25 Nisan 2026 Cumartesi
Şeyma Gökçe’nin şüpheli ölümüne ilişkin davada mahkeme, sanık için ‘yeter, kesin, somut ve inandırıcı delil’ bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verirken Gökçe’nin ölümünün nasıl gerçekleştiğini ortaya koyamadı. Aile sordu: “Şeyma neden öldü?”
Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 14’üncü kattan şüpheli biçimde düşerek hayatını kaybeden Şeyma Gökçe’nin ölümüyle ilgili davada tutuklu bulunan Hüseyin U’ya verilen beraat kararının gerekçesi açıklandı. Gerekçede, ‘evde dağınık eşyalar, kırık cam parçaları, kan lekeleri bulunduğu ancak bunun olay saatinden çok önceki tartışma sırasında meydana geldiği’, pencerede sanığın parmak izi tespit edildiği, evde birlikte yaşadıkları için bunun ‘doğal’ olduğu, olay saatinde de komşuların ‘tartışma sesi duymadığı’ belirtildi. “Şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği” ifade edildi.
Şeyma Gökçe’nin şüpheli ölümüyle ilgili dava: Somut delil bulunmadığı gerekçesiyle sanık beraat ettirildi
Etimesgut ilçesinde geçen yıl 14’üncü kattan şüpheli şekilde düşerek yaşamını yitiren 31 yaşındaki Şeyma Gökçe’nin ölümüyle ilgili davada erkek arkadaşı olduğu belirtilen Hüseyin U, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede evde boğuşma izleri, cam kırıkları ve kan lekeleri bulunduğu, sanığın çelişkili ifadeler verdiği, Gökçe’nin direncinin kırılarak yaklaşık 40 metre yükseklikten atıldığı iddiasıyla sanık hakkında, ‘Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak kişiyi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Ankara Batı 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Şubat’ta görülen duruşmada mahkeme sanık Hüseyin U’nun beraatına karar verdi. Sanık hakkında verilen kararın gerekçesi açıklandı. Gerekçeli kararda mahkeme; şüpheli ölüm gününde sanık ile Şeyma Gökçe’nin birlikte bulundukları ikamette tartışma yaşandığı, bu tartışma sırasında evdeki bazı eşyaların zarar gördüğü, camların kırıldığı ve daire içerisinde dağınıklık oluştuğuna ilişkin beyanların bulunduğu, olay yeri inceleme tutanaklarında da daire girişinde ve odalarda kırık cam parçaları, dağınık eşyalar ve farklı noktalarda kan lekelerinin tespit edildiği ifade edildi. Mahkeme, bu bulguların olay öncesinde bir hareketlilik ve tartışma yaşandığını ortaya koyduğunu, ancak ‘tek başına sanığın kasten öldürme fiilini gerçekleştirdiğini gösterir nitelikte olmadığını’ değerlendirdi.
Teknik incelemelere ilişkin olarak ise, maktulün düştüğü pencerenin açılır kanadının iç ve dış yüzeylerinde sanığa ait parmak izlerinin bulunduğu, Şeyma Gökçe’ye ait parmak izine rastlanmadığı tespitine yer verildi. Ancak mahkeme, sanık ile Şeyma Gökçe’nin aynı evde birlikte yaşadıklarının dosya kapsamında sabit olduğunu, bu nedenle cam yüzeyinde sanığa ait parmak izi bulunmasının tek başına suçun sanık tarafından işlendiğini kesin olarak ispatlamaya yeterli olmadığı kanaatine vardı.
Tanıklar ses duymamış
Tanık beyanlarına ilişkin değerlendirmede, olay günü gündüz saatlerine dair bazı anlatımların bulunduğu, ancak olayın gerçekleşme anına ilişkin doğrudan görgüye dayalı bir anlatımın yer almadığı belirtildi. Tanık anlatımlarının bütününe bakıldığında olayın gerçekleştiği zaman diliminde herhangi bir tartışma ya da Şeyma Gökçe’nin yardım seslerinin duyulmadığının anlaşıldığı, bu ihtimalde bu tür seslerin duyulmasının bekleneceği değerlendirildi.
Kararda, tüm dosya kapsamını birlikte değerlendirildiğinde sanığın maktulü kasten öldürdüğüne dair cezalandırılmasına yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bu nedenle sanık Hüseyin U. hakkında atılı ‘Beden bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiyi kasten öldürme’ suçunun sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği kaydedildi.
Şeyma neden öldü?
Şeyma Gökçe’nin ailesinin avukatı Rabia Ercan Şengül, karara ilişkin, “Sayın mahkeme, sanığın bu ölümü gerçekleştirdiğine dair yeter, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verirken yani bunu tespit edemediğini belirtirken, Şeyma Gökçe’nin ölümünün nasıl gerçekleştiğini de ortaya koyamamıştır. Yani ortada bir ölüm var fakat bu ölümün sebebi yok. O halde sormak gerekir, Şeyma neden öldü? Bu sorunun cevabını ortaya koymak mahkemenin göreviyken, bu yapılmadan verilen beraat kararı, maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğünden açık bir sapmadır. Bizlerin bu kararı kabul edebilmesi hukuken de vicdanen de mümkün değildir. Bu nedenle sanık aleyhine istinaf başvurumuzu yaptık. Ceza yargılamasının amacı, yalnızca bir kişiyi suçlu ya da suçsuz ilan etmek değildir. Asıl amaç, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Ancak bu dosyada, ne yazık ki bu temel amaç yerine getirilmemiş, maddi gerçek ortaya konulamamıştır ve biz o gerçeği ortaya çıkarana kadar mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi.
(DHA)
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.