Türk Turunçgili dünya pazarlarında rekor kırdı

Türkiye’nin turunçgil ihracatı, 2026 yılının ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 76 artarak 911 milyon 35 bin dolara ulaştı. En fazla ihraç edilen ürün mandalina olurken, dış satımda Irak ilk sırada yer aldı.
Türkiye, 2026 yılının ilk 6 ayında 807 bin 114 ton turunçgil ihraç ederek 911 milyon 35 bin dolar gelir elde etti. Akdeniz İhracatçı Birlikleri verilerine göre sektör, geçen yılın aynı döneminde gerçekleştirdiği 518 milyon 768 bin dolarlık ihracatı, bu yıl yaklaşık yüzde 76 artırdı.
İhracatın Lideri Mandalina Oldu
Ocak-haziran döneminde en fazla ihraç edilen turunçgil ürünü 532 milyon 309 bin dolarla mandalina oldu.
Mandalinayı 213 milyon 383 bin dolarla limon, 110 milyon 430 bin dolarla portakal ve 54 milyon 659 bin dolarla greyfurt takip etti. Geriye kalan ihracat gelirini ise diğer turunçgil ürünleri oluşturdu.
En Fazla İhracat Irak’a Yapıldı
Türkiye’nin turunçgil ihracatında en büyük pazar 357 milyon 289 bin dolarla Irak oldu. Irak’ı 235 milyon 615 bin dolarla Rusya, 47 milyon 288 bin dolarla Ukrayna, 41 milyon 203 bin dolarla Polonya ve 36 milyon 265 bin dolarla Romanya izledi.
“Ürünlerimiz Kalitesiyle Pazarlarda Tutuluyor”
Ulusal Turunçgil Konseyi Başkan Vekili Kemal Kaçmaz, turunçgil ürünlerinin yaş meyve ve sebze ihracatında stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.
Türk turunçgilinin ürün kalitesi, üretim standartları ve ambalajlamasıyla öne çıktığını belirten Kaçmaz, sektörün yılın ilk yarısında önemli bir ihracat performansı sergilediğini ifade etti.
Kaçmaz,
“Geçen yılın ilk yarısında 518 milyon dolar döviz girdisi elde etmiştik. Bu yılın aynı döneminde 911 milyon 35 bin dolarlık dış satım yaptık. Bu da ürünlerimizin kalitesi, tadı ve lezzetiyle pazarlarda tutulduğunu gösteriyor.”
dedi.
Yeni Sezonda Ürün Artışı Bekleniyor
Turunçgilde yeni sezonun eylül ve ekim aylarında başlayacağını hatırlatan Kaçmaz, üretim miktarında artış beklediklerini dile getirdi.
Çiçeklenme durumunun iyi olduğunu kaydeden Kaçmaz, aşırı sıcaklık veya başka bir doğal afet yaşanmaması durumunda rekoltenin yüksek olmasının öngörüldüğünü söyledi.
Ürün kalitesinde de iyileşme gözlemlediklerini belirten Kaçmaz, biyolojik mücadele çalışmalarının ihracata olumlu katkı sağladığını ifade ederek, Türk narenciye sektörünün dünya pazarlarındaki yerini koruyacağını ve ihracatını daha üst seviyelere taşıyacağını kaydetti.

Başa dön tuşu