29 Nisan 2026 Çarşamba
Dünyanın en prestijli kumsallarından biri olan Silifke’deki Tisan Koyu, hem karadan yükselen beton blokların hem de kıyıdaki kirliliğin kıskacında. Binlerce yıllık antik tersanelerin yanı başında yükselen villa inşaatları yamaçları yutarken, bakımsız kalan sahil adeta bir çöplüğü andırıyor.
Bir zamanlar turkuaz denizi ve bakir doğasıyla “Akdeniz’in saklı cenneti” olarak anılan Tisan Koyu, tarihinin en büyük çevre felaketiyle karşı karşıya. Çevrecilerin tüm itirazlarına ve uzmanların uyarılarına rağmen durdurulamayan devasa yapılaşma, yarımadanın binlerce yıllık arkeolojik ve ekolojik dokusunu geri dönülemez bir yıkıma sürüklüyor.
Tarihin üzerine beton dökülüyor: 1079 villa, 1 otel
Tisan’ın antik çağda Akdeniz’in en büyük tersanelerine ev sahipliği yapan batı yarımadası, bugün dev bir şantiyeye dönüşmüş durumda. Arkeolojik sit alanlarının hemen kıyısında, yaklaşık 161 bin metrekarelik devasa bir alanda yükselen proje;
• 1.079 adet villa,
• 12 dükkan,
• 124 odalı lüks bir oteli kapsıyor.
Başlangıç maliyeti 480 milyon lira olarak öngörülen inşaatın baş döndürücü hızı, bölgenin doğal silüetini korumak isteyen vatandaşları dehşete düşürüyor.
Cennetten çöplüğe: Kıyıda kirlilik alarmı
Tisan’daki yıkım sadece betonlaşmayla sınırlı değil. Karada dev iş makineleri yamaçları tıraşlarken, koyun pırıl pırıl kumsalı da ilgisizliğe mahkûm edildi. Bir zamanlar cam gibi deniziyle büyüleyen kıyı şeridi, şimdilerde biriken atıklar nedeniyle çöplük yuvasına dönmüş vaziyette. Ziyaretçilerin ve doğaseverlerin gözbebeği olan koydaki bu kirlilik, deniz yaşamını ve bölgenin turizm geleceğini de doğrudan tehdit ediyor.
“Hem denizden hem karadan kuşatma”
Çevreci kuruluşlar, Tisan’ın çok boyutlu bir kuşatma altında olduğunu vurguluyor. Karadaki yoğun yapılaşma baskısının yeraltı su yataklarına ve kıyı ekolojisine telafisi güç zararlar verdiğini belirten uzmanlar, denetimlerin bir an önce sıkılaştırılması gerektiğini ifade ediyor. “Beton deryasına” dönen yamaçlar ve kirlilikle boğuşan sahil, bu eşsiz doğa harikasının sadece belirli bir kesimin lüks konutu haline gelmesi riskini de beraberinde getiriyor. Tisan’ın çığlığı yükselirken, kamuoyu bu “cennetin” daha fazla talan edilmemesi için yetkilileri göreve çağırıyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milyonlarca emeklinin beklediği bayram ikramiyesi artışı tartışmalarına son noktayı koydu. Bakan Işıkhan, Kurban Bayramı ikramiyesinin de yine 4 bin lira olarak ödeneceğini duyurdu.
________________________________________
Emeklilerin bayram öncesi ek zam ve ikramiye artışı beklentisi, hükümet kanadından gelen son açıklama ile karşılık bulmadı. AK Parti grup toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ikramiye tutarının sabit kaldığını teyit etti.
“Ramazan Bayramı tutarı neyse o”
Bakan Işıkhan’a yöneltilen “İkramiyede bir artış olacak mı?” sorusuna net bir yanıt geldi. Işıkhan, “Hayır, yine aynı Ramazan Bayramı’nda verdiğimiz tutarı Kurban Bayramı’nda da emeklilere vereceğiz,” diyerek tutarın 4 bin lira olarak hesaplara yatacağını açıkladı. İkramiyelerin ödeme takvimiyle ilgili de konuşan Bakan, emeklilerin mağdur olmaması adına paranın hesaplara erken yatması için SGK ile koordineli bir çalışma yürüttüklerini belirtti.
Bütçe dengeleri ve OVP vurgusu
Emekli ikramiyelerinde artış yapılmaması, akıllara AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in geçtiğimiz Mart ayında yaptığı açıklamaları getirdi. Güler, Orta Vadeli Program (OVP) hedeflerine ve bütçe disiplinine dikkat çekerek, mevcut kaynakların sınırlı olduğunu ve bütçe dengeleri nedeniyle emekli aylıklarında istenilen düzeyde bir artış için kaynak bulunamadığını ifade etmişti.
Emekli maaşlarındaki zam tablosu
Yılbaşında yapılan düzenlemelerle;
• Memur emeklisine %18,60,
• SSK ve Bağ-Kur emeklisine ise %12,19 oranında zam yapılmıştı.
Ancak düşük kök aylıklar nedeniyle milyonlarca emekli bu zamlardan tam olarak yararlanamamış, bunun üzerine en düşük emekli aylığı 16 bin 881 liradan 20 bin liraya tamamlanmıştı. Hayat pahalılığı karşısında ikramiye artışı bekleyen emekliler, Kurban Bayramı’nı da geçtiğimiz bayramdaki tutarla karşılayacak.
Takvim netleşiyor
Bakanlık, ikramiyelerin bayramdan önce hesaplara geçmesi için hazırlıklarını sürdürüyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından, hangi grubun hangi gün ödeme alacağı kamuoyuna duyurulacak.
Mersin’in ekonomi dünyasının çatı kuruluşu MESİAD, kentin sanayi ve teknoloji vizyonuna öncülük etmeye devam ediyor. DASSAD ve MTSO iş birliğiyle düzenlenen Bahar Etkinliği’nde konuşan Başkan Adnan Gündoğdu, Mersin’in savunma sanayi ve yüksek teknolojideki stratejik önemine dikkat çekti.
ÖZYAR MERSİN POSTASI
HABER ;MURAT ÖZTORNACI
– Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Gündoğdu, Mersin Üniversitesi Teknopark ev sahipliğinde gerçekleştirilen “2026 Teknoloji & İş Dünyası Bahar Etkinliği”ne damga vurdu. Kent protokolü ve sektör temsilcilerinin yoğun katılım gösterdiği programda Gündoğdu, Mersin’in üretim gücünü teknolojiyle taçlandırması gerektiğini vurguladı.
“Savunma Sanayinde Mersin İmzası”
Etkinlikte söz alan Başkan Gündoğdu, Mersin’in sadece lojistik ve tarım kenti olmadığını, savunma sanayinde de bölgesel bir güç haline geldiğini belirtti. DASSAD (Deniz Araçları ve Savunma Sanayicileri Derneği) ile kurulan güçlü bağların altını çizen Gündoğdu, şu ifadeleri kullandı:
“Mersin, üretim potansiyeli ve stratejik konumuyla Türkiye’nin savunma sanayi hamlesinde kritik bir oyuncu konumundadır. MESİAD olarak, sanayicilerimizin teknolojik dönüşüm süreçlerini desteklemeye ve yerli üretimin gücünü dünyaya duyurmaya kararlıyız.”
Vefa ve Başarı Bir Arada
Başkan Gündoğdu, etkinlik kapsamında MTSO 9. Komite bünyesinde 25 yılını dolduran köklü firmalara plaketlerini takdim ederek, yerel kalkınmaya emek veren iş dünyası temsilcilerine teşekkür etti. Ayrıca DASSAD bünyesine katılan yeni üyelere beratlarını teslim eden Gündoğdu, “Birlikte güçlüyüz” mesajı verdi.
Teknopark’ta Sinerji Rüzgarı
MESİAD Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Doğan ve dernek üyelerinin de hazır bulunduğu etkinlikte, Mersin Teknopark’ın sunduğu inovatif çözümler yerinde incelendi. Başkan Gündoğdu, teknoloji ve sanayi iş birliğinin kentin istihdam gücüne doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, bu tür organizasyonların Mersin’in 2026 vizyonu için itici bir güç olduğunu dile getirdi.


Mersin Ekonomi Platformu’nda (MEP) Hakan Kayacı dönemi vizyoner projelerle başladı. “2026 Teknoloji & İş Dünyası Bahar Etkinliği”ne katılan Kayacı, kentin lojistik ve teknolojik altyapısına dair yaptığı açıklamalarla Mersin iş dünyasına güven aşıladı.
MERSİN – Mersin’in en güçlü çatı kuruluşlarından biri olan Mersin Ekonomi Platformu’nun (MEP) yeni dönem başkanı Hakan Kayacı, iş dünyasının bir araya geldiği Teknoloji Bahar Etkinliği’nde kentin geleceğine dair kritik mesajlar verdi. Aynı zamanda DASSAD (Deniz Araçları ve Savunma Sanayicileri Derneği) Başkanı olan Kayacı, Mersin’in bölgesel bir savunma ve teknoloji üssü olma yolundaki kararlılığını vurguladı.
“Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu ile Çile Bitiyor”
Başkan Hakan Kayacı, etkinlikte yaptığı konuşmada Mersin’in kanayan yarası olan ulaşım sorununa da değindi. Çeşmeli-Kızkalesi otoyol projesinin 2026 yılı sonunda tamamlanacağı müjdesini hatırlatan Kayacı, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Mersin artık kabuğunu kırıyor. Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu’nun tamamlanması sadece ulaşımı rahatlatmakla kalmayacak; turizmden sanayiye, Gaziantep’ten Hatay’a kadar tüm bölge ekonomisini şaha kaldıracaktır. Mersin, Doğu Akdeniz’in parlayan yıldızı olma vizyonuna her geçen gün bir adım daha yaklaşıyor.”
Savunma Sanayi ve Teknoloji Entegrasyonu
Mersin Üniversitesi Teknopark’taki buluşmada, sanayinin dijitalleşmesi gerektiğini belirten Kayacı, DASSAD bünyesinde yürütülen savunma sanayi çalışmalarının Mersin’in üretim kapasitesini nitelikli bir boyuta taşıdığını ifade etti. MEP Dönem Başkanı olarak tüm bileşenlerle uyum içinde çalışacaklarını kaydeden Kayacı, kent dinamiklerinin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin başarıyı getireceğini söyledi.
Mersin İş Dünyasından Tam Destek
Etkinlik boyunca iş insanlarıyla yakından ilgilenen Hakan Kayacı, MTSO 9. Komite’de 25 yılını dolduran firmaların onurlandırıldığı törende de yer aldı. Kayacı, köklü firmaların tecrübesi ile genç girişimcilerin teknoloji merakını birleştirmeyi hedeflediklerini belirterek, Mersin Ekonomi Platformu’nun yeni dönemde daha aktif bir rol üstleneceğinin sinyallerini verdi.
#MEP #HakanKayacı #MersinEkonomiPlatformu #DASSAD #MersinYatırımları #İşDünyasıHaberleri
Mersin Ekonomi Platformu ve projeleri hakkında bilgilendirici video
Bu video, MEP Başkanı Hakan Kayacı’nın Mersin’in ulaşım ve ekonomi projelerine dair vizyonunu bizzat dile getirdiği güncel değerlendirmeleri içermektedir.

Dolmuş ücretlerine gelen zammın ardından Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin toplu taşıma ücretlerine yaptığı son zamla birlikte, şehir içi ulaşım maliyetleri vatandaşın belini büktü. Sivil binişlerin 36 TL’ye dayanmasıyla “otobüse binmek artık daha pahalı” dedirten yeni tarife, özellikle öğrenci bütçesinde ağır yaralar açtı.
Artan akaryakıt maliyetleri ve ekonomik şartlar, Mersin’de toplu taşımayı halkın ulaşılabilir tercihi olmaktan uzaklaştırıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin açıkladığı yeni fiyat tarifesiyle birlikte, her gün işine veya okuluna gitmek için otobüsü tercih eden vatandaşlar, her binişte artık çok daha yüksek rakamlarla karşılaşıyor.
Sivil biniş 36 TL: Yüzde 20 zam
Gelen son zamla birlikte, Mersinlilerin günlük ulaşım harcamaları katlandı. Daha önce 30 TL olan sivil biniş ücreti, %20 oranındaki artışla 36 TL’ye yükseltildi. Günde iki kez otobüs kullanan bir sivil vatandaşın sadece ulaşım için ayda ayırması gereken bütçe, yan masraflar hariç 2 bin TL barajını zorlamaya başladı.
En ağır darbe öğrenciye: Abonman yüzde 50 zamlandı
Ulaşımın en büyük mağduru ise her zaman olduğu gibi öğrenciler oldu. Öğrenci biniş ücretleri 15 TL‘den 20 TL‘ye çıkarken, asıl şok abonman ücretlerinde yaşandı. Ulaşımın en ekonomik yolu olarak görülen öğrenci abonman paketlerine tam %50 oranında zam yapıldı.
Eski Abonman: 600 TL
Yeni Abonman: 900 TL
Abonman tek biniş ücretinin 10 TL‘den 15 TL‘ye çıkmasıyla birlikte, öğrencilerin aylık ulaşım faturasına eklenen 300 TL’lik fark, “eğitim bütçesinden ulaşıma transfer” olarak yorumlandı.
Vatandaşın “ulaşım” derdi büyüyor
“Otobüse binmenin bile lüks hale geldiği” Mersin’de, vatandaşlar bu zamların ardından bütçelerini yeniden dengelemek zorunda kalacak. Şehir içi ulaşımın her geçen gün daha maliyetli bir hal alması, özellikle dar gelirli kesim ve öğrenciler için Mersin sokaklarını artık çok daha pahalı kılıyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.