DOLAR 45,9334 0.06%
EURO 53,5367 0.19%
ALTIN 6.695,491,15
BITCOIN 0%
Mersin
°

SABAHA KALAN SÜRE

TİSAN’DA HUKUK UNUTULDU, ZORBALIK BAŞLADI: PERDE ARKASINDAKİ BÜYÜK RANT SARMALI!

TİSAN’DA HUKUK UNUTULDU, ZORBALIK BAŞLADI: PERDE ARKASINDAKİ BÜYÜK RANT SARMALI!

ABONE OL
Haziran 2, 2026 09:08
TİSAN’DA HUKUK UNUTULDU, ZORBALIK BAŞLADI: PERDE ARKASINDAKİ BÜYÜK RANT SARMALI!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mersin’in Silifke ilçesinde yer alan, “Dünyanın en güzel 13. koyu” unvanıyla tescilli doğa harikası Tisan Koyu, gözü dönmüş bir rant ve betonlaşma kuşatması altında can çekişiyor. Çevrecilerin, bilim insanlarının ve kent hakkı savunucularının Tisan’ı kurtarmak için açtığı davada, Danıştay’ın “eksik inceleme” gerekçesiyle verdiği bozma kararının ardından bölgede kritik bir bilirkişi keşfi gerçekleştirildi.

Ancak hukukun konuşması gereken yerde, keşif heyetinin arkasını dönmesiyle birlikte sahneye “şirket zorbalığı” çıktı. Haklılığını kameralar önünde savunamayanlar, çevre aktivistlerine ve bölge halkına saldırmayı seçti.

Keşif Bitti, Maskeler Düştü: Haklı Olan Neden Saldırır?
Danıştay’ın kararıyla bölgeye gelen yeni bilirkişi heyeti, Tisan’ın bakir doğasını ve arkeolojik dokusunu geri dönülmez bir yıkıma sürükleyecek devasa yapı projesini yerinde inceledi. Kent paydaşları ve doğa savunucuları da anayasal haklarını kullanarak süreci yerinde takip etti.

Ne var ki, bilirkişi heyetinin alandan ayrılmasının hemen ardından projenin arkasındaki S.S. Faras Akdeniz Konut Yapı Kooperatifi (Faras İnşaat) çalışanları, çevre aktivistlerine yönelik çirkin bir sözlü ve fiziksel saldırı başlattı. Tansiyonun bir anda yükseldiği koyda, daha vahim bir arbedenin yaşanmasını engelleyen tek şey, çevre savunucularının proaktif sağduyusu ve soğukkanlı duruşu oldu.

Kamuoyu şimdi haklı olarak şu soruyu soruyor:

“Eğer projeniz hukuka, mevzuata ve doğaya uygunsa, yargısal bir keşfin ardından takındığınız bu agresiflik, bu tahammülsüzlük neden? Neyi gizlemeye çalışıyorsunuz?”

Perde Arkası: Hazine Arazisi Kimlere, Nasıl Peşkeş Çekildi?
Tisan’daki bu gözü dönmüşlüğün arkasında, milyarlarca liralık devasa bir rant sarmalı ve karanlık mülkiyet ilişkileri yatıyor. Bugün doğayı katleden projenin yükseldiği arazinin hikayesi, kamu mallarının nasıl şahsi servetlere dönüştürüldüğünün açık bir kanıtı:

Hazine Malı Nasıl Satıldı?: Projenin hayata geçirildiği devasa arazinin büyük bölümü, aslında kamunun, yani halkın malı olan Hazine arazisiydi.

Aracı ve Ortaklar: Bu kamu arazisi, önce MEFA İnşaat’ın sahibi Emin Ucuz tarafından bir şekilde “edildi” ve ardından Faras İnşaat ortaklığına devredildi/satıldı. Kamunun olan topraklar, bugün birilerinin milyarlık kooperatif projesiyle zenginleşme aracı haline getirildi.

Tarihsel İhanetin Kökleri: Tisan Yarımadası’ndaki ilk hançer bugünün eseri değil. Cennet koydaki yapılaşma virüsü, ilk olarak 1976 yılında kurulan Tisan Yapı Kooperatifi ile bölgeye enjekte edilmişti. Bugün Faras İnşaat, geçmişteki bu kötü emsali paravan yaparak yıkımı nihayete erdirmek istiyor.

Rant Barikatları Tisan’ı Esir Alamayacak!
Şirket çalışanlarının fiziki saldırganlığı, aslında hukuki olarak köşeye sıkışmış olmanın verdiği bir panik refleksidir. Bilirkişi raporlarının ve yargının gerçeği ortaya çıkaracağını bilenler, bölgede bir korku imparatorluğu kurarak tepkileri sönümlendirmek istemektedir.

Ancak Mersin’in akciğerlerini, tarihini ve deniz mirasını korumak için mücadele eden kent dinamikleri geri adım atmayacaklarını ilan etti. Zorbalığa karşı da hukuki haklarını sonuna kadar arayacaklarını belirten çevre savunucuları, Tisan’ı yağmacıların insafına bırakmamaya kararlı.

Soruyoruz: Kamu arazilerini usulsüzce ranta açan, doğayı katleden ve buna itiraz eden vatandaşa fiziki şiddet uygulayan bu yapılar arkasını kime yaslamaktadır? Tisan halkındır, doğanındır; paranın ve zorbalığın gücüyle teslim alınamayacaktır!

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r