DOLAR 43,2828 0.22%
EURO 50,2453 -0.02%
ALTIN 6.394,690,02
BITCOIN 4128766-0,23%
Mersin

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ozyar

ozyar

15 Ocak 2026 Perşembe

Hazine ve Maliye Bakanlığı duyurdu: 2025 bütçe açığı netleşti

Hazine ve Maliye Bakanlığı duyurdu: 2025 bütçe açığı netleşti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazine ve Maliye Bakanlığı duyurdu: 2025 bütçe açığı netleşti

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık ayına ait bütçe gerçekleşmelerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre merkezi yönetim bütçesi kasım ayında 528 milyar liralık açık verirken, 2025 yılının tamamında bütçe açığı toplam 1,8 trilyon liraya ulaştı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aralık 2025 dönemine ait bütçe uygulama sonuçlarını yayımladı. Verilere göre merkezi yönetim bütçesinde aralık ayında giderler 1 trilyon 792 milyar TL’ye, gelirler ise 1 trilyon 263,9 milyar TL’ye ulaştı. Bu gerçekleşmelerle birlikte bütçe 528 milyar 139 milyon TL açık verdi. Bir önceki ay olan kasımda ise bütçe 169,5 milyar TL fazla vermişti. Aralık ayında vergi gelirleri 1 trilyon 47 milyar 466 milyon TL olarak kaydedilirken, vergi dışı gelirler 216 milyar 428 milyon TL oldu. Faiz dışı giderler 1 trilyon 675,4 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, faiz dışı açık 411,5 milyar TL olarak hesaplandı.

Merkezi yönetim bütçesi 2025’i 1,8 trilyon TL açıkla kapattı

2025 yılı genelinde merkezi yönetim bütçesinde giderler 14 trilyon 634,6 milyar TL’ye, gelirler ise 12 trilyon 835,5 milyar TL’ye ulaştı. Bu gerçekleşmeler sonucunda yılın tamamında bütçe açığı 1,8 trilyon TL olarak kaydedildi. Aynı dönemde vergi gelirleri 11 trilyon 49 milyar 467 milyon TL olurken, vergi dışı gelirler 1 trilyon 786 milyar 10 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Faiz dışı bütçe giderleri 12 trilyon 580,2 milyar TL olarak hesaplanırken, faiz dışı denge 225,3 milyar TL fazla verdi.

 

Devamını Oku

Tarımda yaşlanma alarmı

Tarımda yaşlanma alarmı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Tarımda yaşlanma alarmı

Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, tarımsal üretimde yaş ortalamasının 60’a yaklaştığını belirterek, gençlerin tarımdan uzaklaştığını söyledi. Gümüş, “Tarımı gençler için cazip hale getirmezsek yakında Türkiye tüm ürünlerde ithalata mahkum olur. Genç çiftçilerin 35 yaşına kadar Bağ-Kur primlerini devlet ödemeli” çağrısında bulundu.

Türkiye’de tarımsal üretimin geleceği, üretici nüfusun hızla yaşlanması nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya. Anamur Ziraat Odası Başkanı Ahmet Şeref Gümüş, tarım sektöründeki yaş ortalamasının 58–60 bandına ulaştığını belirterek, mevcut tabloyla üretimin sürdürülebilir olamayacağı uyarısında bulundu. Gümüş, tarımın bugünün ötesinde; doğrudan ülkenin gelecek meselesi olduğunu vurgulayarak, genç nüfusun yeniden toprağa yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bu gidişle ithalat kaçınılmaz olur

Yaşlanan üretici profilinin uzun vadede ciddi sonuçlar doğuracağını ifade eden Gümüş, şu değerlendirmede bulundu:

“Yaş ortalamamız 58-60’a dayandı. Bu yaş ortalamasıyla üretime devam edemeyiz. Çiftçi zarar etmeye devam eder, gençler tarıma girmezse; Türkiye çok kısa sürede bütün ürünlerde ithalata mecbur kalır. Bu, ülkemiz ve çocuklarımızın geleceği açısından son derece tehlikeli bir tablodur.”

Tarımı gençler için cazip hale getirmeliyiz

Gençlerin tarımdan uzaklaşmasının temel nedeninin güvencesizlik ve gelir belirsizliği olduğunu dile getiren Gümüş, tarımın cazip bir meslek haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Mevcut desteklerin önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını kaydeden Gümüş,

“Gençler için tarım hala riskli ve güvencesiz görülüyor. Bu algıyı kırmak zorundayız”

dedi.

35 yaşına kadar Bağ-Kur primleri devlet tarafından ödenmeli

Genç çiftçilerin sektöre kazandırılması için somut bir öneri sunan Gümüş, sosyal güvence desteğinin kritik önemde olduğunu belirterek şu çağrıyı yaptı:

“Gençlerimizi yeniden tarıma motive edebilmek için en azından 35 yaşına kadar olan genç çiftçilerimizin Bağ-Kur primleri devlet tarafından karşılanmalıdır. Sosyal güvencesi olmayan bir meslek, gençler için cazip olmaz. Tarımı sürdürülebilir ve tercih edilir bir iş kolu haline getirmenin yolu buradan geçiyor.”

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, genç çiftçilere yönelik politikalarını yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini ifade eden Gümüş, desteklerin sahaya uygun ve kalıcı olması gerektiğini vurguladı. Gençlerin sosyal haklarının güvence altına alınmasının zorunluluk olduğunu belirten Gümüş,

“Doğru desteklerle üretim artar, tarım yeniden güç kazanır”

diyerek sözlerini noktaladı.

 

Devamını Oku

MEPİAD Başkanı Özcan Demir: “Mersin tekstilde güç kazanıyor”

MEPİAD Başkanı Özcan Demir: “Mersin tekstilde güç kazanıyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MEPİAD Başkanı Özcan Demir: “Mersin tekstilde güç kazanıyor”
Mersin Perakendeci İş İnsanları Derneği (MEPİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Demir, Mersin’de ilk kez düzenlenen Akdeniz Tekstil Fuarı’nın kentin ekonomisine önemli katkılar sunacağını belirterek, bu tür organizasyonların Mersin’i tekstil sektöründe daha güçlü bir konuma taşıyacağını söyledi.
Mersin Perakendeci İş İnsanları Derneği (MEPİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Demir, Mersin’de ilk kez düzenlenen Akdeniz Tekstil Fuarı kapsamında fuar alanını ziyaret ederek stant açan firmalarla bir araya geldi. Ziyaret sırasında üreticilerle sohbet eden Demir, organizasyonun Mersin adına son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Fuarın kente hayırlı olmasını dileyen Başkan Demir,
“Mersin’de ilk kez düzenlenen Akdeniz Tekstil Fuarı’nın tüm şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu tür fuarlar yalnızca sektör temsilcilerini bir araya getirmekle kalmıyor, aynı zamanda kentin ticari potansiyelini ortaya çıkararak ekonomiye doğrudan katkı sağlıyor”
dedi.
“Bu fuarlar Mersin ekonomisini canlandırır”
Özcan Demir, tekstil sektörünün istihdam ve üretim açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, fuarların yarattığı ticari hareketliliğin kent ekonomisine canlılık kazandırdığını ifade ederek,
“Tekstil sektörü, Mersin’in üretim ve ticaret yapısı içerisinde önemli bir yere sahip. Bugün burada gördüğümüz tablo, Mersin’in bu alanda ne kadar güçlü bir potansiyele sahip olduğunu açıkça gösteriyor. Bu tür organizasyonlar, firmalarımızın yeni iş bağlantıları kurmasına ve pazar ağlarını genişletmesine imkân sağlıyor”
diye konuştu.
“Mersin, tekstilde daha görünür hale geliyor”
Fuarların kentin marka değerine katkı sunduğunu belirten Demir, Akdeniz Tekstil Fuarı’nın Mersin’i tekstil sektöründe bir adım daha öne çıkaracağını vurgulayarak,
“Bu fuar sayesinde Mersin, tekstil sektöründe daha görünür hale geliyor. Yerli ve yabancı alıcıların Mersinli firmalarla birebir temas kurması, kentimizin sektördeki bilinirliğini artıracaktır. Bu tür organizasyonların devamının gelmesi, Mersin’in tekstilde güçlü bir merkez olma yolculuğunu hızlandıracaktır”
ifadelerini kullandı.
“Emeği geçenlere teşekkür ederiz”
MEPİAD Başkanı Özcan Demir, fuarın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, Akdeniz Tekstil Fuarı’nın önümüzdeki yıllarda büyüyerek devam etmesini temenni etti.

Devamını Oku

Mersin’de yapı stokunun sadece yüzde 10’u yenileniyor

Mersin’de yapı stokunun sadece yüzde 10’u yenileniyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin’de yapı stokunun sadece yüzde 10’u yenileniyor

Mersin Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Erkan Demir, kentin özellikle kıyı ve merkez bölgelerinde eski yapı stokunun yoğunlaştığını, zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın risk oluşturduğunu belirterek, yenileme ve denetim süreçlerinin bilimsel esaslarla hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Mersin Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Erkan Demir, Mersin’in yapı envanterine yönelik yapılan teknik analizlerin, sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kentin sürdürülebilir bir yapılaşma sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Demir, mevcut binaların yenilenmesi konusundaki verileri paylaştı.

Yapı stokunun yenilenmesi ihtiyacı

Mersin’in yerleşim tarihçesine bağlı olarak merkez ilçelerde eski yapıların yoğunlaştığını belirten Demir, kentsel dönüşümün önemini vurguladı. Demir, şunları kaydetti,

“Mersin’in İkinci Çevre Yolu ve  altındaki bölgede yer alan yoğun yapılaşma içerisinde 40 ila 60 yıllık mevcut yapılarımız bulunuyor. Bu yapılarla ilgili kentsel dönüşüm ihtiyacına dair veriler mevcut. Şu anki tabloda, yapı stokunun yaklaşık yüzde 10’luk bir kısmında yenileme çalışmaları yürütülüyor. Sürecin hızlanması, kentin gelecekteki afetlere karşı dirençli hale gelmesi açısından önem taşıyor”

dedi.

Jeolojik yapı göz önüne alınarak yapı inşa edilmeli

Kentin yapı gelişim sürecini, jeolojik veriler ışığında değerlendiren Demir, Mersin’in yerleşim planlamasındaki tercihlere ve zemin yapısına dikkat çekti. Yapılaşmanın zeminle uyumlu olması gerektiğini belirten Demir, şunları kaydetti:

“Kentin planlama aşamasında seçildiği yerin yapılaşma açısından bazı riskleri barındırdığını söyleyebiliriz. Kıyı şeridi, alüvyon olarak nitelendirdiğimiz ve yapılaşma için daha fazla teknik hassasiyet gerektiren bir zemin yapısına sahip. Oysa asıl sağlam zeminler kentin kuzey kesimlerindeki kayalık alanlardır.”

Jeolojik etütlerin ve bu etütlere uygun inşaat süreçlerinin denetim aşamasına vurgu yapan Demir, güncel yöntemlerin kullanımına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Zemin yapısı zayıf olan bölgelerde uygulanabilecek çok sayıda bilimsel zemin iyileştirme yöntemi mevcut. Temel soru, bu yöntemlerin sahada ne kadar kullanıldığı ve jeolojik etütlerin uygulamada ne derece denetlendiğidir. Sağlıklı bir yapılaşma süreci, ancak bu etütlere tam uyum ve etkin bir denetim mekanizmasıyla mümkün olabilir.”

Güvenli konut kavramı ve denetim

Depreme hazırlığın çok boyutlu bir süreç olduğunu hatırlatan Erkan Demir, tüm kurumların ve vatandaşların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Mühendislik hizmetlerinin önemine vurgu yapan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:

“Türkiye bir deprem ülkesi ve bizlerin her an hazırlıklı olması gerekiyor. Konut satın alırken veya inşa ederken mühendislik hizmetlerinin tam alınması hayati önemdedir. Bir binanın depreme dayanıklı hale getirilmesi için ayrılacak pay, toplam maliyet içerisinde oldukça makul bir orandır. Temel amacımız, vatandaşlarımızın mühendislik hizmeti almış, güvenli yapılarda yaşamlarını sürdürmesidir. Bu süreçte yerel yönetimlerin planlayıcı ve denetleyici rolü, sağlıklı bir kentleşme için kritik bir unsurdur.”

Devamını Oku

TÜİOSB’de yeni dönem: İdari ve sosyal donatılar için start veriliyor

TÜİOSB’de yeni dönem: İdari ve sosyal donatılar için start veriliyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TÜİOSB’de yeni dönem: İdari ve sosyal donatılar için start veriliyor

Altyapı çalışmalarında sona yaklaşan Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi(TÜİOSB)’nde, sanayiden sosyal yaşama uzanan dönüşüm süreci yeni bir aşamaya girerken, Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, bölgenin vizyonu ve gelecek planlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi (TÜİOSB), altyapı sürecini tamamlamaya hazırlanırken, idari ve sosyal donatı yatırımlarıyla yeşil, dijital ve yüksek teknoloji odaklı yeni bir sanayi ekosistemi kurmayı hedefliyor. (TÜİOSB)’de yürütülen çalışmalar ve yeni dönem hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulunan TÜİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, şunları söyledi:

“Yeni bir yıla merhaba dedik ve bizim için yoğun çalışma programıyla dolu bir yılı geride bıraktık. Türkiye’nin ilk yeşil ve dijital doğan OSB’si olarak sosyal kalkınmayı hedeflerimiz arasına alarak üçüz dönüşümü gerçekleştiren OSB olma yolunda ilerlemeye başladık.

Geçtiğimiz yılın bizim için en önemli yanı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının onayıyla daha fazla sektöre yer verebilmemizi sağlayacak olan ‘Karma’ vasfımızı kazanmamız oldu. Bu karar, bizim için özellikle yenilenebilir enerji ve yüksek teknoloji üretimi yapan firmalara yer vermek açısından son derece önemli bir karardı. Bu vasfımız, sadece tarımsal üretimle sınırlı kalmayan, Avrupa Yeşil Mutabakatı kriterlerine uygun üretim yapacak birçok sektörün bölgede yer alabilmesinin önünü açtı. Özellikle de yenilenebilir enerji ve yüksek teknoloji üretimi yapan firmalara yer vermeye ve ihracat odaklı farklı sektörleri de ikiz dönüşüme dahil etmeye başladık. Bu, bize ileride sadece ürün üreten değil, yeni teknolojileri geliştirecek bir geleceği de vaat edecek bir hamle oldu.

Bu yılın mart ayı ile alt yapı çalışmalarımızı bitireceğiz. Alt yapı çalışmalarını tamamlamamız bizim için önemli bir aşama olduğu kadar yeni bir sürecin habercisi anlamına da geliyor. İdari ve sosyal donatılarımızın temellerini atarak inşaat süreçlerine başlayacağız. Böylelikle kurduğumuz ekosistemi yapılandıracağız.

TÜİOSB, bölgemizin olduğu kadar ülkemizin de önemli yatırımlarından biridir. Hem ekonomik hacmi nedeniyle hem de gelecek 100 yıla damga vuracak bir yatırım muhtevasıyla…

Hedefimiz, yalnızca ekonomik bir kalkınmayı değil, bölge insanımızın sosyal kalkınmasını ve dönüşümünü sağlamaktır. Öte yandan, uluslararası pazarlarda bize rekabet gücü sağlayacak teknolojiyi üreten, geliştiren bir kurumsal kültürü yerleştirmektir.

Bu hedefleri gerçekleştirecek her türlü imkâna, inanca ve azme sahibiz. Türk sanayicisinin Cumhuriyetimizin kuruluşundan bugüne kadar neler başardığını biliyoruz. Geçmişte yapılanlar hedeflerimizin teminatıdır”

 

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.