DOLAR 46,3050 0.02%
EURO 53,8109 0.21%
ALTIN 6.467,980,85
BITCOIN 30810671.30818%
Mersin
27°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

KAYAN: MERSİN LİMANI’NDA TL İLE MALİYET, DOLAR İLE TAHSİLAT, BRENT PETROLE ENDEKSLİ TARİFE KABUL EDİLEMEZ
  • Özyar izlem gazeteleri
  • Gündem
  • KAYAN: MERSİN LİMANI’NDA TL İLE MALİYET, DOLAR İLE TAHSİLAT, BRENT PETROLE ENDEKSLİ TARİFE KABUL EDİLEMEZ

KAYAN: MERSİN LİMANI’NDA TL İLE MALİYET, DOLAR İLE TAHSİLAT, BRENT PETROLE ENDEKSLİ TARİFE KABUL EDİLEMEZ

ABONE OL
Haziran 16, 2026 07:45
KAYAN: MERSİN LİMANI’NDA TL İLE MALİYET, DOLAR İLE TAHSİLAT, BRENT PETROLE ENDEKSLİ TARİFE KABUL EDİLEMEZ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ’nin konteyner elleçleme işlemlerinde uyguladığı Enerji Katkı Payı’nıBrent petrol fiyatına endekslemesine tepki gösterdi. Kayan, MIP’in uzun süredir sanayici, ihracatçı, nakliyeci ve lojistik sektörünü zorlayan keyfi tarife uygulamalarıyla gündeme geldiğini belirterek, 22 Mayıs 2026 tarihli tarife duyurusuna göre 10 Haziran 2026’dan itibaren geçerli olacak uygulamayla Enerji Katkı Payı’nın 20 ft konteynerlerde 2,63 ile 7,63 dolar, 40 ve 45 ft konteynerlerde ise 5,25 ile 15,25 dolar aralığında uygulanacağını söyledi. Türkiye’de faaliyet gösteren, maliyetlerinin önemli bölümünü Türk Lirası ile karşılayan bir liman işletmesinin hizmet bedellerini dolar üzerinden tahsil etmesinin ve buna ek olarak tarifeyi Brent petrol fiyatına endekslemesinin adil, sürdürülebilir ve rekabetçi olmadığını vurgulayan Kayan, Mersin iş dünyasının MIP’in keyfi tarife politikalarına karşı ortak ve güçlü bir duruş ortaya koyması gerektiğini ifade etti.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Mersin Şube Başkanı Mehmet Sait Kayan, Mersin Limanı’ndaki tarife politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. MIP’in uzun süredir uyguladığı tarife artışları ve ek maliyet kalemleriyle sanayicinin, ihracatçının, nakliyecinin, gümrük müşavirinin ve lojistik sektörünün maliyet hesabını zorlaştırdığını belirten Kayan, son olarak konteyner elleçleme işlemlerinde uygulanan Enerji Katkı Payı’nınBrent petrol fiyatına endekslenmesinin Mersin iş dünyasında var olan rahatsızlığı daha da artırdığını ifade etti.

Türkiye’nin en önemli dış ticaret kapılarından biri olan Mersin Limanı’nın yalnızca Mersin’e değil, Adana’dan Gaziantep’e, Kayseri’den Konya’ya, Karaman’dan Güneydoğu Anadolu’ya kadar geniş bir üretim havzasına hizmet verdiğini vurgulayan Kayan, limanda alınan her kararın sanayicinin üretim maliyetine, ihracatçının fiyatlamasına, nakliyecinin operasyonuna ve lojistik sektörünün rekabet gücüne doğrudan yansıdığını kaydetti.

MERSİN LİMANI BİR ŞİRKETİN GELİR KAPISI OLARAK GÖRÜLEMEZ

Mersin Limanı’nın Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya taşıyan en önemli kapılardan biri olduğunu belirten Kayan, buradan çıkan her konteynerin arkasında sanayicinin emeği, ihracatçının mücadelesi, üreticinin alın teri ve nakliyecinin operasyon gücü bulunduğunu söyledi. Bu nedenle Mersin Limanı’nda uygulanan tarife politikalarının yalnızca MIP’in kendi gelir planlaması olarak görülemeyeceğini ifade eden Kayan, limanın bir şirketin değil, Türkiye ekonomisinin stratejik değeri olduğunu vurguladı.

Kayan, liman maliyetlerindeki her artışın üretimden ihracata kadar uzanan zincirin tamamını etkilediğini belirterek, küresel pazarda rekabet etmeye çalışan firmaların öngörülemez liman giderleriyle karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

TL İLE MALİYET, DOLAR İLE TAHSİLAT MODELİ SORGULANMALI

MIP’in Türkiye’de faaliyet gösteren bir liman işletmesi olduğunu hatırlatan Kayan, şirketin Türk personelle hizmet verdiğini, personel maaşları, elektrik, su, yerel operasyon giderleri, vergi ve birçok maliyet kaleminin Türk Lirası ile karşılandığını ifade etti. Buna rağmen liman sahasında verilen hizmetlerin dolar üzerinden tahsil edilmesinin sanayicinin ve ihracatçının maliyet yükünü artırdığını belirten Kayan, bu tabloya Brent petrole endeksli Enerji Katkı Payı’nın da eklendiğini söyledi.

Türkiye’de faaliyet gösteren ve maliyetlerinin önemli bölümünü Türk Lirası ile karşılayan bir liman işletmesinin hizmet bedellerini dolar üzerinden tahsil etmesinin ve buna ek olarak tarifeyi Brent petrol fiyatına endekslemesinin ciddi şekilde sorgulanması gerektiğini dile getiren Kayan, bu modelin sanayici, ihracatçı ve lojistik sektörü açısından sürdürülebilir olmadığını kaydetti.

20 FT KONTEYNERDE 7,63 DOLARA, 40 VE 45 FT KONTEYNERDE 15,25 DOLARA KADAR ÇIKACAK

MIP tarafından yayımlanan 22 Mayıs 2026 tarihli tarife duyurusuna göre Enerji Katkı Payı uygulamasının 10 Haziran 2026 tarihinden itibaren geçerli olacağını aktaran Kayan, konteyner tahliye ve yükleme işlemlerinde uygulanacak bu bedelin Brent petrol fiyatına göre değişmesinin liman maliyetlerinde otomatik bir artış mekanizması oluşturduğunu belirtti.

Duyuruya göre Enerji Katkı Payı’nın 20 ft konteynerlerde 2,63 dolar ile 7,63 dolar arasında, 40 ve 45 ft konteynerlerde ise 5,25 dolar ile 15,25 dolar arasında uygulanacağını kaydeden Kayan, söz konusu rakamların ihracatçı ve lojistik sektörü açısından yeni bir maliyet baskısı anlamına geldiğini söyledi.

Kayan, bir ücret kalemine zam değil güncelleme denilmesinin sahadaki maliyet gerçeğini değiştirmediğini belirterek, ihracatçı açısından önemli olanın ücretin hangi isimle duyurulduğu değil, toplam maliyetin ne kadar arttığı olduğunu ifade etti. Kayan, bugün meselenin bir kalemin adı değil, liman tarifelerindeki öngörülemezlik olduğunu vurguladı.

SANAYİCİ PLAN YAPIYOR, LİMAN TARİFESİ SÜREKLİ DEĞİŞİYOR

Sanayi ve dış ticaret süreçlerinde maliyet planlamasının aylar öncesinden yapıldığını belirten Kayan, sanayicinin üretim planını, ihracatçının bağlantılarını, nakliyeci, gümrük müşaviri ve lojistik firmasının maliyet hesabını bu çerçevede oluşturduğunu söyledi. Liman tarifelerinde sık sık yapılan değişikliklerin tüm bu planlamayı bozduğunu ifade eden Kayan, bu durumun yalnızca Mersin’i değil, Mersin Limanı üzerinden dünyaya açılan bütün üretim havzasını etkilediğini kaydetti.

Kayan, yıl içinde değişen liman ücretlerinin üretici, ihracatçı, nakliyeci ve lojistik firmalarının fiyatlama dengesini bozduğunu belirterek, liman maliyetlerinin Türkiye’nin ihracat hedefleriyle uyumlu bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.

MIP, MERSİN’DEN BÜYÜK DEĞİLDİR

MÜSİAD Mersin olarak MIP’in tarife politikalarına karşı daha önce de net bir duruş sergilediklerini hatırlatan Kayan, MIP’in Mersin’den büyük olmadığını vurguladı. Mersin Limanı’nın kentin üretim gücünün, ihracat kabiliyetinin ve lojistik avantajının merkezinde yer aldığını belirten Kayan, burada alınan kararların yalnızca işletmeci şirketin bilançosunu değil, bütün bir bölgenin ekonomik geleceğini etkilediğini kaydetti.

Kayan, limanın kapasite artışı ve genişleme yatırımlarının önemli olduğunu ancak bu büyümenin yüksek ve öngörülemez tarifelerle gölgelenmemesi gerektiğini ifade etti. Mersin Limanı’nın büyümesinin bölge ekonomisine gerçek katkı sunabilmesi için fiyatlandırma politikasının da şeffaf, denetlenebilir ve adil olması gerektiğini söyledi.

ALTERNATİFSİZLİK PAYDAŞLARI ÇARESİZ BIRAKMAMALI

Mersin Limanı’nın birçok sanayici ve ihracatçı için zorunlu bir çıkış noktası olduğunu belirten Kayan, alternatif güzergah imkanlarının sınırlı olmasının liman paydaşlarını maliyetler karşısında savunmasız bırakmaması gerektiğini ifade etti.

Kayan, sanayici ve ihracatçının çoğu zaman alternatif bulamadığı için bu maliyetleri kabullenmek zorunda kaldığını belirterek, alternatifsizliğin sınırsız tarife esnekliği anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi. Stratejik limanlarda kamu yararının, ticaretin sürdürülebilirliğinin ve ülke ihracatının rekabet gücünün korunması gerektiğini kaydetti.

ODA, BORSA VE STK’LAR ORTAK TAVIR GELİŞTİRMELİ

MIP’in tarife uygulamalarının yalnızca teknik bir ücret düzenlemesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Kayan, Mersin Limanı’nın kentin ve bölgenin ortak ekonomik değeri olduğunu söyledi. Mersin Valisi Atilla Toros’un konuyla bizzat ilgilendiğini bildiklerini ve son yapılan Mersin Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nda da ortaya konulduğu gibi Mersin ekonomisinin temel başlıklarında ortak akıl ve koordinasyonun büyük önem taşıdığını kaydeden Kayan, oda, borsa, sivil toplum kuruluşları, ihracatçı birlikleri, lojistik temsilcileri, gümrük müşavirleri, sanayiciler ve liman paydaşlarının MIP’in keyfi tarife uygulamalarına karşı aynı zeminde buluşarak Mersin’in ortak menfaatini koruyacak güçlü bir duruş ortaya koyması gerektiğini ifade etti.

KALICI ÇÖZÜM İÇİN ORTAK ZEMİN OLUŞTURULMALI

Kayan, MIP yönetimi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, Mersin Ticaret Borsası, Mersin Deniz Ticaret Odası, Akdeniz İhracatçı Birlikleri, Mersin Gümrük Müşavirleri Derneği, Mersin Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği, lojistik temsilcileri, sanayiciler, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm paydaşların katılımıyla ortak bir zemin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Mersin’in artık potansiyeli değil, performansı konuşması gereken bir dönemde olduğunu vurgulayan Kayan, liman tarifelerinde şeffaflığın sağlanması, yıl içinde öngörülemez artışların önüne geçilmesi, dolar bazlı maliyet baskısının yeniden değerlendirilmesi ve ek ücret kalemlerinin denetlenebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Mersin Limanı’nın Türkiye’nin altın değerindeki lojistik varlıklarından biri olduğunu ifade eden Kayan, bu değerin korunmasının ve ülke ekonomisine daha fazla katkı sunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.

Kayan, MÜSİAD Mersin olarak sanayicinin, ihracatçının, üreticinin, nakliyecinin ve Mersin ekonomisinin yanında durmaya devam edeceklerini belirterek, MIP’in tarife politikasının keyfilikten çıkarılması, şeffaf, denetlenebilir ve adil bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r