25 Mart 2026 Çarşamba
Mersin siyaset gündemi, CHP Meclis Üyesi İmam Doğan’ın kardeşi İrfan Doğan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı iddialı açıklamalarla hareketlendi. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit hakkında suç duyurusunda bulunacağını ilan eden Doğan, belirtilen saatte adliyeye gelmedi.
İddialar Havada Kaldı
İrfan Doğan, sabah saatlerinde yaptığı paylaşımlarda her iki belediye başkanı hakkında ağır ithamlarda bulunarak hukuk yoluna başvuracağını belirtmişti. Basın mensuplarının ve konuyu takip eden çevrelerin adliye önündeki bekleyişine rağmen, Doğan’ın suç duyurusu dilekçesini vermeye gelmemesi dikkat çekti.
Sessizliğini Koruyor
Doğan’ın neden adliyeye gelmediği ve suç duyurusundan vazgeçip geçmediği henüz netlik kazanmadı. Konuyla ilgili her iki belediye başkanlığından da resmi bir açıklama yapılmazken, kamuoyu İrfan Doğan’ın bir sonraki adımının ne olacağını merakla bekliyor.
Borçlarını kapatmalarına rağmen krediye ulaşamayan esnaf, sicil affı talebini yineledi: “Kara liste ticareti kilitliyor”
Esnaf, SGK ve vergi borçları nedeniyle bozulan kredi sicilinin temizlenmesini ve finansmana erişimin önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyor. Artan maliyetler ve daralan nakit akışı karşısında ayakta kalmaya çalışan küçük işletmeler, geçmiş borç kayıtlarının bankalar nezdinde hâlâ karşılarına engel olarak çıktığını belirtiyor.
Krediye ulaşamayan esnaf, işlerini sürdüremez hale geldiklerini ifade ederek, yeni bir sicil affı düzenlemesinin kaçınılmaz olduğunu dile getiriyor.
“Kara liste esnafı boğuyor”
Mersin Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Veysel Sarı, esnafın yaşadığı finansman sorununa dikkat çekerek, mevcut durumun ticaret hayatını olumsuz etkilediğini söyledi.
Sarı,
“Bugün birçok esnafımız borcunu kapatmış olmasına rağmen bankalar nezdinde hâlâ riskli görünüyor. Bu durum ticaretin önünü tıkıyor ve piyasanın canlanmasını engelliyor. Sicil affı gelmezse binlerce esnaf kepenk indirecek”
ifadelerini kullandı.
“Sicil affı artık ertelenemez”
Sicil affının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Sarı, esnafın üretim ve istihdam sağlamak istediğini ancak finansmana erişemediği için ciddi bir darboğaz yaşadığını belirtti.
Sarı,
“Esnaf üretmek, istihdam sağlamak istiyor ancak finansmana erişemediği için ciddi bir darboğaz yaşıyor. Kapsamlı bir sicil affı ile esnaf yeniden nefes alacak, piyasalar da hareketlenecektir”
,
Mersin’in sevilen simalarından Hasan Arslan, Sarıibrahimli Mahallesi’nin manevi rehberi İsmail Çuvak hocayı ağırladı. Arslan, “Gönül dünyamıza dokunan kıymetli insanlarla bir araya gelmek büyük bir nimettir” diyerek vefanın önemine dikkat çekti.
MERSİNPOSTASI
HABER;
MURAT ÖZTORNACI – Toplumsal birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde yaşandı. Bölgenin tanınan isimlerinden Hasan Arslan, Sarıibrahimli Mahallesi Hz. Ömer Camii İmamı İsmail Çuvak’ı misafir ederek, mahalle kültürünün ve manevi bağların gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.
“Her Cuma Saf Tuttuğumuz Hocamızın Ziyareti Bizim İçin Kıymetlidir”
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Hasan Arslan, İsmail Çuvak hocanın hem ilmiyle hem de samimiyetiyle gönüllerde taht kurduğunu vurguladı. Arslan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Her cuma arkasında saf tuttuğumuz, sadece cami kürsüsünde değil, hayatın her alanında samimiyetiyle bizlere örnek olan kıymetli hocamızın bu nazik ziyareti bizler için ayrı bir kıymet taşıdı. Kendisini ağırlamaktan büyük onur duydum.”
Anlamlı Hediye, Güçlü Birlik Mesajı
Ziyaret esnasında İsmail Çuvak hocanın takdim ettiği anlamlı hediye için de teşekkürlerini sunan Hasan Arslan, bu tür buluşmaların kardeşlik iklimini pekiştirdiğini belirtti. Arslan, açıklamasını “Rabbim birliğimizi ve beraberliğimizi daim eylesin” duasıyla tamamladı.
Samimi bir sohbet ortamında gerçekleşen buluşma, yerel dinamiklerin ve manevi değerlerin bir araya gelmesinin toplum üzerindeki birleştirici gücünü bir kez daha kanıtlamış oldu.

Saatler ileri alınacak mı, Türkiye’de saatler değişecek mi? 2026 yaz saati uygulamasıyla ilgili merak edilen tüm detaylar ve Avrupa ile farklar netleşti!
Bahar aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye’de yaz saati uygulamasına ilişkin sorular yeniden gündeme geldi. Özellikle Mart ayının sonlarına doğru “Saatler ileri alınacak mı?” sorusu kamuoyunda en çok araştırılan konular arasında yer aldı. Avrupa ülkelerinde yaz saati uygulamasına geçiş hazırlıkları sürerken, Türkiye’deki mevcut durum da merak ediliyor.
Türkiye’de Saatler Değişecek Mi?
Türkiye, 2016 yılında alınan kararla yaz saati uygulamasını kalıcı hale getirdi. Bu kapsamda saatler artık yıl boyunca sabit tutuluyor ve herhangi bir ileri ya da geri alma işlemi yapılmıyor.
Bu nedenle 2026 yılında da Türkiye’de saatler ileri alınmayacak. Ülke genelinde mevcut saat uygulaması devam edecek ve yaz saati değişikliği yapılmayacak.
Avrupa’da Yaz Saati Ne Zaman Başlıyor?
Avrupa ülkelerinde ise yaz saati uygulaması her yıl olduğu gibi devam ediyor. 2026 yılında Avrupa’da yaz saati uygulaması Mart ayının son pazar günü, yani 29 Mart 2026 tarihinde başlayacak. Bu tarihte saatler bir saat ileri alınacak.
Avrupa’da uygulanan bu sistemin temel amacı enerji tasarrufu sağlamak ve gün ışığından daha fazla yararlanmak olarak öne çıkıyor.
Yaz Saati Uygulaması Neden Yapılıyor?
Yaz saati uygulaması, gün ışığından daha uzun süre faydalanmayı hedefliyor. İlkbahar ekinoksunun ardından günlerin uzamasıyla birlikte birçok ülke saatlerini ileri alarak akşam saatlerinde daha fazla aydınlık süreden yararlanmayı amaçlıyor.
Türkiye’de ise kalıcı yaz saati uygulamasıyla bu hedefin yıl boyunca sağlandığı belirtiliyor.
Hangi Ülkelerde Uygulanıyor?
Yaz saati uygulaması başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok bölgede sürdürülüyor. Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümü her yıl Mart ayında saatleri ileri alırken, bazı ülkelerde ise bu uygulama tartışma konusu olmaya devam ediyor.


Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), sosyal medya hesapları üzerinden yayımladığı “Mersin Bitkisi” başlıklı video ile kentin adını taşıyan ve köklü bir geçmişe sahip olan mersin bitkisini gündeme taşıdı. Paylaşımda, bitkinin tarihsel ve kültürel yolculuğuna dikkat çekilerek, Mersin’in bilinmeyen yönlerine vurgu yapıldı.
Alınan bilgilere göre mersin bitkisi, binlerce yıldır farklı medeniyetler tarafından kutsal kabul edildi. Antik dönemlerde mitolojik anlatıların bir parçası olan bitkinin, özellikle Afrodit ve Venüs ile ilişkilendirildiği ifade edildi. Bu yönüyle mersin, yalnızca bir bitki olmanın ötesinde, aşk ve güzellik sembolü olarak da anıldı. Antik Yunan’da zaferin simgesi olarak çelenklerde kullanılan mersin bitkisi, Roma döneminde ise kutsal törenlerin vazgeçilmez unsurları arasında yer aldı. Tarih boyunca farklı anlamlar yüklenen bu bitki, kimi zaman dua ve ritüellerde kullanılırken kimi zaman da şifa arayışlarının bir parçası oldu. Ayrıca geçmişte mersin dallarının mezarlara bırakıldığı ve ölülerin huzur bulması için sembolik anlamlar taşıdığı da videoda aktarılan bilgiler arasında yer aldı. Paylaşımda dikkat çeken bir diğer nokta ise kentin adıyla bitki arasındaki bağ oldu. Bazı görüşlere göre “Mersin” adının da bu bitkiden geldiği ifade edilirken, bu bağın kentin kültürel kimliğinde önemli bir yer tuttuğu vurgulandı.
Günümüzde de varlığını sürdüren mersin bitkisi, kendine özgü kokusuyla geçmişten bugüne uzanan bir hatıra olarak yaşamaya devam ediyor. MTSO’nun paylaşımı, kentin doğal ve kültürel değerlerinin yeniden hatırlatılması açısından dikkat çekti.


