11 Şubat 2026 Çarşamba
Bölge ulaşımı ve ekonomisi açısından kritik öneme sahip hızlı tren hattı ilk olarak 2024 yılı için vaat edilmiş, ardından 2026 hedefi açıklanmıştı. Ancak sahadaki yavaş ilerleme, yüklenici firmalarla yaşanan sorunlar ve artan maliyetler nedeniyle proje yine ertelendi.
Orhan Sümer, daha önce yaptığı açıklamalarda inşaat alanlarında ilerlemenin yetersiz olduğunu, verilen tarihlerle sahadaki gerçeklerin örtüşmediğini dile getirmişti.
“Milyarlar Harcanıyor, Vatandaş Bekliyor”
Projedeki gecikmenin sadece zaman kaybı olmadığını vurgulayan Sümer, her ertelemenin kamu bütçesine ek yük getirdiğine dikkat çekti. Artan inşaat maliyetleri, döviz kuru ve enflasyon nedeniyle proje bütçesinin büyüdüğünü belirten Sümer, “Plansızlık yüzünden milletin parası heba ediliyor” ifadelerini kullandı.
Sümer, açıklanan 2028 tarihinin bile kesin olmadığına işaret ederek, bu anlayışla devam edilmesi halinde yeni gecikmelerin yaşanabileceğini söyledi.
AK Parti Toroslar İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser, Mersin Aile Platformu heyetini ağırladı. Ziyarette aile yapısının korunması ve toplumsal projeler üzerine önemli mesajlar verildi.
ÖZYAR MERSİN POSTASI
HABER; MURAT ÖZTORNACI
– AK Parti Toroslar İlçe Başkanlığı, şehrin önemli sivil toplum kuruluşlarını ağırlamaya devam ediyor. Mersin Aile Platformu Başkanı Sait Yılmaz ve yönetim kurulu üyeleri, AK Parti Toroslar İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser’i makamında ziyaret etti.
“İstişare Kültürüyle Hareket Ediyoruz”
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser, Toroslar’da sadece siyasi değil, sosyal odaklı bir yönetim anlayışı benimsediklerini vurguladı. Sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine büyük önem verdiklerini belirten Çokkeser, şu ifadeleri kullandı:
“Mersin Aile Platformu’nun şehrimizdeki aile yapısını korumaya ve güçlendirmeye yönelik çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Toplumun en küçük ama en güçlü birimi olan aile, bizim en kutsal kalemizdir. Sayın Sait Yılmaz ve yönetimiyle bu değerler üzerine verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür ediyorum.”
Sait Yılmaz’dan Başkan Çokkeser’e Teşekkür
Mersin Aile Platformu Başkanı Sait Yılmaz ise Başkan Ferdi Çokkeser’e misafirperverliği ve toplumsal konulara olan duyarlılığı için teşekkür ederek, platformun yürüttüğü projeler hakkında bilgi paylaştı. Görüşme, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

İYİ Parti Mezitli İlçe Başkanı Bedriye Kaya Ergetir, Atatürk Mahallesi’nde adeta bir halk çıkarması yaptı. Vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılanan Ergetir, iktidara sert yüklendi: “Sizin masallarınız karnı aç olan vatandaşın sofrasında karşılık bulmuyor!”
MERSİN – İYİ Parti Mezitli İlçe Başkanı Bedriye Kaya Ergetir, saha çalışmalarındaki hızıyla ve halkın sorunlarına olan hâkimiyetiyle Mezitli siyasetine damga vurmaya devam ediyor. Son olarak Atatürk Mahallesi Çarşamba Pazarı’nda esnaf ve vatandaşla buluşan Ergetir, pazarın ve mutfağın gerçeklerini çarpıcı sözlerle dile getirdi.
Ergetir: “Vatandaşın Sabrı Taştı, Hesabı Elbete sandıkta Soracaklar”
Pazar tezgahlarını tek tek gezen ve vatandaşların dertlerini dinleyen Başkan Ergetir, saha gözlemlerini sert bir dille aktardı. Ekonomik tablonun bir “insanlık sınavına” dönüştüğünü belirten Ergetir:
“Bugün burada sadece bir pazar ziyareti yapmıyoruz, halkımızın feryadını yerinde duyuyoruz. Ramazan kapıda ama vatandaşımız evine temel ihtiyaçlarını bile taneyle götürüyor. Yetkililer fildişi kulelerinden ‘Türkiye Yüzyılı’ masalları anlatadursun; Mezitli halkı gerçeği bizzat cebinde ve sofrasında yaşıyor. Kimse bu halkı saf yerine koymasın, bugünlerin hesabı elbet sorulacak!” dedi.
Sahada Bedriye Kaya Ergetir Rüzgarı
Selamlarını ileten ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Burhanettin Kocamaz’ın destekleriyle hazırlanan imsakiyeleri bizzat takdim eden Ergetir, sahada kurduğu samimi diyaloglarla dikkat çekti.
“Sadece Seçim Zamanı Değil, Her Zaman Yanlarındayız”
Çalışma arkadaşlarına teşekkür eden Başkan Ergetir, İYİ Parti Mezitli teşkilatının seçim odaklı değil, her daim vatandaşın yanında olduğunu vurguladı. Pazarcı esnafının “Maliyetler belimizi büküyor” serzenişine, “Biz sizin sesiniz olmak için buradayız ve bu karanlık tabloyu birlikte değiştireceğiz” diyerek moral verdi.
Pazar ziyareti, vatandaşların Ergetir ve ekibine yönelik alkışları ve destek sözleriyle sona erdi.
ÖZYAR MERSİN POSTASI
HABER ;MURAT ÖZTORNACI
– Akdeniz’in gastronomi başkenti Mersin’de, Ramazan denilince akla gelen ilk lezzet olan “Kerebiç” için geri sayım başladı. Kentin bu alandaki en köklü temsilcilerinden biri olan, 1961 yılından bu yana kalitesinden ödün vermeyen Meşhur Kerebiççi Hayri Usta, 60 yılı aşkın tecrübesiyle bu yıl da iftar sofralarının baş tacı olmaya hazırlanıyor.
Mersin’e kerebiç lezzetini ilk tanıtan isimlerden biri olan ve seyyar arabayla başlayan bu yolculuğu bugün modern şubeleriyle taçlandıran Hayri Usta, geleneksel yöntemleri teknolojiyle birleştiriyor.

Kerebiççi Hayri Usta’nın imalathanesinde hazırlıklar tüm hızıyla sürerken, lezzetin sırrı yine “doğallık” olarak açıklandı. Özel olarak getirilen çöven otu köklerinin saatlerce kaynatılmasıyla elde edilen o meşhur bembeyaz köpük, fıstıklı ve cevizli içli köfte formundaki irmik hamuruyla buluşuyor.
İşletme yetkilileri yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bizim için kerebiç sadece bir tatlı değil, Mersin’in bir mirasıdır. 30 yılı aşkın süredir bu tezgahta emek veren ustalarımızla, Ramazan ayında misafirlerimize en taze, en kaliteli malzemelerle hizmet vermenin gururunu yaşıyoruz. Mersin halkı bilir ki; Hayri Usta’da lezzet tesadüf değildir, 60 yıllık bir birikimdir.”
Sadece Mersin içinden değil, Türkiye’nin dört bir yanından talep gören Hayri Usta, Ramazan boyunca özel kargo sistemiyle bu eşsiz lezzeti şehir dışına da ulaştırıyor. Kerebiçin yanı sıra cezerye, mamul ve atom çeşitleriyle de ürün yelpazesini geniş tutan işletme, hijyen standartlarından taviz vermeden üretimini sürdürüyor.
İftar sonrası hafif bir tatlı arayanların uğrak noktası olan Hayri Usta, Akdeniz/Kiremithane (Merkez) ve Yenişehir/Pozcu şubelerinde misafirlerini ağırlayacak.
Merkez: Kiremithane Mah. İstiklal Cad. No:91/B
Pozcu: Güvenevler Mah. GMK Bulvarı No: 376/C
Sipariş Hattı: 0324 237 34 54 – 0507 777 55 91
Zorbalık İçeren Davranışların Ayıklanması Sorunsalı
Günümüzde birçok insan, farklı ortamlarda zorbalığa maruz kalıyor. Daha da düşündürücü olan ise; bazı zorbalık türlerinin artık normalleşmiş olması.
Peki, bu gerçekten normal mi?
Yoksa uzun süredir görmezden gelinen bir sorunla mı karşı karşıyayız?
Zorbalık; tek bir biçimde, tek bir ortamda ortaya çıkmıyor.
Okullarda, iş yerlerinde, evlerin içinde, sokakta, dijital platformlarda…
Kimi zaman açıkça, kimi zaman örtük şekilde varlığını sürdürüyor.
Artık bu durumu ciddiyetle ele alma ve mücadele etme zamanı gelmedi mi?
Akran Zorbalığı
Okullarda ve arkadaş çevrelerinde sıkça karşılaşılan bir tablo var:
“Bu grubun lideri benim.”
“Bana itaat etmeli, saygı duymalı ve gücümü desteklemelisin.”
Baskı, dışlama, alay etme, tehdit…
Bunların hiçbiri “çocukça” davranışlar değildir.
Bunlar, bireyin benliğine yönelmiş ciddi psikolojik saldırılardır.
İşyeri Zorbalığı
Fazladan emek talebi, sürekli baskı, küçümseme, taciz. dışlama, yıldırma (mobbing)…
Birçok iş yerinde bu davranışlar hâlâ “işin doğası” gibi sunuluyor.
Oysa bu durum, bireyin ruh sağlığını ve mesleki motivasyonunu aşındıran ciddi bir sorundur.
Aile İçi ve İkili İlişkilerde Zorbalık
Eşler arasındaki sert çatışmalar, hakaretler, kontrol etme çabaları…
Aile içinde yaşanan psikolojik baskılar, cinsel taciz, fiziksel ve sözel şiddet…
Ne yazık ki bu davranışların bir kısmı toplumda hâlâ hafife alınmakta, hatta bazı çevrelerde normalleştirilmektedir.
Oysa aile içi zorbalık, en derin ve en yıkıcı izleri bırakır.
Görünmeyen Zorbalıklar
Komşular arasında sistematik dışlama,
Sosyal medyada linç kültürü,
Sessizce uygulanan psikolojik manipülasyonlar…
Zorbalık bazen bağırmaz, vurmaz.
Ama insanı içten içe tüketir.
Bu nedenle umut verici bir gelişmeyi özellikle paylaşmak isterim:
Uluslararası anlaşmalar gereği denizcilik sektöründe, zorbalıkla ilgili bilgilendirmeler ve eğitim içerikleri müfredata eklenmiştir.
Bu adım, sorunun artık küresel ölçekte ciddiye alındığını göstermesi açısından önemlidir.
Bu alanda yayımladığım akademik bir çalışma da, zorbalığın psikolojik ve toplumsal etkilerini gözler önüne sermeyi amaçlamaktadır. İlgilenenler için bağlantıyı yazının sonunda paylaşıyorum.
Ne Yapılmalı?
Unutulmamalıdır:
Zorbalık normal bir davranış değildir.
Otorite kurmak adına kullanılan bu yanlış davranış biçimleri, ciddi şekilde ele alınmalıdır.
Aile içi zorbalığın ne olduğunun açıkça tanımlanması;
Aileden sorumlu sosyal mercilerin, Milli Eğitim yetkililerinin ve ilgili kurumların bu konuda yasal çerçeveleri oluşturma, tanıtma ve bilgilendirme sorumluluğu vardır.
Çünkü bugün hâlâ birçok yerde şu cümle yankılanıyor:
“Kimse duymasın, ayıplanırız…aman işsiz kalmayalım…dışlanırız..”
Bu anlayış, çocukların ve bireylerin haklarını koruma ve savunma yollarını öğrenmelerinin önünde büyük bir engeldir.
Susturulmaya alışan çocuklar, zorbalık ya da taciz yaşadıklarında sessiz kalabilmektedir.
Bunu bilen zorba eğilimli kişiler ise baskıyı daha da artırmayı kendilerine hak görmektedir.
Sessizlik, zorbalığı büyütür.
Görmezden gelmek, onu güçlendirir.
Artık ayıklanması gereken şey yalnızca zorba davranışlar değil;
Bu davranışları normalleştiren bakış açısıdır.
Bu konudaki akademik makaleme göz atmak isterseniz: https://zenodo.org/records/17241297 bu linkten ulaşabilirsiniz
Uzm Sosyal Psikolog- Klinik Psikolog
Dr. Gülay GÜMÜŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.