22 Mayıs 2026 Cuma
CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla mutlak butlan kararına tepki gösterdi.
İmamoğlu, paylaşımında şunları kaydetti:
“Erdoğan zihniyetinin yargı eliyle yürüttüğü siyasi darbelere karşı hep birlikte mücadelede kararlıyız.
Alınan butlan kararı yok hükmündedir. Sadece CHP’ye yapılan bir darbe değildir; Türkiye’ye, demokrasiye, Cumhuriyet’e bir darbedir. Anayasal düzeni yok etmektir.
Mesele ciddidir. Partiler üstüdür. Milletçe Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır.”
Mersin’de ekmeğe zam kararı! İşte yeni tarife
Mersin’de ekmek fiyatlarına zam yapıldı. Daha önce 15 liradan satılan 200 gram ekmeğin fiyatı 17,50 TL’ye yükseldi. Yeni fiyat tarifesi yarından itibaren uygulanmaya başlanacak.
Mersin’de ekmek fiyatlarına zam geldi. Mersin Fırıncılar Un ve Undan Mamul Ürün İmalat ve Satıcıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası tarafından hazırlanan yeni fiyat tarifesiyle birlikte somun ekmek ve pide ekmeğin satış fiyatı artırıldı. Yeni tarife yarından itibaren geçerli olacak. Yeni Fiyatlar Belli Oldu
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) onaylı tarifeye göre, 210 gram somun ekmek ile 210 gram pide ekmeğin azami satış fiyatı 17,50 TL olarak belirlendi. Daha önce farklı fiyatlardan satılan ekmeklerde yapılan artışla birlikte yeni tarifeye geçilecek.
Tarifede ayrıca 50 gram ambalajlı roll ekmeğin fiyatı da 8 TL olarak açıklandı.
Yarın Başlıyor
Fırıncı esnafına gönderilen tarifenin yarından itibaren iş yerlerinde görünür şekilde asılması ve yeni fiyatların uygulanması bekleniyor.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından olağanüstü toplanan MYK’ya başkanlık etti.
Yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından kameraların karşısına geçen Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Bugün Türk demokrasisi adına kara bir gün. Bugüne nasıl geldiğimiz kısaca özetlemek isterim. Hikayemiz Mayıs 2023’te başladı. Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye, o seçimi kazanmaya çok istekliydik, tüm Türkiye istekliydi. Ancak o seçimi kazanamadık. En büyük sorumluluk CHP’deydi. Millet o gün partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. CHP’nin özeleştiri yapması lazımdı ve milletin gönlünde kabul görmesi lazımdı. Bu duygu durumu içinde biz CHP değişmelidir dedik. Sonra görevi hep birlikte üstlendik. Aday dahi olmayacağımızı, 60 imza dahi bulamayacağımızı söylediler. Bütün Türkiye’yi, il kongrelerini gezdik. Dediler ki delegeleri ikna edemezsiniz. Dedik ki ‘O delegeyi saçını kestirdiği berberi, apartmandaki öğrenci, torunu, eşi ikna edecek’. Delegelerimize ‘En güvendiğinizle konuşun, kurultaya öyle gelin’ dedim. Kurultayda ‘Delege sokağın sesini dinle’ diye bağırıldı. Delege de bu sesi dinledi, değişime karar verdi. O kurultaydan sonra bizim sevincimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Bana ‘Sana devlet geldi mi?’ diye sordular. İcazet almadan değişim olmazmış. Kimseden icazet almadan değişebileceğini bütün Türkiye’ye ve dünyaya gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece bize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde seçimlere dört ay vardı. 1 Nisan’da felaket, kayıp bekleyenler, parti tarihinin en kısa genel başkanlığını yapacak diyenler, o akşam televizyonda en büyük yerel seçim başarısını gördüler. AK Parti’nin kara düzenine, müesses nizama esas çomağı da orada soktuk. Bunu görmeyen bilmeyen yaşamayan var mı? Bizim suçumuz 47 yıl sonra CHP’yi birinci parti yapmak, AK Parti’yi ilk kez yenmek. Bizim suçumuz günahımız bu.
Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesidir. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybedince milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri kurultayı kazanmamızı, diğerleri yerel seçimleri kazanmamızı hazmedemedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. 19 Mart’ta darbeye kalkıştılar. Ekrem İmamoğlu 14 aydır hapiste. Bize sağdan soldan ‘Ekrem’i bırak, Ankara’ya dön, partinin başında otur’ dediler. Mutlu mesut muhalefet liderliği koltuğunu reddediyorum. Kontrollü muhalefet partisi genel başkanlığı koltuğunu reddediyorum.
Bugün gelinen noktada, kazanacak Cumhurbaşkanı adayı belirleme, kendini aday göstermeme, en doğru adayı bulurum deme suçundan da saldırı altındayım. Cumhurbaşkanı adaylığını kabul etseydim benden iyisi yoktu. Mesele ne Özgür Özel meselesi, ne de kurultayda göreve gelenlerin şahsi meselesidir. 19 Mart’ta geleceğin Cumhurbaşkanına, 21 Mayıs’ta da geleceğin iktidar partisine darbe yapılmıştır. Resmi rakamlarla göre bu kararla yarım saatte verdikleri zarar 10 milyar dolardır. Erdoğan milleti adaysız partisiz ve seçeneksiz bırakmanın çabası içinde. Şunu herkes bilsin ki, CHP de Özgür Özel de kendisini savunmanın peşinde değildir. CHP, Cumhuriyeti, demokrasiyi, sandığı ve sandığa umut bağlamış milyonları savunmak durumundadır. Bu kararla hiçbir partinin kongresinin artık bir garantisi kalmamıştır. Biz bugün ilk itirazımı tedbir kararının kaldırılmasını da içerecek şekilde Yargıtay’a yaptık. Yarın da YSK’ya başvuracağız. Başvuruların en acil şekilde ele alınarak YSK’nın siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay’ın tedbir kararını kaldırarak Türkiye’yi bir felaketten kurtarmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir felaket gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü ifade etmek isterim. Bir yanda boş bir sokak, koşturan muhterisler, diğer tarafta partisine sahip çıkanlar. Muahlefet partileri bu akşam tarihe geçmiştir. Şanlıurfa Barosu’nun ilk açıklamayı yapması ve peşi sıra yapılan açıklamalar kıymetlidir. Sendikaların, meslek örgütlerinin açıklamaları bu geceyi matem gecesinden umut gecesine dönüştürmüştür. CHP bu darbeye asla ve asla teslim olmayacaktır.”
Mersin Büyükşehir Belediyesi, kent merkezinde Kırmızı Lacivert ve Özel İdare İş Merkezi’nin bulunduğu alanı modern bir yaşam meydanına dönüştürdü. 3 bin 584 metrekarelik alanda yürüyüş yolları, yeşil alanlar, oturma grupları ve 99 ağaçla çarşının kalbine yeni bir buluşma noktası kazandırıldı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi, kent merkezine nefes aldıracak yeni bir meydan projesini daha vatandaşların kullanımına açtı. Fen İşleri Dairesi tarafından Kırmızı Lacivert ve Özel İdare İş Merkezi’nin yerine yapılan Kırmızı Lacivert Kent Meydanı, modern görüntüsü, yeşil dokusu ve oturma alanlarıyla çarşının yeni buluşma noktası oldu. Kent merkezini canlandırmayı hedefleyen proje, hem vatandaşların dinlenebileceği yeni bir sosyal alan oluşturdu hem de çarşı bölgesindeki ekonomik ve sosyal hareketliliğe katkı sağlayacak şekilde tasarlandı. Büyükşehir Belediyesi, zamanla yıpranan ve işlevini kaybeden alanı yeniden düzenleyerek Mersin’in merkezine çağdaş bir yaşam alanı kazandırdı.
Toplam 3 bin 584 metrekarelik alana sahip meydanda 1.680 metrekare yürüyüş yolu ve 1.903 metrekare yeşil alan yer alıyor. Vatandaşların rahatça vakit geçirebilmesi için alana 14 adet betonarme ve ahşap oturma birimi ile 21 bank yerleştirildi. Çevredeki bina cephelerinde de yenileme çalışmaları yapılarak bölgenin estetik görünümü güçlendirildi.
Meydanın yeşil kimliğini artırmak amacıyla alana 99 ağaç dikildi. Böylece kent merkezindeki yoğun yapılaşmanın arasında vatandaşların soluklanabileceği, gölge alanlarda dinlenebileceği ve çarşı ziyaretlerinde mola verebileceği yeni bir yaşam noktası oluşturuldu.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanı Serdar Gökpınar, Kırmızı Lacivert Kent Meydanı’nın şehrin sosyal hayatına değer katacak yeni bir merkez haline geldiğini söyledi. Gökpınar, uzun yıllardır kent yaşamının önemli noktalarından biri olan alanın modern, estetik ve yaşayan bir kent meydanına dönüştüğünü belirtti.
Gökpınar, meydanın Mersin’in geleceğine yönelik kapsamlı dönüşüm vizyonunun önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı. Taş Bina Kent Müzesi ve Kasaplar Çarşısı restorasyon projelerinin ihale süreçlerine başlandığını, Karamancılar Konağı’ndaki müze çalışmalarının da bu dönüşümün önemli bir halkası olacağını ifade etti.
Zafer Çarşısı alanında başlatılan dönüşümle birlikte bölgenin tamamında büyük bir yenileme sürecinin başladığını belirten Gökpınar, kent merkezinin daha güvenli, estetik ve işlevsel bir cazibe noktasına dönüşeceğini kaydetti.
Mersinliler de yeni meydandan memnun. Vatandaşlar, özellikle çarşı merkezinde böyle bir yeşil alana ihtiyaç olduğunu belirterek, Kırmızı Lacivert Kent Meydanı’nın hem görüntüsü hem de kullanım kolaylığıyla bölgeye değer kattığını ifade etti.
Kırmızı Lacivert Kent Meydanı, Mersin’in merkezinde yalnızca bir çevre düzenlemesi değil; kentin hafızasını koruyan, çarşıyı canlandıran ve vatandaşlara yeni bir nefes alanı sunan önemli bir şehircilik adımı olarak öne çıktı.
Yeşilçam’ın unutulmaz oyuncularından Ahu Tuğba’nın kızı Anjelik Calvin, annesinin vefatının ardından ilk kez İstanbul’da görüntülendi. Calvin, yaşadığı psikolojik travmayı, evinde yaşanan hırsızlığı ve annesinden kalan mirasa ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Türk sinemasının efsane isimlerinden Ahu Tuğba, 1 Eylül 2024 tarihinde ABD’nin Miami kentindeki evinde yaşamını yitirmişti. 69 yaşında hayata veda eden sanatçının cenazesi daha sonra İstanbul’a getirilerek son yolculuğuna uğurlanmıştı.
Annesinin ölümü sonrası zor günler geçiren kızı Anjelik Calvin ise aylar sonra İstanbul’da katıldığı bir etkinlikte basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Calvin, annesinin ardından yaşadığı travmatik süreci ilk kez ayrıntılarıyla anlattı.
“Ben Annemin Sümüğü Bile Olamam”
Gazetecilerin, “Annenize çok benziyorsunuz” sözleri üzerine duygulanan Calvin, annesine duyduğu hayranlığı şu ifadelerle dile getirdi:
“Benzemiyorum. Ben annemin sümüğü bile olamam.”
Annesinin yerinin hiçbir zaman doldurulamayacağını söyleyen Calvin’in açıklamaları duygusal anların yaşanmasına neden oldu.
Amerika’daki Evde Travma Yaşadı
Annesinin hayatını kaybettiği evde uzun süre tek başına kaldığını belirten Calvin, yaşadığı psikolojik çöküşü şu sözlerle anlattı:
“Amerika’daki evde büyük bir psikolojik travma atlattım. Süreç boyunca otelde kaldım. Babam sadece otel masrafları için 20-30 bin doların üstünde para harcadı. O dönem evimi fareler bastı. ‘Acaba ev lanetlendi mi?’ diye düşündüm ama meğer bütün binayı basmış.”
Calvin, annesinin vefat ettiği odanın karşısında kaldığını belirterek, o günlerin etkisini uzun süre atlatamadığını söyledi.
“Annemin öldüğü yatak tam karşımda duruyordu. Zaten o anki şokla annemin öldüğü kanlı yastığı vesaire her şeyi saklamışım. Büyük bir travmaydı.”
“Anılar Çalındı”
Yaşadığı süreçte evindeki bazı eşyaların da çalındığını ifade eden Calvin, annesinden kalan manevi hatıraları koruyamadığını söyledi.
“Annemin hatıralarını ne yazık ki saklayamadım, evdeki kaos ortamında hepsini çalmışlar. Annemden geriye hiçbir şey kalmadıysa bile pembe geceliği ve terlikleri bana yetiyor.”
Miras Açıklaması Gündem Oldu
Kamuoyunda uzun süredir merak edilen miras konusuna da değinen Calvin, net bir rakam paylaşmasa da dikkat çeken ifadeler kullandı.
“Annemden 5 kişiye yetecek kadar bir miras kaldı. Net bir rakam söyleyemem, günahtır. Ancak ben annemin ölü bedenini gördüm; paranın pulun hiçbir değeri yok. Keşke annem hayatta olsaydı da hiçbir şeyimiz olmasaydı.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.