30 Ocak 2026 Cuma
Mersin’de sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış, esnaf ve vatandaşlara zor anlar yaşattı.
Mersin’de sabahın erken saatlerinde etkisini artıran sağanak yağış, kent genelinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Kısa sürede yoğunlaşan yağmur nedeniyle birçok noktada su baskınları yaşanırken, özellikle alt katta bulunan evler ve iş yerleri zarar gördü. Yağışın etkili olduğu bölgeler arasında Mezitli öne çıktı.
Meteorolojik uyarıların ardından sabah saatlerinde başlayan sağanak, bazı bölgelerde altyapının kapasitesini aşarak taşkınlara yol açtı. Cadde ve sokaklarda biriken sular, araç ve yaya trafiğinde aksamalara neden oldu.
Yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden biri olan Mezitli’de, sabah iş yerlerini açmak üzere gelen esnaf, su baskınıyla karşılaştı. Özellikle zemin katta bulunan bazı dükkânlarda su seviyesi iş yerinin içine kadar yükselirken, ürünler ve malzemeler zarar gördü. Esnaf, kendi imkânlarıyla suyu tahliye etmeye çalışırken, yaşanan mağduriyet kameralara da yansıdı.
Vatandaşlar ve esnaf, özellikle yağmur suyu hatlarının kapasitesinin artırılması ve riskli bölgelerde kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini dile getirdi. Yetkililerden yapılacak resmi açıklamaların ve hasar tespit çalışmalarının ilerleyen saatlerde netleşmesi bekleniyor.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in kayınvalidesi ve halası Fatime Ekmen, hayatını kaybetti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’in kayınvalidesi ve aynı zamanda halası olan Fatime Ekmen’in vefat ettiği öğrenildi.
Merhume Fatime Ekmen’in cenazesinin, Batman’da düzenlenecek törenin ardından toprağa verileceği bildirildi. Taziye kabulünün de yine Batman’da gerçekleştirileceği ifade edildi.
İmece Gazetesi olarak merhume Fatime Ekmen’e Allah’tan rahmet; başta DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen olmak üzere, Ekmen ailesine ve tüm yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Mehmet Emin Ekmen, Türk siyasetçi ve hukukçudur. Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürütmekte olup, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Mersin Milletvekili olarak görev yapmaktadır.
Mehmet Emin Ekmen, hukuk eğitiminin ardından serbest avukat olarak meslek hayatına başladı. Uzun yıllar hukuk alanında çalışan Ekmen, özellikle insan hakları, adalet ve hukuk devleti ilkeleri üzerine yaptığı çalışmalarla öne çıktı. Sivil toplum faaliyetlerinde de aktif rol aldı.
Siyasete DEVA Partisi saflarında giren Ekmen, partinin kuruluş sürecinden itibaren aktif görev üstlendi. Parti içinde Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Ekmen, bu kapsamda özellikle hukuk, demokrasi ve insan hakları alanlarında politika üretim süreçlerinde yer aldı.
2023 genel seçimlerinde Mersin Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren Mehmet Emin Ekmen, Meclis’te yasama faaliyetlerinin yanı sıra, Mersin’i ilgilendiren sosyal, ekonomik ve demokratik konularda açıklamaları ve çalışmalarıyla kamuoyunda yer aldı. Parlamento çalışmalarında şeffaflık, katılımcı demokrasi ve hukukun üstünlüğü vurgusu yaptı.
Mehmet Emin Ekmen, özellikle demokrasi, ifade özgürlüğü ve adalet başlıklarında yaptığı değerlendirmelerle ulusal ve yerel basında sıkça yer alan isimler arasında bulunuyor.
Türkiye’nin köklü gıda markalarından Tat Gıda, hazır yemek kategorisindeki liderliğini geleneksel lezzetleri modern üretim anlayışıyla buluşturarak güçlendirdi. Salçadan domates ürünlerine, soslardan pratik hazır yemeklere ve turşulara uzanan geniş ürün gamıyla sektörde lokomotif rol oynayan Tat Gıda, hazır yemek portföyüne eklediği Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Tat Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarma ile kategoride fark yaratan yeni bir üretim modelini hayata geçirdi.
Dünya genelinde 5 kıtada 50 ülkeye ihracat yapan Tat Gıda’nın, sağlıklı beslenme trendlerine yön verdiğini kaydeden Veysel Memiş, geleneksel konserve markası imajını modern ve inovatif ürünlerle komple bir gıda markasına dönüştürme vizyonuyla ilerlediklerini belirtti.Tüketici beklentilerinin hızla dönüştüğüne dikkat çeken Veysel Memiş,
“Bugün hazır gıda kategorisinde rekabet; içerik kalitesi, üretim anlayışı ve markanın temsil ettiği değerler üzerinden şekilleniyor. Tat Gıda olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla ürün portföyümüze eklediğimiz Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ve Vişneli Yaprak Sarma yalnızca yeni bir ürün değil; aynı zamanda kategoride kavramsal bir netlik iddiası taşıyor.”
dedi.
Veysel Memiş,
“Gerçek zeytinyağı, özenle seçilmiş yapraklar ve dengeli iç harçla, geleneksel usullere sadık kalarak tüketicilerimize ev yapımı yaprak sarma lezzetini sunuyoruz .”
diye konuştu.
Klasik Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın yanı sıra Zeytinyağlı Vişneli Yaprak Sarmaçeşidi ile de tüketicilere gurme bir lezzet sunarak ürün çeşitliliğini rafta genişlettiklerini belirten Veysel Memiş, bu ürünlerin yemeğe hazır HYP ambalaj formatıyla zaman ve kullanım kolaylığı sağladığını ifade etti.
Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma’nın üretim sürecinde el emeğinin ön plana çıkarıldığına işaret eden Veysel Memiş, ürünlerin kadın çalışanlar tarafından tek tek elle sarıldığını; bu üretim modeliyle kadın istihdamının desteklendiğini, kadın emeğine ve üretimdeki rolüne verilen değerin somut biçimde hayata geçirildiğini ifade etti. Bu üretim modeliylesosyal sorumluluk yaklaşımının güçlendirildiğini kaydeden Veysel Memiş,
“Tat Zeytinyağlı Yaprak Sarma ile hem geleneksel lezzetleri koruduk hem de hazır yemek kategorisinde kalite, şeffaflık ve sosyal sorumluluk ekseninde yeni bir referans noktası oluşturduk.”
değerlendirmesinde bulundu.
Tat Gıda’nın hazır yemek kategorisinde barbunya pilaki ve fasulye pilaki gibi klasik ürünlerle pazar liderliğini sürdürdüğünü belirten Veysel Memiş, tüketici geri bildirimleri doğrultusunda ürün portföyünün sürekli genişletildiğini aktardı. Haşlanmışlardankonservelere, salatalardan zeytinyağlılaraoluşan geniş ürün gamıyla; kaliteli, lezzetli, sağlıklı ve pratik beslenmek isteyen tüketicilere güçlü bir alternatif sunduklarını belirten Veysel Memiş, yapılan paketleme yatırımlarıyla kutu, tabak ve doypack ambalajların portföye eklendiğini; yoğun AR-GE çalışmalarıyla da “Aç & Ye” ve “Isıt & Ye” konseptli ürünlerin geliştirildiğini ifade etti.
Migros depolarında yüzde 28’lik zam dayatmasına karşı başlayan ve ülke geneline yayılan direnişin ardından, BİM depolarında çalışan işçiler de harekete geçti. Van’da iş bırakan BİM depo işçileri, zam oranının yüzde 50’ye çıkarılmasını ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep etti.
Anadolu Grup’a ait Migros’un depolarında çalışan işçilerin yüzde 28’lik zam dayatmasına karşı 23 Ocak’ta, üç kentte başlayan direnişinin ülke çapına yayılmasının ardından, BİM depolarında çalışan işçiler de zam dayatmasına karşı direnişe başladı.
Yüzde 28’lik zam dayatmasına karşı harekete geçen BİM depo işçileri, Van’da iş bırakma eylemi gerçekleştirdi.
Migros depolarında başlayan direnişi selamlayan BİM işçileri, çalışma koşullarının düzeltilmesi ve zam oranının arttırılmasını talep etti.
BİM depo işçilerinin talepleri şöyle:
– Maaş zamları net yüzde 50 olsun.
– Vergi kesintilerini işverenler ödesin.
– Banka promosyonları eksiksiz, tek seferde ödensin.
İşçilerin direniş duyurusu ve eylem görüntülerini DGD-SEN sosyal medya hesabından paylaştı. İşçilerin duyuru metninde şu ifadeler yer aldı:
Bizler, her sabah o devasa depo kapılarından içeri giren, gün boyu o meşhur “hadi hadi” baskılarıyla, saniyelerle yarışarak palet dizen, tır yükleyen BİM depo işçileriyiz.
Emeğimizin karşılığı olan rakamlar nerede? Enflasyonun altında kalmış “ufak meblağları” müjde diye sunmaya mı hazırlanıyorsunuz? Depodaki bu yüksek temponun ödülü, ay sonunda belirsizlikle uyanmak mı?
Bizler hakkımız olanı, alın terimizin karşılığını istiyoruz. Bu sadece bir maaş meselesi değil, bir haysiyet meselesidir.
Koca devi ayakta tutan bizlerin sesini duyun, çünkü bu sessizlik hayra alamet değildir!
Migros depolarında çalışan işçilerin, patronun yüzde 28’lik zam dayatmasına karşı 23 Ocak günü başlattıkları direniş ülke geneline yayıldı.
Haklarını isteyen emekçiler 12 Migros deposunda iş bırakırken 20 depoda iş yavaşlatma eylemlerini sürdürüyor.
Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde yürütülen mücadelede 12 depoda yaklaşık 5 bin işçi, Diyarbakır, Erzurum, Adana, Mersin, Bursa, İzmir ve İstanbul’daki depolarda seslerini yükseltiyor, destek veren sendikalar ise Migros’un mağazalarında boykot ve kasa kitleme eylemlerini sürdürüyor.
Ameliyat Güvenliğinde Yeni Dönem: Mersin Üniversitesi’nde Kullanıma Alınan Yeni Nesil Hücre Kan Kurtarma Cihazı
Sağlık hizmetlerinde kaliteyi ve hasta güvenliğini en üst seviyeye taşımayı hedefleyen Mersin Üniversitesi (MEÜ), bu alandaki yenilikçi çalışmalarıyla bölgeye ve ülkeye öncülük etmeye devam ediyor. Son olarak, özellikle yüksek kanama riski taşıyan ameliyatlar için büyük önem taşıyan ve Türkiye’de yalnızca Mersin Üniversitesi’nde bulunan yeni nesil hücre kan kurtarma cihazı kullanıma alındı. Yeni Nesil Cihazın Hayati Önemi
Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar, hastaneye kazandırılan bu yeni cihaz hakkında yaptığı açıklamada, üniversitenin güçlü akademik kadrosu ve her geçen gün yenilenen teknolojik altyapısı ile bölgenin sağlık üssü konumuna geldiğini belirtti. “Son olarak da Türkiye’de ilk kez Üniversitemiz bünyesinde kullanılmaya başlanan yeni nesil hücre kan kurtarma cihazı, sağlık alanındaki vizyonumuzun ve insan hayatına verdiğimiz değerin somut bir göstergesidir,” diyen Yaşar, cihazın hastaların iyileşme süreçlerine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın çalışma prensibi hakkında detaylı bilgi verdi. Cihaz, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayarak, filtreleyip tekrar hastaya verilmesini sağlıyor. Bu teknoloji, özellikle travma, büyük kardiyovasküler cerrahi girişimler, büyük jinekolojik girişimler ve ortopedik cerrahi gibi ciddi kanama riski taşıyan operasyonlarda çok kritik bir öneme sahip.
Eski Cihazlarla Arasındaki Farklar
Prof. Dr. Birbiçer, bu yeni nesil cihazın eski tip cihazlardan çok daha avantajlı olduğunu belirtti. Eskiden kullanılan cihazlarda santrifüj işlemi sırasında kanın bir kısmı kaybolabiliyordu. Ancak yeni cihazda kan büyük oranda filtre sisteminden geçiyor ve kaybın önüne geçiliyor. Ayrıca, eski cihazlarda bulunmayan trombosit filtrasyonu da bu yeni cihazla sağlanıyor. Trombositler, kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynar, ve bu cihaz sayesinde hastalara kaybolan bu önemli hücreler de geri veriliyor.
Kan Kaybını Önlüyor ve Güvenliği Artırıyor
Prof. Dr. Birbiçer, cihazın sağladığı diğer büyük avantajları şu şekilde özetledi: “Bu cihaz sayesinde hastalarımıza daha güvenli, daha efektif ve modern bir cerrahi anestezi yaklaşımı sağlanıyor. Hem kan kaybını önlüyoruz, hem de pıhtılaşma hücrelerini koruyarak hastanın iyileşme sürecini hızlandırıyoruz.”
bu yeni nesil hücre kan kurtarma cihazı, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin sağlık teknolojilerini takip etme ve geliştirme yönündeki kararlılığının bir örneği olarak, bölgeye ve ülkeye önemli bir sağlık hizmeti sunmayı hedefliyor. Hem hasta güvenliği hem de ameliyat süreçlerinde yaşanabilecek olumsuzlukların önlenmesi açısından bu cihazın kullanımı, cerrahi müdahalelerin başarısını önemli ölçüde artıracak.