DOLAR 43,6023 -0.01%
EURO 51,7349 0.28%
ALTIN 6.994,690,75
BITCOIN 2995273-2,20%
Mersin
15°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

ozyar

ozyar

09 Şubat 2026 Pazartesi

NEANDERTAL ZİHNİYETİ İLE YAPAY ZEKA ARASINDA SIKIŞMIŞ BİR TOPLUM

NEANDERTAL ZİHNİYETİ İLE YAPAY ZEKA ARASINDA SIKIŞMIŞ BİR TOPLUM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

NEANDERTAL ZİHNİYETİ İLE YAPAY ZEKA ARASINDA SIKIŞMIŞ BİR TOPLUM

Geleneksel yapılar, şehirleşme ve eğitim arttıkça gevşer. Bu, sosyolojinin en temel gözlemlerinden biridir. Kırsal yapılarda normlar daha katı, roller daha nettir; şehirlerde ise bireysellik, çeşitlilik ve müzakere alanı genişler. Kâğıt üzerinde böyle. Pratikte ise hâlâ aramızda dolaşan bir gerçek var: Modern şehirlerde yaşayan ama zihnen binlerce yıl geride kalmış bir nesil.
Evet, şehirleştik. Beton yükseldi, internet hızlandı, yapay zekâyı tartışıyoruz. Ama bazı evlerin içinde hâlâ ilkel bir düzen hüküm sürüyor. Kadının bedeni, doğurganlığı, itaat düzeyi ve “makbul” davranışları üzerinden kurulan bir iktidar dili… Ve bu dili en sert kullananların bazen kadınlar olması, trajediyi daha da derinleştiriyor.
“Kız doğurdu diye üzerine kuma alırım” diyen kaynana figürü, sadece bireysel bir cehaletin değil; kuşaktan kuşağa aktarılan bir yanlış yazılımın ürünü. Hâlâ bebeğin cinsiyetini belirleyen kromozomun babadan geldiğini bilmeyen, ama buna rağmen gelini yargılama yetkisini kendinde gören bir zihin. Bilgi çağında, biyolojiden bihaber ama otoriteden emin bir tavır.
Daha kötüsü şu: Kız çocuğu hâlâ bazı ailelerde bir birey değil, bir yatırım aracı. Küçük yaşta ev işi öğrenmesi beklenen, “nasıl olsa gidecek” denilerek eğitimi geri plana atılan, duygusal ihtiyaçları görmezden gelinen bir varlık. Ardından sahne değişir. Damat gelir, “emanet” teslim edilir. Sanki bir insan değil de bir mülk devri yapılmaktadır. Yetki babadan kocaya geçer. Kadının öznesi olmadığı bu törensel geçiş, zorbalığın meşrulaştırılmış hâlidir.
Sosyal psikoloji bize şunu söyler: Aşırı kontrol, bireyde ya boyun eğme ya da kırılma yaratır. Bastırılan her duygu, bastırıldığı yerden daha sert çıkar. Zorbalıkla büyütülen bedenler kadar ruhlar da incinir. Sonra “neden bu kadar öfkeli”, “neden bu kadar kopuk”, “neden bu kadar suskun” diye sorarız. Oysa cevap çok basittir: Çünkü hiç konuşmasına izin verilmedi.
Burada denge kritik. Ne evlattan vazgeçmek çözüm, ne de onu kendimizin kopyası hâline getirmeye çalışmak. Sağlıklı ebeveynlik; rehberlik ile kontrol arasındaki ince çizgiyi görebilmektir. Çocuğu korumak başka, onu kuşatmak başka bir şeydir. Birini güçlendirir, diğeri sakatlar.
Trajik olan şu ki; insanlık tarihi yazılımı, uzayı, yapay zekâyı, robot etiğini tartışırken, bu topraklarda hâlâ “sakız orucu bozar mı” sorusu kadar netleşemeyen bir mesele var: Kadın insan mıdır, değil midir? Birey midir, değil midir? Kendi kararlarını alma hakkına sahip midir?
Bir yanda gelişen zekâ, bir yanda Neandertal zihniyetini yaşatmakta ısrar eden bir toplumsal damar. Ve bu damar, sadece köylerde değil; AVM’lerde, metrolarda, caddelerde de karşımıza çıkıyor.
Geçen gün caddede yürürken yaşlı bir teyze gördüm. Elinde telefon, avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Sesi öfkeliydi, dili sertti. Duyduklarım tanıdıktı:

“Sen kızsın kız! Erkek olsaydın sana da böyle demezlerdi!”

Cümlenin devamını duymaya gerek yoktu. Çünkü bu cümle, binlerce kez kurulmuştu. Sadece muhatapları değişmişti. Kız çocuğuna, genç kadına, yetişkin bir bireye… Hepsine aynı yerden sesleniyordu: “Sen eksiksin.”
Oysa mesele ne kız olmak ne erkek olmak. Mesele, insan olmayı becerebilmek. Bilginin bu kadar erişilebilir olduğu bir çağda, cehaleti gelenek diye savunmak artık masum değil. Zorbalık, hangi ambalaja sarılırsa sarılsın, zorbalıktır.
Toplumlar teknolojik olarak değil, ahlaki olarak dönüşür. Aksi hâlde elimizde sadece daha hızlı makineler, ama aynı eski zihniyetler kalır.
Ve asıl soru şudur:

Biz geleceği mi inşa ediyoruz, yoksa geçmişi mi makyajlıyoruz?

Uzm Sosyal Psikolog- Klinik Psikolog
Dr. Gülay GÜMÜŞ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.