28 Mart 2026 Cumartesi
/ÖZYAR MERSİNPOSTASI
HABER;MURAT ÖZTORNACI
Mersin’in dar sokaklarında yükselen taş duvarlar, bugünlerde şehrin kültürel mirası olmaktan çok, güvenlik riski taşıyan birer “metruk yapı” olarak anılıyor. Akdeniz’in kalbinde, Uray Caddesi’nden Kiremithane’ye kadar uzanan o meşhur “Eski Mersin” dokusu, zamana ve ilgisizliğe karşı verdiği savaşı kaybetmek üzere. Vatandaş soruyor: Bu evler gerçek değerine ne zaman kavuşacak, yoksa tamamen yok olmaları mı bekleniyor?
Tescilli Ama Sahipsiz!
Şehir merkezinde yüzlerce bina “kültür varlığı” olarak tescillenmiş durumda. Ancak tescilli olmak, korunuyor olmak anlamına gelmiyor. Bir yandan restorasyonu tamamlanan simge yapılarla (Taş Bina, Karamancılar Konağı gibi) gururlanırken, diğer yandan hemen iki sokak ötede tavanı çökmüş, duvarları spreyle boyanmış tarihi evlerin içler acısı hali çelişkiyi gözler önüne seriyor.
Sorumlu Kim? Mülkiyet mi, Mevzuat mı?
Mersin’in tarihi evlerinin ayağa kalkmamasındaki en büyük engel “çok hisseli mülkiyet” yapısı olarak gösteriliyor. Mirasçılar anlaşamıyor, maliyeti karşılayamıyor; belediyeler ise “özel mülkiyet” duvarına çarpıyor. Peki, bu kördüğüm nasıl çözülecek?



• Kamulaştırma Neden Yavaş? Belediye bütçeleri tüm bu mirası satın almaya yetecek mi?
• Teşvikler Yeterli mi? Mülk sahiplerini restorasyona özendirecek vergi muafiyetleri ve düşük faizli krediler Mersinli yatırımcıya ulaşıyor mu?
Turizm Rotası mı, Güvenlik Zafiyeti mi?
Gündüzleri fotoğraf sanatçılarının ilgisini çeken bu yapılar, güneş battığında bölge halkı için güvenlik endişesine dönüşüyor. Metruk binaların yarattığı bu asayiş sorunu, bölgedeki emlak değerini de yerle bir ediyor. Oysa bu evlerin restore edilerek butik otellere, kafelere veya sanat atölyelerine dönüştürülmesi; sadece binaları değil, Mersin’in ekonomik çehresini de değiştirecek güce sahip.
Sonuç Yerine: Mersin Hafızasını mı Kaybediyor?
Eski Mersin evleri sadece taş ve kireçten ibaret değildir; bu şehrin çok kültürlü geçmişinin, ticaret hayatının ve kimliğinin imzasıdır. Eğer bugün bu yapılar “metruk” sıfatından kurtarılıp “yaşayan mekanlara” dönüştürülmezse, Mersin sadece eski binalarını değil, ruhunu da kaybedecek.
Sorguluyoruz: Mersin’in gerçek değeri, beton bloklar arasında mı gizli, yoksa o tozlu ve yorgun taş duvarların arkasında mı?
Mersin-Antalya D-400 Karayolu’nun Bozyazı-Aydıncık hattında meydana gelen yol çökmesinin ardından başlatılan çalışmalar sürüyor. Yol kontrollü olarak trafiğe açılırken, onarımın kısa sürede tamamlanması hedefleniyor.
Mersin-Antalya D-400 Karayolu’nun Bozyazı ile Aydıncık ilçelerini birbirine bağlayan Sarıyar mevkiinde meydana gelen yol çökmesinin ardından başlatılan onarım çalışmaları aralıksız devam ediyor. Ulaşımın tamamen durmasına neden olan olay sonrası ekiplerin hızlı müdahalesiyle yol, kontrollü şekilde yeniden trafiğe açıldı. Çalışmalarda Sona Yaklaşıldı
Bölgede yürütülen çalışmaların önemli bir aşamaya geldiği bildirildi. Daha önce heyelan yaşanan noktada bu kez meydana gelen çökmenin ardından başlatılan çalışmalarda, duvar örme işlemlerinin büyük ölçüde tamamlandığı öğrenildi. Bugün itibarıyla beton döküm işlemlerine geçileceği, ardından yolun üst kısmında asfalt kaplama çalışmalarının yapılacağı belirtildi.
Trafik Kontrollü Sağlanıyor
Karayolları ekipleri tarafından sürdürülen çalışmalar kapsamında çevre güvenliği için gerekli tüm önlemler alınırken, bölgede trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor. Çalışmalar nedeniyle yolun zaman zaman kısa süreli olarak trafiğe kapatılıp yeniden açıldığı ifade edildi.
Ekipler Teyakkuzda
Olası risklere karşı bölgede güvenlik güçlerinin yanı sıra AFAD ekiplerinin de hazır bekletildiği ve teyakkuz halinde olduğu aktarıldı.
Yetkililer, çalışmaların yaklaşık iki gün içerisinde tamamlanmasının planlandığını belirtirken, sürücülere trafik işaret ve uyarılarına dikkat etmeleri çağrısında bulundu.
Mersin’de 23 Mart’ta meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan polis memuru Serkan Ünal, tedavi gördüğü hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.
Mersin’de 23 Mart günü ekip aracıyla seyir halindeyken meydana gelen trafik kazasında yaralanan polis memuru Serkan Ünal’dan acı haber geldi. Kazanın ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınan Ünal’ın durumu ciddiyetini koruyordu.
Tüm Müdahalelere Rağmen Kurtarılamadı
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, polis memuru Serkan Ünal’ın hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olduğunu duyurdu.
Bakan Çiftçi paylaşımında,
“Mersin İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Serkan Ünal, 23 Mart günü ekip aracı ile seyir halinde iken meydana gelen trafik kazasında yaralanmış, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur”
ifadelerini kullandı.
Başsağlığı Mesajı
Çiftçi, açıklamasının devamında şehit polis memuru için başsağlığı dileklerini ileterek, “Şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, kahraman emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum” dedi.
Mersin Şehir Tiyatrosu’nun 5 gün süren özel seçkisi büyük ilgi gördü, salonlar doldu taştı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Şehir Tiyatrosu sanatçı kadrosu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü “5 Gün 5 Oyun-27 Mart Dünya Tiyatro Günü Seçkisi” ile sahnede kutladı. Etkinlikler kapsamında sahnelenen oyunlar yoğun ilgi görürken, tiyatro salonları izleyicilerle doldu.
Dünya Tiyatro Günü’nde sahnelenen “Buzlar Çözülmeden” adlı oyun, seyircilerden büyük beğeni topladı. Oyuncuların performansı, izleyiciler tarafından dakikalarca alkışlandı.
5 Gün Boyunca Ücretsiz Tiyatro Keyfi
Şehir Tiyatrosu, 24-28 Mart tarihleri arasında 5 gün boyunca sahnelediği oyunlarla sanatseverleri buluşturdu. Tamamı ücretsiz olarak sahnelenen oyunlar, yalnızca Mersin’den değil farklı şehirlerden gelen izleyiciler tarafından da ilgiyle takip edildi.
Kurulduğu günden bu yana binlerce seyirciye ulaşan Şehir Tiyatrosu, bu özel haftada da sahne performanslarıyla izleyenlerden tam not aldı.
Dünya Tiyatro Günü Bildirisi Paylaşıldı
Etkinlikler kapsamında sanatçılar, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni de seyircilerle paylaştı. Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, tiyatronun insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğan bir alan olduğunu vurgulayarak, sanatın toplumsal ve düşünsel gelişimle birlikte sürekli dönüşüm içinde olduğunu ifade etti.
Erdönmez, tiyatronun farklı kültürleri ve düşünceleri bir araya getiren güçlü bir ifade alanı olduğunu belirterek, 27 Mart’ın dünya genelinde tiyatronun ortak bir değer etrafında buluştuğu özel bir gün olduğunu dile getirdi.
“Tiyatro Toplumun Vazgeçilmez Parçasıdır”
Açıklamasında sanatı toplumun gelişiminin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Erdönmez, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda tiyatronun niteliğini korumanın ve çağın koşullarına göre yeniden değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Şehir Tiyatrosu olarak ulusal ve uluslararası tiyatro dünyasının ortak sesinin bir parçası olmaya devam edeceklerini ifade eden Erdönmez, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü kutladı.



Dövüş sporlarında uluslararası başarılar elde eden Mersinli eski milli sporcu Tebaa Onar, yöneldiği crossfit branşında da dereceler kazanarak hem başarılarını sürdürüyor hem de kadınlara ilham oluyor.
Mersin’de yaşayan ve farklı dövüş sporlarında elde ettiği sayısız başarıyla adından söz ettiren eski milli sporcu Tebaa Onar, kariyerine yön verdiği crossfit branşında da dikkat çeken dereceler elde etmeye devam ediyor.
Dövüş Sporlarında Uluslararası Başarılar
Ailesinin yönlendirmesiyle henüz 6 yaşında spora başlayan 35 yaşındaki Tebaa Onar; kick boks, muaythai ve wushu gibi farklı branşlarda uzun yıllar mücadele etti. Ay-yıldızlı formayı giyerek Türkiye’yi temsil eden Onar, ulusal ve uluslararası birçok organizasyonda önemli dereceler kazandı.
Başta Türkiye olmak üzere Malezya, Gürcistan, Rusya, Slovenya, Ukrayna, İngiltere ve Almanya’da düzenlenen şampiyonalarda çeşitli branşlarda şampiyonluklar elde eden Onar, dövüş sporlarındaki aktif kariyerini kendi isteğiyle sonlandırdı.
Crossfit’e Geçiş ve Yeni Başarılar
Yaklaşık 6 yıl önce güce dayalı bir spor olan crossfit branşına yönelen Tebaa Onar, kısa sürede bu alanda da önemli başarılar elde etti. Spora olan yatkınlığı sayesinde hem bireysel hem de takım kategorilerinde katıldığı yarışmalarda dereceler kazanan Onar, istikrarlı performansıyla öne çıktı.
Son olarak 8 Mart’ta Türkiye’de ilk kez kadınlara özel düzenlenen “Wonder Women’s Cup Crossfit Yarışması”nda üçüncülük elde eden Onar, başarısını bir kez daha kanıtladı.
“Kadının Yapamayacağı Bir Şey Yok”
Sporun hayatının vazgeçilmez bir parçası olduğunu ifade eden Tebaa Onar, dövüş sporlarında ulaşabileceği noktaya geldiğini düşündüğü için crossfit’e yöneldiğini belirtti.
Hedefinin artık kendi sınırlarını aşmak olduğunu dile getiren Onar, zorlu bir branşta mücadele ettiğini ancak başarı elde ettikçe motivasyonunun arttığını söyledi.
Kadınlara yönelik mesaj veren Onar, şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlar ne hedef koyarlarsa yapıyorlar, en azından yapmaya çalışıyorlar, savaşıyorlar. Kadın her yerde, her şeyde, her sektörde var. Kadınların hedefi varsa o hedef doğrultusunda ilerliyor. Kadının yapamayacağı bir şey yok, yeter ki istesin. Herkes bu sporu yapabilir, yeter ki harekete geçsinler.”
İlham Veren Bir Spor Hikayesi
Tebaa Onar’ın spordaki kararlılığı ve branş değişikliğine rağmen sürdürdüğü başarı grafiği, özellikle kadın sporcular için ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Onar, hem elde ettiği derecelerle hem de verdiği mesajlarla sporun dönüştürücü gücünü ortaya koyuyor.



Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.