DOLAR 44,3498 0.02%
EURO 51,5662 -0.01%
ALTIN 6.525,452,36
BITCOIN 3122790-0,16%
Mersin
14°

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

  • Özyar izlem gazeteleri
  • Genel
  • TTB’Yİ YARGI ELİYLE İŞLEVSİZLEŞTİRMEK DEMOKRATİK ORTAMA MÜDAHALEDİR. HUKUK DIŞI DAVANAME BİR AN ÖNCE GERİ ÇEKİLMELİDİR!

TTB’Yİ YARGI ELİYLE İŞLEVSİZLEŞTİRMEK DEMOKRATİK ORTAMA MÜDAHALEDİR. HUKUK DIŞI DAVANAME BİR AN ÖNCE GERİ ÇEKİLMELİDİR!

ABONE OL
Kasım 23, 2023 07:23
0

BEĞENDİM

ABONE OL

TTB’Yİ YARGI ELİYLE İŞLEVSİZLEŞTİRMEK DEMOKRATİK ORTAMA MÜDAHALEDİR. HUKUK DIŞI DAVANAME BİR AN ÖNCE GERİ ÇEKİLMELİDİR!

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konsey (TTB-MK) üyelerinin görevden alınmasına yönelik davanamenin son duruşması 10 Kasım 2023’de görüldü.  Yeni duruşma tarihi,30 Kasım olarak belirlendi.  Mahkeme hâkiminin usul ve belge eksikliğini gerekçe göstererek bu kadar kısa süreye ertelemesi olağan uygulamaların dışında olup karar duruşması olma ihtimalini yükseltmektedir.

Hekimlik insanlık tarihi kadar eski olmasının yanında evrensel bir meslektir. Hekimliğin ilkeleri eski çağlara kadar gider, ama bir o kadar da günceldir. Savaşa, çatışmalara, insana zarar veren, insan eliyle gerçekleştirilen her türlü olağandışı duruma karşı durmak ve barış dilini kullanmak hekimlerin etik görevidir.

TTB;Anayasal güvencesi olan, 6023 sayılı yasa ile kurulmuş kamu kurumu niteliğinde hekimlerin örgütlü sesi, demokratik meslek örgütüdür. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarında vurguladığı gibi, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının işlevi sadece meslektaşlar arasındaki ilişkileri düzenlemekle sınırlı değildir. Bu kuruluşlara çoğulcu demokratik ortamın gelişimine ilişkin rollerinin önemi nedeniyle kamusal nitelik kazandırılmıştır.

TTB kanunu madde 3’te yer alan “amaç dışı faaliyet” vurgusu 12 Eylül darbesi sonucu getirilmiş meslek örgütlerini zapturapt altına almayı hedefleyen, otoriter, tekçi bir korporatizm anlayışının yansımalarıdır. TTB yöneticileri 12 Eylül’den bu yana birçok hukuk dışı uygulamalardan nasibini almış, değişik dönemlerde yaptıkları açıklamalar nedeniyle yargılanmışlardır. 1985’de dönemin TTB Başkanı Nusret Fişek’in “ölüm cezası hekimlik mesleği ile bağdaşmaz”, 2001 TTB-Yüksek Onur Kurulu’nun “Bilinci açık olan bir açlık grevcisinin zorla beslenmesi uluslararası hekimlik değerlerine aykırıdır”,  2018 yılında dönemin TTB-Merkez Konseyi tarafından “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklamaları bunlara örnektir. Bu tarihi yargılanmalarda TTB; barışı, demokrasiyi, sağlıklı yaşam hakkını, mesleğin evrensel etik değerlerini savunarak bu davaların hukuksuzluğunu ortaya çıkarmışlardır. TTB ve örgütsel bütünlüğü bu hukuk dışı baskı süreçlerini her daim dayanışma ve mücadele ile aşmıştır. Dün olduğu gibi bugün de tüm bu süreçlerde örgütümüzün en önemli gücü ve dayanağı hekimler ve onların meslek örgütü Tabip odalarıdır. Bizlerle birlikte dayanışma gösteren emek ve demokrasi güçlerine müteşekkiriz.

30 Kasım’da görülecek davanamede TTB’nin maruz kaldığı tarihi davalardan bir tanesidir. TTB Başkanı’nın Adli Tıp Uzmanı olarak yaptığı açıklamalar bahane edilerek, somut hiçbir belge olmadan, tüm TTB-MK üyeleri görevden alınmak istenmektedir. Bu durum TTB örgütsel bütünlüğüne ve seçimle oluşan yapısına müdahale anlamına gelmektedir. Hukuki yönü olmayan bu davanın amacı; kamuoyu önünde hekimlerin örgütlü gücü TTB’yi itibarsızlaştırma, suçlu ilan etmek için algı yaratma ve yargı eliyle TTB’yi dizayn etmektir. Siyasi otorite, muhalif gördüğü kişi, kurum ve kuruluşlara sıklıkla yargı eliyle bu yöntemi uygulamaktadır. Hatta beğenmediği yargı kararları üzerinden yüksek yargı organlarını birbiriyle karşı karşıya getirmektedir. Bütün bunlar toplumun yargıya güvenini azaltmakta, kamuoyu vicdanında adalet duygusunu zedelemektedir. Bu davanamenin bir an önce geri çekilmesi, TTB’nin demokratik yönetsel mekanizmalarına müdahalenin son bulmasını talep ediyor ve meslek örgütümüze sahip çıkıyoruz.

Saygılarımızla.

 

MERSİN TABİP ODASI

MERSİN EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r