08 Haziran 2026 Pazartesi
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Meclis’in 1 Temmuz’a kadar olan çalışma takvimi konusunda AK Parti grup yönetimine şeffaflık çağrısında bulundu. Ekmen, yasama gündemine ilişkin belirsizliklerin milletvekilleri tarafından dahi kulislerden öğrenildiğini belirterek eleştirilerde bulundu.
TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Anayasa gereği Meclis’in 1 Temmuz’da tatile gireceğini hatırlatarak, AK Parti’nin temmuz ortası veya sonuna kadar Meclis’i çalıştırmayı planladığının kulislerde konuşulduğunu söyledi.
Ekmen, iktidar partisine seslenerek,
“1 Temmuz’a kadar Meclis’i hangi gündemle çalıştırmak istiyorsunuz? Eğer Meclis çalışacaksa gündeminizde hangi düzenlemeler var?”
sorularını yöneltti.
“Milletvekilleri Meclis Çalışmalarını Kulislerden Öğreniyor”
Bayram sürecinde komisyonlara sevk edilen yasa tekliflerine dikkat çeken Ekmen, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu görüşmeleri sürerken polislerin özlük haklarını da içeren yeni bir torba yasanın gündeme alınacağı yönündeki bilgilerin kulislerde konuşulduğunu ifade etti.
Bu durumun sağlıklı olmadığını belirten Ekmen, “Biz milletvekilleri olarak Meclis çalışmalarını kulislerden mi öğrenmek zorundayız? Ya da bir gazetenin manşetinden mi haberdar olacağız?” diyerek sürecin daha şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
“AK Parti İçerikte Mutabakat Aramıyor”
Muhalefet ile iktidar arasında yürütülen görüşmelere de değinen Ekmen, AK Parti’nin daha çok toplantı yeter sayısı konusunda destek talep ettiğini ancak yasa içerikleri konusunda bir mutabakat arayışı içinde görünmediğini söyledi.
Muhalefetin ise elindeki anayasal ve iç tüzükten kaynaklanan denetim araçlarını, vatandaşın, hukukun ve adaletin lehine kullanmaya çalıştığını ifade etti.
AK Parti Yönetimine Üç Soru
Konuşmasının sonunda AK Parti Grup Yönetimi’ne üç temel soru yönelten Ekmen, şu başlıklarda açıklama istedi:
• 1 Temmuz’a kadar Genel Kurul gündemine hangi düzenlemeler getirilecek?
• Temmuz ayında hangi yasa teklifleri Meclis’e sunulacak ve Meclis ne kadar süreyle çalıştırılacak?
• Meclis’te mutabakatla kurulan komisyonların hazırladığı raporlar doğrultusunda bu yasama yılı içinde hangi adımlar atılacak?
Ekmen, bu konuların kamuoyu ve milletvekilleriyle açık şekilde paylaşılması gerektiğini belirterek, Meclis çalışmalarının kulis haberleri ve köşe yazılarından takip edilmek zorunda bırakılmasını eleştirdi.
Artan yaşam maliyetleri karşısında emeklilerin alım gücü her geçen gün azalırken, dört kişilik bir ailenin yalnızca simit ve çay tüketimi üzerinden yapılan hesap bile geçim sıkıntısının boyutunu ortaya koydu. Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, “Artık etin, sütün değil, kuru simidin hesabını yapıyoruz” dedi.
Milyonlarca emeklinin yaşadığı ekonomik zorluklar, temel tüketim ürünleri üzerinden yapılan hesaplarla bir kez daha gündeme geldi. Bir dönem dar gelirli vatandaşların en ekonomik öğünü olarak görülen simit ve çay, artan fiyatlar nedeniyle emekliler için dahi ulaşılması zor bir harcamaya dönüştü.
Yapılan hesaplamaya göre, aylık 20 bin lira emekli maaşı alan ve dört kişilik bir aileyi geçindirmek zorunda olan bir vatandaşın, günde üç öğün yalnızca 20 liralık simit ve 20 liralık çay tüketmesi halinde aylık harcaması 14 bin 400 liraya ulaşıyor. Bu durumda emeklinin elinde ay sonuna kadar kullanabileceği sadece 5 bin 600 lira kalıyor.
Maaş Temel İhtiyaçlara Yetmiyor
Geriye kalan 5 bin 600 lira ile kira, elektrik, su, doğalgaz, ulaşım, sağlık giderleri, ilaç, giyim ve diğer zorunlu ihtiyaçların karşılanmasının neredeyse imkânsız olduğu belirtiliyor. Artan enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle emeklilerin bütçeleri her geçen gün daha fazla zorlanıyor.
“Kuru Simidin Hesabını Yapıyoruz”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tüm Emekliler Sendikası Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntının artık temel gıda ürünleri üzerinden dahi görülebildiğini belirterek şunları söyledi:
“Artık etin, sütün değil, kuru simidin hesabını yapıyoruz. Emekli aldığı 20 bin lira maaşla ailesine her gün kuru simit dahi yedirse hesap ortada.”
Emekliler, maaşların artan yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığını ifade ederek alım gücünün yeniden yükseltilmesini talep ediyor.

Ağrı’da yaşamını yitiren öğretmen İrmak’ın ölümüne ilişkin açıklama yapan Eğitim Sen Mersin Şubesi, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını ve sorumluların hesap vermesini istedi.
Eğitim Sen Mersin Şubesi, Ağrı’da hayatını kaybeden öğretmen İrmak’ın ölümüne ilişkin yazılı bir açıklama yayımlayarak olayın tüm gerçekleriyle ortaya çıkarılmasını talep etti.
Açıklamada, yaşanan olayın üzerinin örtülmesine ve kamuoyundaki soru işaretlerinin yanıtsız bırakılmasına izin verilmemesi gerektiği vurgulandı. Soruşturmanın bağımsız, şeffaf ve kapsamlı bir şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten sendika, ihmali ya da sorumluluğu bulunan herkes hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.
Eğitim Sen Mersin Şubesi, İrmak Öğretmen’in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasının kamu vicdanı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Açıklamada, soruşturma sürecinde kamuoyunun düzenli olarak bilgilendirilmesi gerektiği de kaydedildi.
Açıklamada eğitim emekçilerinin yaşam hakkına ve çalışma koşullarına da dikkat çekildi. Eğitim çalışanları için güvenli ve insanca çalışma ortamlarının sağlanmasının önemine vurgu yapan sendika, bu koşullar oluşturulmadan sağlıklı bir eğitim ortamından söz edilemeyeceğini belirtti.
Eğitim Sen Mersin Şubesi, “Meslektaşımız için adalet, eğitim emekçileri için güvenli çalışma koşulları istiyoruz” ifadelerine yer vererek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısını yineledi.
Gazetecilik mesleğinde yarım asrı aşan emeğiyle dikkat çeken Gaziantepli Gazeteci-Yazar Yusuf Ağar, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde düzenlenen törende “Meslekte 50 Yıl Onur Ödülü”ne layık görüldü.
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi, İletişimciler Vakfı ve Gazeteciler Cemiyeti’nin destekleriyle düzenlenen “İletişim Alanındaki Ustalara Saygı Meslekte 50 Yıl 2026 Ödülleri”, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Cebeci Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu.
Törende, Gaziantepli Gazeteci-Yazar Yusuf Ağar, iletişim alanına yaptığı katkılar ve meslekteki uzun yıllara dayanan çalışmaları nedeniyle “Meslekte 50 Yıl Onur Ödülü” ile onurlandırıldı.
İletişim Ustaları Aynı Sahnedeydi
Programda Yusuf Ağar’ın yanı sıra Yazgülü Aldoğan, Orhan Selim Ertanhan, Oya Tokgöz ve Atilla Aşut da ödüllerini aldı. Törenin sunuculuğunu TRT Ankara Radyosu’ndan Özden Kahraman Bakırcıgil yaptı.
İletişim alanında uzun yıllar emek veren isimlerin bir araya geldiği etkinlikte, “Bir mesleğin var oluşunun birinci koşulu ustaların varlığıdır” anlayışı ön plana çıkarıldı.
Ödülünü Öğrenciden Aldı
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi bünyesinde yürütülen Gazete, TV, Reklam, Radyo, Halkla İlişkiler, Sinema ve Tiyatro Akademi Atölyesi programlarını başarıyla tamamlayan öğrenciler, iletişim dünyasının deneyimli isimlerine ödüllerini takdim etti.
Yusuf Ağar’a “Meslekte 50 Yıl Onur Ödülü”, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Elif Yıldız tarafından verildi.
“Ustaya Saygı Anlayışının Ödüllendirilmesi Çok Anlamlı”
Ödüle layık görülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Ağar, gazetecilik mesleğine 1964 yılında Gaziantep Haber Gazetesi’nde başladığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“1964 yılında Gaziantep Haber Gazetesinde mesleğe adım attım. 50 yılı 12 yıl önce geride bıraktım. İletişim alanında unuttuğumuz ustaya saygı anlayışının ödüllendirilmesi çok anlamlı bir yaklaşım.”
Gazetecilikte Yarım Asrı Aşan Kariyer
Gaziantep Haber Gazetesi’nin ardından Gaziantep’te Bugün, Güneyde Uyanış ve Gaziantep Sabah gazetelerinde görev yapan Ağar, daha sonra Günaydın Gazetesi temsilcisi olarak muhabirlik yaptı. Bir süre Günaydın ve Hürriyet gazetelerinin temsilciliklerini sürdüren Ağar, Hürriyet Gazetesi’nde 26 yıl temsilcilik görevinde bulundu.
Gazetecilik kariyeri boyunca 16 yıl TRT’de de çalışan Ağar, Gaziantep Gazeteciler Cemiyeti ve Gaziantep Kulübü’nün kurucuları arasında yer aldı. Ayrıca Gaziantepspor Kulübü’nde Basın Sözcülüğü görevini üstlendi.
Baskıya hazır olan “Gaziantep 1957 Olayları ve Sonrası” adlı kitabı bulunan Ağar, evli ve iki çocuk babası.
Ödül Alan Diğer İsimler
Etkinlikte ayrıca Ahmet Hagur, Atilla Aşut, Behzad Erdem Akdoğan, Bekir Metin, Besim Güçtenkorkmaz, Cengiz Yıldırım, Ekrem Çatay, Emire Yukay, Ercan Akyol, Fahrettin Fidan, Fedai Öztürk, Gönül Doğanöz, Hamit Önder Sürenkök, Hilmi Güver, İnci Derviş İnanç, Korkmaz Çakar, Mehmet Ali Solak, Metin Kazancı, Mihriban Sezen, Müşerref Seçkin, Nedret Çatay, Orhan Selim Ertanhan, Osman Yüksel, Oya Tokgöz, Selma Özinanır, Serpil Çelikkan, Sevinç Raşid Bedevi Andız, Suat Altunol, Yaşar Ahmet Hızarcı ve Yazgülü Aldoğan da “Meslekte 50 Yıl 2026 Ödülleri” kapsamında ödüle layık görüldü.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından fonlanan ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından yürütülen proje kapsamında, Mersin’de “Göç Hukuku: Temel Kavramlar ve Sahadaki Uygulama Örnekleri” konulu eğitim programı gerçekleştirildi.
Mültecilerin adalete erişimini güçlendirmek amacıyla pilot il olarak belirlenen Mersin’de, Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Hukuk Kliniği ev sahipliğinde önemli bir meslek içi eğitim çalışmasına imza atıldı.
Mersin Barosu Gökdelen Hizmet Birimi’nde düzenlenen yoğun katılımlı eğitime; Mersin Barosu Yönetim Kurulu üyeleri, Çocuk Hakları Merkezi, Kadın Hakları Merkezi, Adli Yardım Merkezi ve Mülteci Hakları Komisyonu üyelerinin yanı sıra çok sayıda avukat katılım sağladı.
Sahadaki Deneyimler ve Hukuki Çerçeve Aktarıldı
Eğitim, Mersin Adli Yardım Kliniği Koordinatörü Av. Gizem Karakuyu Bayral ve Hatay Adli Yardım Kliniği Koordinatörü Av. Sibel Şat Durkal’ın sunumlarıyla interaktif bir ortamda gerçekleştirildi.
Program kapsamında; uluslararası koruma ve geçici koruma kavramları, mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statülerinin hukuki çerçevesi ile geçici koruma altındakilerin hak ve yükümlülükleri detaylıca masaya yatırıldı. Ayrıca, göç alanında görevli kurumların yetki ve sorumlulukları, sınır dışı (deport) ve idari gözetim süreçleri, refakatsiz çocuklar ile kırılgan grupların korunmasına ilişkin hukuki mekanizmalar katılımcılara aktarıldı.
Avukatların Rolü ve Adalete Erişim
Teorik bilgilendirmenin yanı sıra, sahada karşılaşılan güncel vakalar üzerinden somut uygulama örneklerinin de paylaşıldığı eğitimde, mülteci ve sığınmacıların adalete erişim süreçlerinde avukatların üstlendiği kritik rol, karşılaşılan hukuki sorunlar ve çözüm yöntemleri üzerinde duruldu.
Katılımcıların sorularının yanıtlanması ve karşılıklı görüş alışverişinin ardından sona eren programın; göç hukukunda uzmanlaşan avukatların mesleki bilgi ve deneyimlerinin geliştirilmesine, bölgedeki mülteci ve sığınmacılara sunulan hukuki destek hizmetlerinin çok daha güçlü bir yapıya kavuşmasına önemli katkı sağlayacağı vurgulandı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.