DOLAR 43,9811 0.06%
EURO 50,9538 -0.93%
ALTIN 7.252,11-3,75
BITCOIN 2934619-0,42%
Mersin
16°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Hayatı film gibiydi: Müslüm Gürses vefatının 13. yılında gündemde

Hayatı film gibiydi: Müslüm Gürses vefatının 13. yılında gündemde

ABONE OL
Mart 3, 2026 11:54
Hayatı film gibiydi: Müslüm Gürses vefatının 13. yılında gündemde
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Arabesk müziğin efsane ismi Müslüm Gürses, vefatının 13. yılında anılıyor. Zorlu bir hayat hikâyesinden doğan güçlü sesiyle milyonların duygularına tercüman olan sanatçı, bıraktığı eserlerle Türk müzik tarihindeki yerini koruyor.

Arabesk müziğin unutulmaz sesi, milyonların “Müslüm Baba” olarak hafızasına kazınan sanatçı Müslüm Gürses, vefatının 13. yılında sevenleri tarafından anılıyor. Hayatı boyunca acıyı, umudu ve insan hikâyelerini şarkılarına taşıyan sanatçı, Türk müziğinde bıraktığı derin izlerle anılmaya devam ediyor.

Zorlu Bir Hayattan Efsane Bir Sanatçı Doğdu

Asıl adı Müslüm Akbaş olan sanatçı, 7 Mayıs 1953’te Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesine bağlı Fıstıközü köyünde dünyaya geldi. Mehmet ve Emine Akbaş çiftinin ilk çocuğu olan Gürses’in hayatı, ailesinin ekonomik sıkıntılar nedeniyle o henüz 3 yaşındayken Adana’ya göç etmesiyle değişti.

İlkokuldan sonra eğitimine devam edemeyen sanatçı, genç yaşlarda ayakkabı tamircisi ve terzi dükkânlarında çalıştı. Babasının karşı çıkmasına rağmen annesinin desteğiyle 1967 yılında, henüz 14 yaşındayken Adana’da bir çay bahçesinde düzenlenen ses yarışmasına katıldı ve birinci oldu. Bu yarışmanın ardından “Gürses” soyadını kullanmaya başlayan sanatçı, kısa süre sahne aldıktan sonra yeniden terziliğe döndü.

Mikrofonu Bir Daha Bırakmadı

Adana’da bir gazinoda assolist Sadık Altınmeşe’nin hastalanması üzerine sahneye çıkan Gürses, gördüğü yoğun ilgi sayesinde müzik kariyerinde önemli bir dönüm noktası yaşadı. O günden sonra sahnelerden kopmayan sanatçı, 1967’den itibaren TRT Çukurova Radyosu’nda her cumartesi canlı yayınlarda türküler söyledi.

1968’de yayımlanan ilk 45’liği “Emmioğlu/Ovada Taşa Basma” ile müzik dünyasına adım atan Gürses, annesinin vefatının ardından İstanbul’a giderek kariyerini büyüttü. Burada çıkardığı plaklarla adını geniş kitlelere duyurmaya başladı.

“Sevda Yüklü Kervanlar” ile Rekor Kırdı

Sanatçının büyük çıkışını sağlayan eserlerden biri “Sevda Yüklü Kervanlar” oldu. Aynı isimli 45’lik plak 300 bin basılarak satış rekoru kırdı. Burhan Bayar besteleriyle hazırlanan birçok çalışması müzikseverlerle buluşurken Gürses, arabesk müziğin en güçlü seslerinden biri haline geldi.

1978 yılında Anadolu turnesi dönüşünde geçirdiği ağır trafik kazası sanatçının hayatında derin izler bıraktı. Kazada öldü sanılarak morga kaldırılan Gürses’in yaşadığı son anda fark edildi. Kaza sonrası koku alma duyusunu kaybeden, işitme duyusu zarar gören sanatçı uzun süre sağlık sorunlarıyla mücadele etti.

Umutsuzların Sesi Oldu

1990’lı yıllarda “Özür Diliyorum Senden”, “İsyankar” ve “Ben İnsan Değil miyim?” albümleriyle ikinci büyük çıkışını yakalayan Gürses, özellikle kendisini çaresiz hisseden geniş bir dinleyici kitlesinin duygularına tercüman oldu.

2006 yılında yazar Murathan Mungan ile gerçekleştirdiği “Aşk Tesadüfleri Sever” projesiyle farklı bir müzikal çizgiye yönelen sanatçı, David Bowie, Bjork, Bob Dylan ve Leonard Cohen gibi isimlerin eserlerini Türkçe sözlerle yorumladı. Son yıllarında pop ve rock tarzındaki şarkıları da repertuvarına ekleyerek müzikal sınırlarını genişletti.

2009’da “Sandık”, 2010’da ise “Yalan Dünya” albümlerini yayımlayan Gürses, kariyeri boyunca toplam 78 albüme imza attı.

Sinema Perdesinde de Yer Aldı

Arabesk müziğin yükseliş döneminde Yeşilçam’a da adım atan sanatçı, 1979’dan itibaren çoğu müzik ağırlıklı olmak üzere 38 filmde rol aldı. Filmlerinde genellikle zorlu hayat şartlarıyla mücadele eden karakterleri canlandırdı.

Sanatçı, 1982 yılında tanıştığı sinema oyuncusu Muhterem Nur ile 1986’da evlendi. Nur, Gürses’in hayatındaki en büyük destekçilerden biri olarak bilindi.

Türk Müziğinde Kalıcı Bir Miras

Yaklaşık 44 yıllık sanat hayatında milyonlara ulaşan Müslüm Gürses, zaman zaman “varoş müziği” yaptığı yönündeki eleştirilere rağmen farklı müzik türlerinden sanatçıların ve geniş dinleyici kitlesinin saygısını kazandı.

15 Kasım 2012’de geçirdiği baypas ameliyatının ardından sağlık sorunları yaşayan usta sanatçı, dört ay süren yoğun bakım tedavisinin ardından 3 Mart 2013’te hayatını kaybetti. Gürses’in cenazesi İstanbul’daki Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.

Bugün, şarkıları hâlâ milyonlar tarafından dinlenen Müslüm Gürses, Türk müzik tarihinin en güçlü ve en etkili seslerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.

 

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r