DOLAR 43,4047 0.12%
EURO 52,0253 0.9%
ALTIN 7.104,850,85
BITCOIN 38445731,08%
Mersin
10°

ŞİDDETLİ YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Mersin narenciyesinde pestisit krizi: İhracat tehlikede

Mersin narenciyesinde pestisit krizi: İhracat tehlikede

ABONE OL
Ocak 27, 2026 15:12
Mersin narenciyesinde pestisit krizi: İhracat tehlikede
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin narenciyesinde pestisit krizi: İhracat tehlikede

MTB Başkanı Abdullah Özdemir, USDA’nın Türkiye Narenciye Yıllık Raporu’nun sektördeki yapısal sorunları net biçimde ortaya koyduğunu belirterek, artan maliyetler, zararlılar, pestisit kalıntıları ve yetersiz depolama altyapısının üretim ve ihracatı tehdit ettiğine dikkat çekti.

Mersin Ticaret Borsası (MTB) Başkanı Abdullah Özdemir, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yayımlanan Türkiye Narenciye Yıllık Raporu’nun, sektörün mevcut durumu ile yapısal sorunlarının doğru okunması açısından kritik önemde olduğunu söyledi. Türkiye Narenciyede Dünyada İlk Sıralarda

Özdemir, FAO verilerine göre Türkiye’nin narenciye üretiminde dünyada yedinci, ihracatta ise miktar bazında üçüncü sırada yer aldığını hatırlattı. Ancak 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklık nedeniyle üretimin, bir önceki yıla göre yüzde 13,5 azalarak 4,7 milyon tona gerilediğini belirtti.

İhracatta Miktar Düştü, Değer Arttı

İhracat tarafında miktar bazında yüzde 8’lik düşüş yaşandığını ifade eden Özdemir, buna karşın özellikle mandalina ihracatındaki artış sayesinde değer bazında yüzde 41’lik yükseliş sağlandığını söyledi. Özdemir, “Bu süreçte ihraç pazarlarında kayıp yaşanmaması sektörümüz adına olumlu bir gelişmedir” dedi.

Girdi Maliyetleri Üreticiyi Zorluyor

USDA raporunda Türkiye narenciye sektörünün; tarım kimyasalları ve gübrelerin bilinçsiz kullanımı, hatalı budama uygulamaları, iç ve dış pazarlarda talep görmeyen çeşitlerin yetiştirilmesi, soğuk hava depolarının yetersizliği ve yüksek maliyetleri gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çekildiğini belirten Özdemir, en önemli problemlerden birinin artan girdi maliyetleri olduğunu vurguladı. Yakıt, gübre, sulama, işçilik ve tarımsal ilaç maliyetlerinin üreticiyi zorladığını kaydetti.

Akdeniz Meyve Sineği Kritik Risk

Raporda Akdeniz meyve sineğinin sektör için en kritik sorunlardan biri olarak öne çıktığını aktaran Özdemir, iklim değişikliğinin etkisiyle popülasyonu artan bu zararlının hem üretimde kayıplara hem de ihracatta kalite sorunlarına yol açtığını söyledi. Bakanlık tarafından feromon tuzakları dağıtılmasının önemli bir adım olduğunu ifade eden Özdemir, üretici, ihracatçı ve kamu kurumları arasında daha güçlü ve koordineli bir mücadele mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.

Pestisit Kalıntıları İhracatı Tehdit Ediyor

Pestisit kalıntıları nedeniyle özellikle Avrupa Birliği ve Rusya pazarlarında geri çevrilen ürünlerin, Türkiye narenciyesinin uluslararası itibarını zedelediğini belirten Özdemir, bu durumun söz konusu pazarlarda denetimlerin daha da sıkılaşmasına neden olduğunu kaydetti.

Tarım Alanları Baskı Altında

Raporda Ege Bölgesi’nde tarım alanlarının turizm ve inşaat baskısı altında kalmasının orta ve uzun vadede üretim ve ihracat açısından belirsizlik yarattığına dikkat çekilirken, Özdemir bu baskının Akdeniz Bölgesi ve özellikle Mersin genelinde de geçerli olduğuna işaret etti.

Katma Değer Kaybı Yaşanıyor

Narenciye işleme ve meyve suyu sanayisinin yeterince gelişmemiş olmasının katma değer kaybına yol açtığını vurgulayan Özdemir, Türkiye’de toplam narenciye üretiminin yalnızca yüzde 5’inin meyve suyu sanayisinde değerlendirildiğini söyledi.

İhracatta Pazar Yapısı ve Riskler

Türkiye’de üretilen narenciyenin yüzde 40’ının ihraç edildiğini, bunun yaklaşık yarısının Rusya pazarına gittiğini belirten Özdemir, hedef büyüme pazarları arasında Japonya, Hırvatistan, Bosna-Hersek ve Polonya’nın yer aldığını ifade etti. Düşük ihracat birim fiyatları, yüksek girdi maliyetleri, lojistik sorunlar ve özellikle klorpirifos kalıntısı nedeniyle reddedilen sevkiyatların sektörü zorladığını kaydetti.

Depolama ve Soğuk Zincir Şart

Özdemir, önümüzdeki dönemde miktar ve kalite kayıplarının azaltılması için modern depolama altyapısının güçlendirilmesinin şart olduğunu belirterek, yeni depoların devreye alınması ve mevcut tesislerin kapasite ile teknoloji açısından modernize edilmesi gerektiğini söyledi.

Üretim Planlaması ve Çeşit Seçimi Öne Çıkıyor

Yeni bahçe tesislerinde ve bahçe yenilemelerinde iç ve dış pazarda talep gören, depolamaya uygun çeşitlerin teşvik edilmesinin önemine dikkat çeken Özdemir, hasat sonrası kayıpların azaltılması için sürdürülebilir bir soğuk zincir sisteminin artık zorunlu hale geldiğini vurguladı. Üretimin erkenci, orta sezon ve geçci çeşitlerle planlanarak yıl geneline yayılması gerektiğini ifade eden Özdemir, narenciye işleme sanayisinin geliştirilmesiyle katma değerli üretimin artırılabileceğini kaydetti.

Özdemir,

“Bakanlığımızdan beklentimiz, bugüne kadar olduğu gibi sektörün taleplerini dikkate almasıdır”

dedi.

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r