Mersin Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Erkan Demir, kentin özellikle kıyı ve merkez bölgelerinde eski yapı stokunun yoğunlaştığını, zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan yapılaşmanın risk oluşturduğunu belirterek, yenileme ve denetim süreçlerinin bilimsel esaslarla hızlandırılması gerektiğini vurguladı.
Mersin Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Erkan Demir, Mersin’in yapı envanterine yönelik yapılan teknik analizlerin, sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kentin sürdürülebilir bir yapılaşma sürecine girmesi gerektiğini ifade eden Demir, mevcut binaların yenilenmesi konusundaki verileri paylaştı.
Mersin’in yerleşim tarihçesine bağlı olarak merkez ilçelerde eski yapıların yoğunlaştığını belirten Demir, kentsel dönüşümün önemini vurguladı. Demir, şunları kaydetti,
“Mersin’in İkinci Çevre Yolu ve altındaki bölgede yer alan yoğun yapılaşma içerisinde 40 ila 60 yıllık mevcut yapılarımız bulunuyor. Bu yapılarla ilgili kentsel dönüşüm ihtiyacına dair veriler mevcut. Şu anki tabloda, yapı stokunun yaklaşık yüzde 10’luk bir kısmında yenileme çalışmaları yürütülüyor. Sürecin hızlanması, kentin gelecekteki afetlere karşı dirençli hale gelmesi açısından önem taşıyor”
dedi.
Kentin yapı gelişim sürecini, jeolojik veriler ışığında değerlendiren Demir, Mersin’in yerleşim planlamasındaki tercihlere ve zemin yapısına dikkat çekti. Yapılaşmanın zeminle uyumlu olması gerektiğini belirten Demir, şunları kaydetti:
“Kentin planlama aşamasında seçildiği yerin yapılaşma açısından bazı riskleri barındırdığını söyleyebiliriz. Kıyı şeridi, alüvyon olarak nitelendirdiğimiz ve yapılaşma için daha fazla teknik hassasiyet gerektiren bir zemin yapısına sahip. Oysa asıl sağlam zeminler kentin kuzey kesimlerindeki kayalık alanlardır.”
Jeolojik etütlerin ve bu etütlere uygun inşaat süreçlerinin denetim aşamasına vurgu yapan Demir, güncel yöntemlerin kullanımına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Zemin yapısı zayıf olan bölgelerde uygulanabilecek çok sayıda bilimsel zemin iyileştirme yöntemi mevcut. Temel soru, bu yöntemlerin sahada ne kadar kullanıldığı ve jeolojik etütlerin uygulamada ne derece denetlendiğidir. Sağlıklı bir yapılaşma süreci, ancak bu etütlere tam uyum ve etkin bir denetim mekanizmasıyla mümkün olabilir.”
Depreme hazırlığın çok boyutlu bir süreç olduğunu hatırlatan Erkan Demir, tüm kurumların ve vatandaşların iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Mühendislik hizmetlerinin önemine vurgu yapan Demir, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye bir deprem ülkesi ve bizlerin her an hazırlıklı olması gerekiyor. Konut satın alırken veya inşa ederken mühendislik hizmetlerinin tam alınması hayati önemdedir. Bir binanın depreme dayanıklı hale getirilmesi için ayrılacak pay, toplam maliyet içerisinde oldukça makul bir orandır. Temel amacımız, vatandaşlarımızın mühendislik hizmeti almış, güvenli yapılarda yaşamlarını sürdürmesidir. Bu süreçte yerel yönetimlerin planlayıcı ve denetleyici rolü, sağlıklı bir kentleşme için kritik bir unsurdur.”
GÜNDEM
16 gün önceGÜNDEM
16 gün önceGÜNDEM
16 gün önceGÜNDEM
16 gün önceGÜNDEM
16 gün önceGÜNDEM
16 gün önceGÜNDEM
16 gün önce
1
MTSO 39 No’lu Emlak ve Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi uluslararası eğitimciyi getirdi
22733 kez okundu
2
BAYRAMDA MUHTEŞEM BİR DOĞADA YENİLENİN: BN HOTEL THERMAL & WELLNESS
21214 kez okundu
3
Bağırsaklar nasıl temizlenir sorusunu birçok kişi soruyor
20113 kez okundu
4
MERSİN TARİHİ
19831 kez okundu
5
MAN TOPLU TESLİMATLARINA BU KEZ MERSİN’DE DEVAM ETTİ:
19690 kez okundu