.
İŞ BİRLİĞİ KÜLTÜRÜ: YENİ REKABETİN ANAHTARI
Dijital ekosistemlerde rekabet ve iş birliği kavramları iç içe geçmiş durumda. Şirketler bir yandan rekabet ederken, diğer yandan aynı ekosistem içinde birlikte değer üretmek zorunda kalıyor.
Bu durum, “coopetition” (iş birliği içinde rekabet) olarak tanımlanan yeni bir iş yapış biçimini ortaya çıkarıyor. Başarılı şirketler, bu dengeyi doğru kurabilen ve farklı paydaşlarla güven temelli ilişkiler geliştirebilen organizasyonlar oluyor.
Kurum içi kültür de bu dönüşümden doğrudan etkileniyor. Açık iletişim, ortak hedefler, esneklik ve güven; iş birliğini mümkün kılan temel unsurlar arasında yer alıyor.
ÇEVİKLİK VE STRATEJİK KONUMLANMA
Dijital ekosistemler statik değil; sürekli evrilen ve yeniden şekillenen yapılardır. Bu nedenle şirketlerin uzun vadeli, katı stratejiler yerine; modüler, test edilebilir ve hızlı güncellenebilir stratejik yaklaşımlar benimsemesi gerekiyor. Çevik organizasyonlar, yalnızca değişime uyum sağlamakla kalmaz; aynı zamanda değişimi fırsata çevirebilir. Yeni teknolojilerin, iş modellerinin ve pazar dinamiklerinin hızla ortaya çıktığı bu ortamda, erken aksiyon almak kritik bir rekabet avantajı yaratır. Erdör’e göre, “Strateji artık sabit bir yol haritası değil; sürekli güncellenen bir navigasyon sistemi gibi ele alınmalı.”
GÜVEN VE ŞEFFAFLIK: EKOSİSTEMLERİN TEMELİ
Dijital ekosistemlerin sürdürülebilirliği büyük ölçüde güvene dayanır. Farklı paydaşların bir arada değer ürettiği bu yapılarda, güvenin zedelenmesi tüm ekosistemi etkileyebilir.
Veri güvenliği, şeffaf iletişim ve etik yaklaşım, yalnızca yasal bir zorunluluk değil; aynı zamanda rekabet avantajı yaratan unsurlar haline gelmiştir. Kullanıcıların ve iş ortaklarının güvenini kazanamayan şirketlerin, ekosistem içinde kalıcı bir yer edinmesi giderek zorlaşıyor.
Erdör’e göre, “Dijital ekosistemlerde yer almak sadece teknik bir mesele değil; aynı zamanda bir güven meselesi. Şirketler ne kadar şeffaf ve güvenilir olursa, ekosistem içinde o kadar güçlü bir konum elde eder.”
YENİ REKABETİN KAZANANLARI: BAĞLANTI KURABİLENLER
Yeni nesil rekabet ortamında başarı; yalnızca iyi ürün ya da hizmet sunmakla sınırlı değil. Aynı zamanda doğru iş ortaklarıyla, doğru platformlarda ve doğru stratejilerle konumlanmayı gerektiriyor.
Bağlantı kurabilen, iş birliklerini yönetebilen ve ekosistem içinde değer yaratabilen şirketler; ölçek, hız ve etki açısından rakiplerinin önüne geçiyor.
Murat Erdör, bu dönüşümü şu sözlerle değerlendiriyor: “Geleceğin kazananları, en güçlü olanlar değil; en iyi bağlantı kuranlar olacak. Dijital ekosistemlerde yer almak bir tercih değil, zorunluluk haline geldi.”

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.