11 Haziran 2026 Perşembe
Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Eğribük Koyu’nda karavan yoğunluğu tartışma konusu oldu. Bölge sakinleri, kıyı şeridinin büyük bölümünün karavanlar tarafından işgal edildiğini belirterek, hem çevre kirliliğinin arttığını hem de vatandaşların denize erişiminin zorlaştığını savundu.
Son yıllarda karavan turizminin gözde noktalarından biri haline gelen Silifke’deki Eğribük Koyu, bu kez artan karavan yoğunluğu nedeniyle gündemde. Bölge sakinleri, koyun neredeyse tamamının uzun süreli konaklayan karavanlar tarafından kullanıldığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Doğal güzelliği ve sakin yapısıyla bilinen Eğribük Koyu’nda özellikle yaz sezonunun başlamasıyla birlikte karavan sayısında ciddi artış yaşandığı ifade ediliyor. Vatandaşlar, kıyı şeridinin önemli bölümünün karavanlarla kaplanması nedeniyle hem denize ulaşımın zorlaştığını hem de ortak kullanım alanlarının daraldığını dile getiriyor.
www.mersinportal.com haber merkezine ulaşan bölge sakinleri, bazı karavanların haftalar hatta aylar boyunca aynı noktada kaldığını öne sürerken, kontrolsüz kullanımın çevresel sorunları da beraberinde getirdiğini savunuyor. Çöp, atık su ve altyapı eksikliği nedeniyle koyun doğal yapısının zarar gördüğünü belirten vatandaşlar, gerekli denetimlerin artırılmasını istiyor.
Karavan turizminin bölge ekonomisine katkı sağladığını kabul ettiklerini ifade eden vatandaşlar, ancak kamuya açık alanların herkes tarafından eşit şekilde kullanılabilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle günübirlik ziyaretçilerin ve ailelerin sahilde yer bulmakta zorlandığını belirten bölge halkı, kalıcı işgale dönüşen kullanımın önüne geçilmesini talep ediyor.
Doğaseverler ise çözümün yasaklarda değil, planlı kullanımda olduğunu vurguluyor. Karavanlar için belirli alanların oluşturulması, altyapı hizmetlerinin sağlanması ve konaklama sürelerine sınırlama getirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
MERSİN postası
murat öztornacı
– Siyasi hayatında attığı dinamik adımlarla ve halka yakınlığıyla bilinen AK Parti Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, Mersin genelinde sürdürdüğü yoğun saha çalışmaları ve Meclis’teki komisyon faaliyetleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Yılın başlarında AK Parti saflarına katılarak Mersin için “Türkiye Yüzyılı” vizyonu doğrultusunda yola devam edeceğini ilan eden Çakır, hem yerelde hem de Ankara’da kentin sorunlarını yakından takip ediyor.
“Mersin’imizin Her Karış Toprağı Bizim Pusulamızdır”
Uzun yıllar Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde (AKİB) üstlendiği görevler, tüccar ve çiftçi kimliğiyle bölgenin tarım ile ticaret dinamiklerini en iyi bilen isimlerden biri olan Hasan Ufuk Çakır, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Katip Üyesi olarak meclis çatısı altında da yoğun bir mesai harcıyor.
Özellikle üreticinin, narenciye yetiştiricisinin ve esnafın taleplerini ilk elden dinleyen Çakır, Mersin’deki her ilçe, köy ve mahalle ziyaretinde halkla iç içe bir siyaset modeli sergiliyor. Sık sık esnaf tezgahlarında ve tarlalarda vatandaşlarla bir araya gelen Çakır, yaptığı değerlendirmelerde şu ifadeleri kullanıyor:
“Mersin’imizin her karış toprağı, her bir insanımızın derdi bizim pusulamızdır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, hemşehrilerimizin refahını artırmak, tarımdan ticarete Mersin’i hak ettiği yere taşımak için zoru seçerek, tüm gücümüzle sahada olmaya devam edeceğiz. Biz makam koltuklarında değil, halkımızın yanındayız.”
Sahadaki Güçlü Duruş Ankara’da Karşılık Buluyor
Siyasi kulislerde ve kent kamuoyunda “halkın vekili” imajıyla bilinen Hasan Ufuk Çakır’ın Mersin merkezli yürüttüğü saha operasyonları, Ankara’daki yasama faaliyetlerine de doğrudan yansıyor. Bölgedeki sulama suyu problemleri, tarımsal girdiler, lojistik imkanlar ve yerel kalkınma projeleri konusunda komisyon çalışmalarına aktif katkı sunan Çakır, AK Parti Mersin teşkilatlarıyla da tam bir uyum ve koordinasyon içerisinde çalışıyor.
Seçim bölgesindeki güçlü tabanını AK Parti’nin hizmet odaklı vizyonuyla birleştiren Hasan Ufuk Çakır, önümüzdeki günlerde de Mersin’in tarım ve ticaret potansiyelini artıracak yeni projelerin takibi için hem bakanlıklar nezdinde hem de sahada adımlar atmayı sürdüreceğini belirtti.
Mersin / Medya Servisi – Model Milliyetçi Akil Topluluk Teşkilatı (MMATT) Genel Başkanı Güney Tüzün, Türk Kızılayı’nın kuruluşunun 158. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir kutlama mesajı yayımladı.
Genel Başkan Tüzün, mesajında Kızılay’ın kurulduğu günden bu yana insanlık onurunu korumayı ve yardımlaşma kültürünü yaşatmayı görev edinen, Türkiye’nin en köklü ve güvenilir kurumlarından biri olduğunu vurguladı.
“Irk, Dil ve Din Ayırımı Gözetmeksizin İnsanlığın Yanında”
MMATT Genel Başkanı Güney Tüzün, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:
“11 Haziran 1868 tarihinde ‘Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti’ adıyla başlayan ve bugün insanlığın en büyük umut kapılarından birine dönüşen Türk Kızılayı’nın 158. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz.
Türk Kızılayı; ırk, dil, din ve mezhep ayrımı gözetmeksizin, dünyanın dört bir yanındaki mazlumların, ihtiyaç sahiplerinin ve afetzedelerin yaralarını sarmayı kendine şiar edinmiş, asil milletimizin merhamet ve şefkat elidir. Sadece ülkemizde değil, küresel ölçekte gerçekleştirdiği insani yardım faaliyetleriyle göğsümüzü kabartan Kızılay, dayanışma ruhumuzun en somut tezahürüdür.”
“Gönüllülere ve Kızılay Çalışanlarına Şükran Borçluyuz”
Mesajının devamında Kızılay’ın her zorlu dönemde üstlendiği kritik role değinen Tüzün, sözlerini şöyle tamamladı:
“Depremden sel felaketlerine, salgın hastalıklardan savaş mağdurlarına kadar her zor anımızda yanımızda biten Türk Kızılayı, toplumsal dayanışmamızın da çimentosudur. Bu ulvi görevi yerine getirmek için gecesini gündüzüne katan, cephede ve sahada cansiperane görev yapan tüm Kızılay yöneticilerine, çalışanlarına ve özellikle karşılıksız sevginin timsali olan gönüllülerine şükranlarımı sunuyorum.
Bu vesileyle, Türk Kızılayı’nın 158. kuruluş yıl dönümünü en kalbi duygularımla kutluyor, kuruma emeği geçmiş ve ebediyete irtihal etmiş tüm Kızılay sevdalılarını rahmet ve minnetle anıyorum. Hilal-i Ahmer’in ışığı, mazlumların dünyasını aydınlatmaya her zaman devam edecektir.”
MERSİN – Kentin tanınmış iş insanlarından ve edebiyat dünyasının sevilen şairlerinden Ali Gül, Türk Kızılayı’nın kuruluşunun 158. yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir kutlama mesajı yayımladı. Gül, mesajında Kızılay’ın köklü tarihine, evrensel merhametine ve toplumsal dayanışmadaki hayati rolüne vurgu yaptı.
Kızılay’ın sadece bir yardım kuruluşu değil, aynı zamanda insanlığın ortak vicdanı olduğunu belirten Ali Gül, yayımladığı mesajda şu ifadelere yer verdi:
“Bir hilal dünün yaralarını sarar, bugünün umudunu yeşertir, yarının karanlığına ışık olur.
Tam 158 yıldır ırk, dil, din gözetmeksizin insanlığın düştüğü her yerde ona el uzatan, merhametin ve şefkatin dünyadaki en köklü kalesi olan Türk Kızılayı’nın kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimle kutlarım.
Bu kutsal çatı altında insanlığa karşılıksız hizmet eden tüm Kızılay emekçilerine ve gönüllülerine şükranlarımı sunar; gölgesinde huzur bulduğumuz kırmızı hilalin sonsuza dek parlamasını dilerim.”
İş dünyasındaki başarılarının yanı sıra toplumsal duyarlılığı ve şair kimliğiyle de tanınan Ali Gül, dayanışma ruhunun toplumu ayakta tutan en büyük güç olduğunu ifade ederek, tüm Mersinlileri ve iş dünyasını Kızılay’ın iyilik hareketine destek olmaya davet etti.
Tüzün Savunma Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı, Türk Kızılayı’nın kuruluşunun 158. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir mesaj yayımladı. Mesajda, Kızılay’ın merhamet ve dayanışmanın uluslararası simgesi olduğuna vurgu yapıldı.
“Kızılay Milletimizin Şefkat Elidir”
Tüzün Savunma Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı, 11 Haziran 1868’den bu yana insanlığın en zor anlarında umut ışığı olan Türk Kızılayı’nın 158. kuruluş yıl dönümünü gururla kutladıklarını belirtti. Yayımlanan kutlama mesajında, Kızılay’ın hiçbir ayrım gözetmeksizin insan onurunu korumayı ilke edindiği ifade edildi.
Mesajın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında uzattığı yardım eliyle mazlumların ve ihtiyaç sahiplerinin yanında olan köklü çınarımız Kızılay, milletimizin asil ruhunu ve şefkatini tüm dünyaya gururla taşımaktadır. Afetlerden insani yardımlara kadar her alanda üstlendiği kritik rollerle göğsümüzü kabartan Türk Kızılayı, dayanışma kültürümüzün en somut örneğidir.”
“Gönüllülere ve Çalışanlara Şükran Borçluyuz”
Tüzün Savunma Sanayi olarak, insan hayatını ve huzurunu merkeze alan her türlü milli ve insani değerin her zaman destekçisi olacaklarını aktaran Yönetim Kurulu Başkanı, mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Bu vesileyle, hilalin gölgesinde büyük bir fedakarlıkla, gece gündüz demeden görev yapan tüm Kızılay personeline ve gönüllülerine şükranlarımı sunuyor; aramızdan ayrılan tüm Kızılay neferlerini rahmetle anıyorum. Türk Kızılayı’nın 158. yılı kutlu olsun!”